Aczimiz...
Reklamı Geç
Advert
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Aczimiz...
11.07.2017 14:37:22

 

Aczimiz...

Yürürken tepelere bakarak giden adamın alnına ya kuş pisler, ya bir yere çarpar :) Hep atasözlerinden örnek vererek dile getiririz, bu da naçizane bizden bir lakırdı. Aciz bir kul sözü...

Yazılarımızın ilk dönemleri. Ve aczimizi bilmek adına "acziyetlerimizi" konu olarak seçtim ki, daha başından bizler önce kendi içimizde kendimizi terbiye edebilelim. İçimizdeki bizi bilebilelim. Zira kendini bilemeyen, hiç bir şeyini bilmez, bilemez.

Hey gidi bizim aldanışlarımız, kendimizi bir şey sanmalarımız, büyük konuşup küçücük kalmalarımız...

Aczimizi unutup sanki dev gibi duruşlarımız, hatırlamaktan yoksun aklımız, unutmayı alışkanlık yapmış hafsalamız. Unutmalarımız ...  En çok da aczimizi. Acziyetimizi ve aciz hallerimizi. Aslında trajikomik bir durum bu, kendisiyle çelişen haldir insanın bu denli acizken egoya kapılması.

Biz hanımefendilerin marka türbanları, deriden çantaları, beylerin lüx araçları, modern daha modern en modern yaşam alanları... Tek bir bardağı bilmem ne kadar olan içkileri, partileri, bilmem ne naneleri....Yürürken tepelere bakarak, zıplayarak yürümelerimiz, bakarken böcek görmelerimiz, konuşurken burnumuza tutmayışlarımız, dıştan olmasa da içimizden gülmelerimiz, sürekli olmasa da balık hafızamızın unutmuşluğu ile kendimizi hakikaten bu denli acizken bir şen sanmalarımız, hepimiz yaptık, hepimiz yapıyoruz, bir tek itiraf etmek zor geliyor bunu kendimize.

Aslında modern köleliğin en dibindeyiz farkında olmadan, acizliklerimize gözlerimiz kapalı, tuhaf bir döngü içindeyiz. Biz aslında demokratız ya ondan bütün çabamız, bizler aslında özgürüz ya ondan tüm ver yansınlarımız. Kimseler özünde özgür falan değil. Herkes bir yol üzere kapitalist düzende, gönüllü, saflamasına giden bir köle. Ben oraları çoktan aştım diyenlerimiz, maddesel değerler benim için beri dursun, fikir adamıyım, dava insanıyım diyenler, mürekkebi ta dibine kadar yalamışlıktan bahsedenler, insan bazen de ön yargılarının kölesi olur, bazen sabit düşüncelerinin, bazen kendi gibi düşünmeyene saygı duymayarak aciz kalır insanlıktan.

İnsan aslında yaratılışı gereği acizdir. De bunu yaşam boyunca ya fark eder, ben gibi balıktır hafızası unutur, ya da farkında bile değildir. Hiç derdi olmayan kaç insan var etrafınızda? Hiç egosu olmayan? Hiç hasta olmamış olan? Hiç sinirlenmeyen? Hiç ağlamamış olan? Hiç zaafı olmayan insan tanıdık mı? Zaaflarımız en büyük aczimiz...

Yerde karaya ayağı basarken canavar olan, uçakla gökyüzüne sadece bir kaç dakika içinde çıkıp hafif bir yoklanınca bilmediği duaları bile o anda korkudan hıfz edebilen varlığın adı insandır. O anda korkudan kalbi durabilen potansiyele sahip olan bu varlık, yerde kendini eğer ki karakter oturmamışsa ve ona bir lütufla gelen nimet üzerindeyse ( herhangi bir statü, dünyalık, mal, güzellik vs gibi) ooooo sormayın gitsin. Burun öyle bir çıkar ki Kaf dağına indirilemez aşağılara. İçinden geçirdiği bu ego yoklanmaz değil ya, eksik bırakır Rab bir tarafı ve istediği kadar tavan yapsın burun deliği, öptürür ona götürür bir eli... :)

İnsan ne giyindiği, ne içtiği, ne yaşadığı, ne okuduğu, ne barındığı, ne nasıl bilinirliği ile değil, insan aslında içindeki kendisiyle bilinmelidir. İçindeki kendini tanımalı, tanırken muhatabının yüreğini görebilmeli. Yüreğinin içini gördüğünüz insanlar hayatınızda uzun kalır. Onların beyninizdeki kıyafetleri, ötekilerden farklıdır çünkü. Yüreğinin içindeki güzel insanı baki tutar beyinde.

Küçücük bir bakteriye yenik düşüp, günler bile süre olarak fazla,  dakikalar içinde ölebilen varlığım ben. Ölüm gibi bir gerçek en büyük acziyetken yaşama inat, şaşkın izlerim bu abartılı özgüveni ve ego taşıyan nefsimi.

Çok güçlü gözüken kişilerde hastalanır. Çok güçlüyüm diyenler de yürek taşır, üzülür hatta gizli saklılarda ağlar. Tektir aslında insan, tek bir modeldir acziyeti noktasında. Kendini bilmeyişi, içindeki kendini çözemeyişi, egosu, tek kişilik yaşam ve duruşu ona aslında her daim kaybettirir. Kişi kendisinin en büyük dostu, ya da düşmanıdır.

İçinizdeki ses sizi alıp, egoya götürünce aklınıza en çok üzüldüğünüz ve aciz kaldığınız günü ve anı getirin, bu sayede dur orada diye çizgi çekeceksiniz. Ve o günü tekrar yaşayabileceğinizi anımsayın.

En büyük aciz yanlarımızdan biri de damgalamak etiketlemek madem, madem büyük konuştuğumuzu yaşamadan ölmeyiz, konuşmadan evvel bir kez daha düşünelim, bir kez daha empati yapalım. Yargılayacak mercii hiç bir zaman insan değildir. Dilimizi terbiye etmeden, bir arpa boyu yol gidemeyeceğimizin şuuru bizi olgun kılar.

En büyük aczimiz bazen de yenik düştüğümüz egomuzdan kaybettiklerimiz, kaybettikten sonra arayacak olduklarımızsa kaybetmeye değil, kazanmaya bahane bulmalı.

Ömür nerede, ne zaman sonlanacağı meçhul bir film, bizler sürekli değişen oyunculardan sadece biriyiz. Yönetmen kestik demeden evvel aczini bilen, kötülükleri film bitmeden bitirebilen, egosunu yenebilen gerçek başarıyı yakalayan insan olmak dileğiyle...

 Tuğba IŞIK

modern köle Ölüm
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert