Akif’i Akif’çe Anlayabilmek
Reklamı Geç
Advert
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Akif’i Akif’çe Anlayabilmek
23.12.2016 09:26:07

 

Akif’i Akif’çe Anlayabilmek

Yetim bir Hayattan, Öksüz bir Edebiyata Yolculuktu, Mehmet Akif ERSOY'un Hayatı.

O sadece bir şair değildi. Türk Cumhuriyetinin ve Meşrutiyet devrimizin en büyük abide şahsiyetlerinden biridir.

Onu yazmaya hakkıyla anlatmaya hiç bir zaman sözler kelamlar kafi gelmez bilirim. Zira acizanede olsa, yıl dönümü sebebiyle yadetmek, hatırlamak hatırlatmaktır dileğim.

Yetim bir hayattan, öksüz bir edebiyata yolculuktu, Mehmet Akif ERSOY'un hayatı.

Mehmet Akif; muhafazakâr, tevazu sahibi ve yumuşak huyluydu. Aslında Türk edebiyatının dev isimlerinin başında gelen ismi gibi akif bir kişiliktir. Hayatını çok sefalet içinde yaşadığı halde zengin bir maneviyat kazandırmıştır türk topluluklarına.

Zaten ne kadar mazlum masum insan varsa bu dünyada; o, kadar kahır sefalet içinde yaşamıyor mu?  İnsanlık için değerli isimlerin hayatına baktıkça bu kanıya varmamak kaçınılmaz bir ahvali gerçek…

İnsanlık, dostluk, vefa kendinden önce gelen kavramlardır onun hayatında. Bunu, yaşamının her alanında görmek mümkün…

Bir gün en yakın arkadaşlarından birine; " Kim önce ölürse, sağ kalan, ölenin çocuklarına baksın diye anlaşırlar. " Ve bir gün gelir arkadaşı kendisinden önce vefat eder…

Mehmet Akif Ersoy, vermiş olduğu sözünü göğsünü gere gere tutar, o fakirliğine, o yoksulluğuna rağmen, en iyi arkadaşının çocuklarına büyük bir şefkatle bakar...

Hiçbir zaman inancından ve insanlığından taviz vermediği gibi hakkıyla hakkı yaşayan şiirlerinde bunu aşikârane hissettiren bir tarzı vardır… Her ne kadar hakkında ileri geri eleştiriler yapılsa da, “meyve veren ağaca taş atarlarmış” atasözünü doğruluyor aslında… Üstadın yaşayışına ve duruşuna gıpta etmemek, hele de şiirlerinde ve hayatına baktığımızda mümkün mü?

Zira İstiklal Marşımızı okudukça vatan sevgisini, derinden yanan bir yüreğin serzenişlerini hissetmemek için duygusuz olmak lazım… İlmi irfanının büyüklüğü Kur’an’a aşikâr olması başka bir hayranlık içeriyor, bir sözünde…

“İnmemiştir hele Kur’an, şunu hakkıyla bilin:  Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!”(M. Akif Ersoy)

Bazı fikri sabitler, kendilerini ideoloji görüşü altında medeni çağdaş zanneden bir kısım topluluk; Birazda islam düşmanlığından olsa gerek her dönemde Üstadı bir takım uydurma anekdotlarla tarihten silikleştirmeye, unutturmaya çalışsa da, halkın aklını bulandırsada… akıl selim aydınlarımız her zaman hakkıyla olmasa da açıklamalar getiriyor ve bu süreci etkisiz hale getiriyor şükürler olsun…

Öyleki o sanatı sanat için yapan, şiiri kelime sanatı olsun diye okuyanlara kendini muhteşem bir yazar şair olarak ta kabullendirmeye çalışan bir kişilik değildi.

Ve öyle zannediyorum ki, onu anlamaya çalışanlardan ziyade, anlamayanların neden anlamadıklarını araştırmakla, bir takım fikir fukaralarının hangi konularda noktalarda onu vurmaya çalıştıklarını göreceklerdir...

Kur’an ahlakıyla ahlaklanmış, şiirleri ayetlerle, Rahmana içini dökercesine saatlerce secdede başını kaldırmadan akifi bir niyazla yüreğinden dökülür… Özellikle İstiklâl Marşı ve Safahat’taki bazı şiirlerinde aşikârdır… Bundandır ki canlı Kur’an, Kur’an şairi deriz…

Zamanımız gençleri ve gelecek nesillerin Üstadın kıymetini bilmeleri ve her yerde büyük bir özveriyle başta İstiklal Marşımız olmak üzere hakkıyla tüm eserlerine sahip çıkmaları dileğiyle... Saygılar…

Nurgül Bukre YILMAZ

İstiklal Marşı Mehmet Akif ERSOY
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert