Başını Örten Kız Felsefe Bileceğine Şiir Okusa Daha iyi olmaz mı?
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Başını Örten Kız Felsefe Bileceğine Şiir Okusa Daha iyi olmaz mı?
10.09.2017 10:00:00

 

Başını Örten Kız Felsefe Bileceğine Şiir Okusa Daha iyi olmaz mı?

Stéphane Mallarmé’nin “Mais Degas, ce n’est pas avec des idées qu’on fait des vers, c’est avec des mots” (şiiri fikirler değildir yazdıran kelimelerdir) dediğini Paul Valéry naklediyor. Bu nakil aklımıza şiirin doğuşu münasebetiyle vuku bulan şeyin, şiirin doğmasından itibaren gerçekleşen şeyin düşüncelere dalmak suretiyle gerçekleşen şeyden faik bir konumu arz ettiği anlayışını takacaktır. Velev ki aklımıza takılan isabetli olsun; bu vaziyet bizi başını örten kızın felsefe bilmekten ziyade şiir okumakla vazifeli olduğu neticesine götürmez.

Götürmeyeceğini nereden çıkarıyor, şiirle ihdas edilen sıkı alâkanın felsefeyi ihmali telâfi etmeyeceği düşüncesine ne sebeple ulaşıyoruz? Şiir okumak suretiyle elimize geçen her ne ise onun felsefe bilmekle takas edilemeyeceği fikrini bir yerden ediniyoruz. Edindiğimiz işte o yer çağımızın insanlara Türk olmak veya Amerikalı olmak haricinde bir seçenek bırakmadığı iddiasını ileri sürdüğümüz yerle aynı yerdir. Faikliğin bâtında yuvalandığı bu yerde fikirlerle kelimelerin hercümercine şahit oluyoruz. Fikirlerin düzen tutuşundan sorguya çekilecek olan filozoflardır. Şairler ise kelimelere bindiklerinin, bindirdiklerinin hesabını verecek olanlar sırasına girer. Kelimeler sebebiyle şair içinden çıktığı milletin can havlidir. Fikirler yüzünden içinden çıktığı milletin can sıkıntısı kimliğine bürünen kişiye filozof deriz. 

Her nasılsa husule gelmiş biz insanların şöyle veya böyle düşünüyor olmamız, aklımızın şuna veya buna ermiş olması dünyanın aldığı, almakta olduğu, alacağı şekle zerrece tesir etmez. Su gelince nasıl teyemmüm bozuluyorsa son Kitap inince de önceki üç kitap butlana uğramıştır.  Kur’an kalbimizden her geçeni Allah’ın bildiğini bize öğretti. Kalbimiz dünyalık dertlere yuvalık yapmağa müsait değildir. İnsanların hangi soyundan gelmiş olursa olsun falancanın veya filâncanın şunu veya bunu demiş olması dünyanın şeklini tasvire ne kifayet eder, ne de yarar. Bu bapta gerek Albert Einstein’ın “Tanrı zar atmaz” ve gerekse Niels Bohr’un “Doğa düzeninin içini dışına çevirdik” demiş olması bilimsel düşüncedeki kabızlığa delil olma mesabesindedir. Allah’ın kulları olarak hayatımızın harcının ne bilimle, ne felsefeyle, ne de şiirle karıldığını söylemeğe cevaz verebiliriz. Onlar mükellefiyet ve mesuliyet sahamıza giren şeylerin neye tekabül ettiği hususunda kararın dünyada verildiği zannına kapıldıkları için kâfir oldular. İman mezkûr kararın din günü verileceği imanına varma sekînetidir. Kur’an nazil olduktan sonra iman hususunda bütün şüpheler zail oldu. İlk ayetin inişinden itibaren imanın ne bir başka yere varması imkân dâhiline girmiş ve ne de bir başka iman tarzının mevcudiyeti kaale alınmıştır. Kur’an Furkan’dır. İnsanların dünyasını Müslim ve gayri-Müslim olmak üzere ikiye ayırır. Sair ayırımlar bunun yanında göz önüne alındığında anlam ifade eder. Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın bâtıl itikatlar sergisinde ilk sırayı işgal etmeleri buradan gelir.

Allah’a kulluğu bihakkın yerine getirmeğe mani teşkil eden her şey bâtıldır. Butlana uğramış her şey insanın düşük yanıyla ünsiyetini aksettirir. Felsefe önemliyse insanın ayağının nerede, nasıl kayacağı konusunda münebbih işleyişi cari kıldığı nispette önemlidir. Şiir her ne kadar vazgeçilmez vasfa lâyık olsa da, bir diğer vasfından, insanın ayağının kayışında bile ilgiye değer olanı işaret ediş vasfından ötürü felsefenin yerini tutmaz. Şairlerin dünya hayatına nazar atfetmedeki mazeretleri filozofların temkinlerine nispetle çok daha göz alıcıdır. Prometeus’un mirasına konma hevesi hem filozoflarda, hem şairlerde canlıdır. Şairler bu uğurda ödenecek bedeli umursamaz. Filozoflar ödenecek bedeli makul bir fiyata indirmeğe çalışır.

Parlaklığına ve sönüklüğüne vakıf olduğumuz bütün bu mücerret mülâhazalar içine düştüğümüz şartları hayra dönüştürme çabamız doğrultusunda işe yaramaz. Başını örten kız devraldığı bir terekeden haberdar mı? Şiirin devraldığı terekenin bihakkın kendisi olduğu haberini ona felsefe verecek.

İsmet Özel

http://istiklalmarsidernegi.org.tr

felsefe Şiir Türk
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert