Batıcı, Avrupa birlikçi, ABD’ci, yerli ve milli!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Batıcı, Avrupa birlikçi, ABD’ci, yerli ve milli!
18.01.2018 15:03:20

 

Batıcı, Avrupa birlikçi, ABD’ci, yerli ve milli!

İktidar olma, bir yerlere gelme veya edindiği konumu koruma ihtirası insan ile akıl nimeti arasına yol vermez dağlar yerleştiriyor olmalı. İnsan, hangi şart ve zamanda olursa olsun ne konuştuğunu ve geçmişini bilerek konuşmalı. AKP ile MHP arasında yapılan seçim ittifakından sonra verilen beyanatlar ister istemez insana geçmişi hatırlatıyor.

Aslında siyasi partilerin ve taraftarlarının beraber hareket etme kararlarını, diğerlerinin eleştirme hakkı olamaz. Demokrasi denen sanal oyunda herkes istediği gibi karar verebilir ve bu başkalarını ilgilendirmez. İki veya daha fazla siyasi partinin ortak hareket etme, ittifak yapma veya iltihak etme kararını eleştirmek kesinlikle doğru değildir. Çünkü her siyasi parti kendi seçmeninin tercihlerini ve beklentilerini göz önüne alarak hareket eder, ona göre karar verir ve bu her siyasi oluşumun en doğal hakkdır.

Ancak; AKP-MHP birlikteliğini “Yerli ve milli” ilan ederken, bunun dışında kalan siyasi oluşumları potansiyel suçlu kategorisine koymak; en az iki partinin birlikte hareket etmelerini eleştirmek kadar yanlıştır ve iyi niyetli değildir. Üstelik bu ayrımcılığın; ülkemizi dört bir yandan musibetlerin kuşattığı ve içeriden de tehditlerin zirve yaptığı, birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yapılması devlet sorumluluğu ve samimiyet ile başdatırılamaz.

İktidarda kalmak ve iktidar olmak isteyen siyasilerin; siyasi ikbâllerini ülkede kutuplaşma ve gerginlikleri tetiklemek üzerine bina etmeleri son derece yanlış ve tehlikelidir. Böyle çarpık fikir yapısı yerli de olamaz, milli de. Kutuplaşma ve gerilim ortamının ülkemize hayır getirmediği ve beş bin insanımızın canına mal olduğu 12 Eylül 1980 öncesinde yaşanan terör ve kargaşa ortamında çok kötü bir tecrübe olarak yaşandı. Buna rağmen o dönemi fiilen yaşamış olan yönetim kadrosu tarafından yeniden gündeme getirilmesi son derece endişe vericidir. Üstelik böyle bir ortama yeniden dönülmesi, en başta iktidarı tehdit eder. Öyle görülüyor ki, iktidarda kalma ihtirası, milli menfaatlerin çok daha üstüne çıkmış ve kamplaşmalardan medet umulur hale gelinmiş.

Öte yandan, birilerinin diğerlerini gayri milli tanımlayabilmeleri için siyasi  geçmişlerinde çizgi kayması yaşamamış olmaları ve siyasi sicillerinin düzgün bir çizgi üzere devam etmiş olması gerekir. Şimdi biri çıkıp yerlilik ve millilik:

-Dünyevi ikbâliniz gerektiğinde çıkarlarınız için gömlek değiştirmek mi?

-Her türlü hakaretlerine rağmen AB kapısında yıllarca beklemek mi?

-Ülkenin geçmişte elde ettiği değerleri yabancılara satmak mı?

-ABD ile İsrail’i stratejik ortak tanımak mı?

-Şimon Perez’i TBMM de konuşturup ayakta alkışlamak mı?

-Avrupa Birliğini medeniyet projesi kabul etmek mi?

-Ege adalarını Yunanistan’ın sahiplenmesine göz yummak mı?

Dese ne cevap verirler? Görüldüğü gibi yerlilik ve millilik lafla değil, yürekle oluyor.

Nuri Başar        

Nuri Başar Yerli ve milli Demokrasi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert