ben manyak olmasam, sen manyak olmasan, Biz Manyak Olmasak…
Reklamı Geç
Advert
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
ben manyak olmasam, sen manyak olmasan, Biz Manyak Olmasak…
11.07.2017 09:47:59

 

ben manyak olmasam, sen manyak olmasan, Biz Manyak Olmasak…

Tarih bizce kan, gözyaşı, alın teri, konularını çözemediği için kendini savaşlar ve ölümlerle tekrar ettirmiştir.

Bu kavramların hepsi önemlidir. Ama belki de en değerlisi alın teridir. Eğer ter karşılığı verilmezse (kısa çöp uzun çöpten hakkını almazsa ) alından mideye akan insanoğlunun en kıymetli ve isyankâr sıvısı olur.

İçimizdeki İrlandalılar Ulusal ve Kutsal bağımsızlığımıza el atmak için ilk önce ekonomimize müdahale ederler.

İktisadi yapımıza karışmaları içimizde bir kaymak tabaka oluşturmalarıyla başlar.

İlk önce uzun çöpleri yaratırlar.(Ki bunlar işbirlikçi burjuvalardır.)

Daha sonra bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler yalanıyla kısa çöpleri yaratırlar. Ve nedendir bilinmez O piyasa denilen kendiliğinden oluşmuş sihirli nehir hep uzun çöplerini kartellerini tröstlerin, holdinglerin kasalarına su taşır.

Bu aldatmacanın adına serbest piyasa demokrasisidir. Serbest olan sadece adaletsizlik ve ahlaksızlıktır. Bizi İdeolojik, etnik, dini, siyasal parçalara ayırmalarının biricik sebebi bu serbest canavar (demir ökçe ) ekonomik yapısına bir bütün olarak karşı çıkmamızı engellemek içindir.

Bu ülke, Ülkücüsünden, Devrimcisine, Devrimcisinden İslamcısına, Ulusalcısına, Ulusalcısından Kürtçüsüne kadar tabanlarını ele aldığımız da bu ideolojik grupların taraflarının büyük bölümü açlık sınırının altında yaşamlarını sürdürmektedirler. Açlığın, yoksulluğun, çilenin ideolojisi gruplaşması olur mu? Para, piyasa çıkar söz konusu olduğu zaman en düşman devletler bile uzlaşabiliyorken biz aç kitleler neden uzlaşamıyoruz.

15 Temmuz ruhu ideolojik dini etnik önyargılara indirilen bir darbe olmadı mı? 7 Ağustos Yenikapı ruhu da toplumca uzlaşmamızın en büyük örneklerinden biri olmadı mı? İlla ki ümmetçe, ulusça uyanışımız için yeni felaketlerin olmasını mı bekleyeceğiz?

70 küsur milyonluk ülkede öyle bir kenetlenme uzlaşı, diyalog kültürü yaratalım ki bundan sonra kolay kolay felaketlerle karşılaşmayalım. Bunun çaresi de başlıktaki kutsal karışımdır. Taksim, Ayasofya, kalem (yani ahlak, ortak akıl, sağduyu)

Bu kavramları tek tek inceleyelim.

Taksim – Alın teri! Yani Adalet İnsanoğlu’nun en değerli sıvısı.

AyasofyaGözyaşı! Yani kalp, gönül. Gözlerimizden seccademize vicdanımızdan akan en değerli sıvı.

Taksim meydanı ekonomik bağımsızlığımızın sembolüdür.

Başlardan bütün ideolojik grupların tabanlarının ekonomik olarak sıkıntı içinde olduğundan bahsetmiştik. İşte o yüzden diyoruz ki Taksim meydanını ne zaman Ülkücüsünden devrimcisine, İslamcısına, ulusalcısına Kürtçüsüne, Kucak açacak işte o zaman gerçekten ekonomik bilince kavuşmuş olacağız. (Seccademizi alıp sadece camilere değil gerektiğinde Taksim’e gidip ekonomik ve ulusal bağımsızlığımız için dua edelim.)

Alın terlerimizin rengi nasıl aynıysa kanlarımızın rengi de aynıdır. Alın terimizle (Ulusça-Ümmetçe)Taksimi bir bütün olarak sahiplenelim ki kanımız ile (Ulusça- Ümmetçe) bir bütün olarak sahiplenmiş olalım. Ayasofya’dan bir bütün olarak uzlaşmamızın yolu zaten ilk önce taksim ve anıtkabir konusundan uzlaşmamızdan geçer. Bu önyargısız düşünmenin ispatını yapacak deliller Kuran-ı Kerim Veda Hutbesinde vardır. Yazının sonunda bunları sıralayacağım. Asıl önemlisi kutsal karışımda bütün izm’lerin kendilerine ait birşeyler bulacağıdır.

Dediğimiz gibi ekonomik ulusal ve ruhsal bağımsızlığımız tehlikedir.

Çünkü ekonomimiz tröstlerin kartellerin dini yapımız cemaatlerin tarikatların Ulusal bağımsızlığımız ABD AB’nin ve Siyonistlerin tehdidi altındadır.

-Irkçılığa karşı ayettir. Ve ulusal önyargıları yıkar. Renkleriniz ve dilleriniz ayetlerimizdir.

-Arabın aceme üstünlüğü sadece takvadandır.

-Yanınızda çalışan işçinin ücretini teri kurumadan veriniz.

-Kuran’dan birçok ayette ve peygamberimizin birçok hadisinde Ulusal ve ruhsal bağdan bahsedilmiştir.

***

- Ben Manyak olmasam, sen Manyak olmasan. Biz manyak olmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.

-Para yakma konusunda hiç şüphesiz zirve noktası Hz. Peygamberimize aittir.

-Mekkeli müşrikler kainatın ışığına kimsenin reddedemiyeceği imkanlar teklif etmelerine rağmen o ne demişti; “ Güneşi sağ elime, ayı sol elime verseler asla davamdan vazgeçmem.”

-Evet, biz para yakarak cömert olduk ama Allah Resulü adeta ayı, güneşi ve gezegenleri yakarak cömert oldu. Çünkü herşeyi reddetti.

-Dünyanın kurtuluşu belki de bütün insanların para yakmasına bağlı.

-Evet: Bir deli kuyuya bir taş atar, kırk akıllı onu çıkaramazmış.

-Ne demiş Nasreddin hoca; “Ya tutarsa”

-Bu satırların yazarı pek akıllı sayılmasa da, Normal günler dileğiyle…(!...?)

Mahmut KURU

Gözyaşı Ayasofya Adalet
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert