Bir Yıllık Fetö Bilançosu
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Bir Yıllık Fetö Bilançosu
16.07.2017 09:00:00

 

Bir Yıllık Fetö Bilançosu

1970’li yıllardan bu yana devletin tüm kilit noktalarına sızan FETÖ militanları, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tasfiye edildi.

15 Temmuz’da darbeciler 35 uçak, 37 helikopter, 246 tank, 3 gemi ve 4 bine yakın silah kullanarak seçilmiş hükümeti devirmeye çalıştı. Darbeye karşı adeta göğsünü siper eden vatandaşlardan 249’unu şehit eden darbeci hainler, büyük bir hızla hak ettikleri yere, cezaevine gönderildi. FETÖ’nün 40 yıldır kurduğu Türkiye’yi ele geçirme hayali, halkın barikatına çarparak yerle bir oldu. Darbenin püskürtülmesinin ardından devlet FETÖ teyakkuzuyla ve tarihin en sinsi terör örgütüne karşı amansız bir mücadele başlattı.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından 27 Temmuz günü Bakanlar Kurulu Olağanüstü Hal ilan etti ve kamuda büyük bir FETÖ temizliği başlatıldı. Şu ana kadar toplam 10 ihraç kararnamesi yayınlandı ve bu kararnamelerle 102 bin kişi memuriyetten ihraç edildi. Kararnameler arasında göreve iade kararları da vardı. 4 bine yakın memur görevlerine iade edildi. Yargıda da FETÖ temizliği yapıldı. Hâkimler Savcılar Kurulu (eski adıyla Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu) 4092 hâkim veya savcıyı meslekten attı. Adalet Bakanlığı bünyesinde çalışan toplam 5330 memur da ihraç kararnameleriyle tasfiye edildi.

En çok ihraç yaklaşık 34 binle Milli Eğitim Bakanlığı’nda yaşandı. FETÖ’nün askeri-yargı-güvenlik ve istihbarat bürokrasisiyle birlikte en çok önem verdiği milli eğitim camiasına sızdırdığı çok sayıda militanın, örgütün mahrem imamlar arasında yer aldığı da ortaya çıktı. Başbakanlık’tan 309, Bilgi Teknolojileri Kurumu’ndan 214, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan 1979, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden 20 bin 600, Sağlık Bakanlığı’ndan 6549, üniversitelerden ise 5750 kişi ihraç listelerinde yer aldı.

 Emniyet de temizlendi

FETÖ’nün yıllar içinde asker yapmayı başaramadığı militan ve sempatizanlarını Emniyet içine sızdırdığı ortaya çıktı. Askeriye sınavlarından geçemeyen ya da çeşitli sebeplerle bu sınavlardan elenen FETÖ’cüler EGM’nin personel, istihbarat, kaçakçılık ve organize ya da terörle mücadele gibi şubelerinde istihdam edildi. Bu militanlar da adliyedeki FETÖ’cü militanlarla ortaklaşa Ergenekon, Balyoz, Atabeyler, Askeri Casusluk, Futbolda Şike gibi kumpas soruşturma ve operasyonlara imza atmışlardı.

15 Temmuz günü başarısız darbecilerin vatansever halk ve güvenlik güçleri tarafından yakalanarak adalete teslim edilmeleri ordu içindeki FETÖ varlığının görünür bir hale gelmesine neden oldu. Yeni Şafak sıklıkla ordu içinde FETÖ’cü bir cuntanın varlığını ve bu konuda harekete geçilmesini anlatan haberlere imza attı. 20 Ağustos 2015 günü gazete sürmanşetten “Kırmızı Ajanda Savcıda” başlığıyla bir haber yayınlamıştı. Haberde FETÖ’nün eski Kara Kuvvetleri imamının ajandasına not ettiği 150 karacı subayın ismini savcılığa teslim etmişti.

8 Mayıs 2015 günü ise konuyla ilgili Yeni Şafak haberinin başlığı şuydu: “Cuntayı bulun.” Haberin içeriğinde ise şu ifadeler vardı:

“MİT Tır’larının durdurulmasıyla ilgili 4 savcı hakkında soruşturma yürüten HSYK’nın tespitleri şok edecek cinsten. Soruşturma müfettişi, Türkiye’yi zor durumda bırakma amaçlı casusluk faaliyetinin TSK içinde yuvalanmış ‘paralel’ askerlerle planlı ve organize şekilde yapıldığını vurguladı. Hazırlanan rapor açıkça, ordu içindeki cuntaya işaret ediyor.”

Konunun zirvesi ise darbeden sadece bir gün önce ve darbe günü atılan manşetlerdi. O manşetlerde “18 Paşaya FETÖ suçlaması” ve “TSK bile pes etti” diyordu. 15 Temmuz’da darbe girişimi yapıldı.

TSK’dan 22 binin üzerinde ihraç

Şu ana kadar Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 869, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 1433, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 3300 ve 16 bin 409 askeri öğrenci olmak üzere TSK’dan toplamda 22 binin üzerinde ihraç gerçekleştirildi. Askeri Liseler ve Harp Okulları kapatıldı, yerine sivil idareye bağlı Milli Savunma Üniversitesi kuruldu.

FETÖ yapılanmasının dışında kalan neredeyse herkes darbe sonrası yeni bir kriptolu haberleşme programını duydu. Adı ByLock olan bu program (MİT’in adliyelere gönderdiği rapora göre) bir süreye kadar Applestore ve Google Play’dan indirilebiliyor olmasına rağmen bir süre sonra bu platformlardan kaldırıldı ve sadece flash belleklerle bilgisayardan telefona kurulmaya başlandı. Programı indiren şahıs haberleşmek için temasa geçmek istediği muhatabının ID numarasını bilip bunu kaydetmek zorundaydı. Üst düzey güvenliğe sahip olan bu program diğer klasik mesajlaşma programları gibi telefon rehberindeki isimlerle temasa geçilmesini sağlamıyor, ID üzerinden haberleşmeyi sağlıyordu. ByLock delilini MİT’in adliyelere göndermesi nedeniyle gündeme gelen ilk tartışma “İstihbari bilgilerin delil olarak kullanılamayacağı” genel kuralı üzerinden yoğunlaştı. Bazı yargı kaynaklarına göre ise ByLock listeleri “delil başlangıcıydı” ve yapılan konuşmaların ortaya çıkmasıyla tam delil hüviyetine geçebilirdi. Öyle de oldu. BTK konuşmaları çözerek adliyelere göndermeye başladı.

ByLock operasyonu

 Bu sırada GSM şirketlerinin çeşitli IP hatalarıyla ByLock kullanmayanların da ByLock listelerine dahil edildiği iddiaları da gündeme geldi. Özellikle akıllı olmayan telefonlara da ByLock yüklendiğinin iddia edildiği çeşitli listeler tekrar gözden geçirildi ve revize edildi.

MİT ilk etapta 53 bin kişilik ByLock kullanıcı listesini yetkili makamlara iletti. Bu listeler kullanım yoğunluğuna göre kırmızı, mavi ve turuncu listelere ayrıldı. En son 215 bin 92 kişilik listedeki, yanlışlıkların ve hataların revize edilmesi ve mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yapılan çalışmalar neticesinde bu sayı düşürüldü ve mesaj içerikleri çözülmeye başlandı. Yeni listenin 102 bin kişiden oluştuğu belirtiliyor. Üstelik, “indirdim ama kullanmadım” bahanelerinin önüne geçmek ya da yeni mağduriyetler oluşturmamak için ByLock’un en az üç kez kullanılma kriteri bu listenin belirlenmesine dayanak oldu.

Öte yandan 150 binin üzerinde pasaport iptal edildi ve hala yurt içinde olan FETÖ militanlarının legal yollarla kaçmasının önüne geçildi. Pasaportu iptal edilen FETÖ’cüler ise Yunanistan veya Bulgaristan sınırından yurt dışına kaçmaya başladı. Birçoğu ise sınırda jandarma tarafından yakalanarak tutuklandı.

FETÖ okullarına darbe

KHK’larla Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı binin üzerinde özel okulun eğitim hayatına son verildi. FETÖ’nün bel kemiği olarak bilinen bu okulların kapatılması örgüte en büyük darbelerden birini vurdu. Fatih, Orhangazi, Selahaddin Eyyübi, Melikşah, Mevlana gibi 15 FETÖ üniversitesi kapatıldı. 109 öğrenci yurdu da kapatılan kurumlar arasında yer aldı. Kapatılan FETÖ okullarında okuyan öğrencilerin MEB’e veya YÖK’e bağlı diğer üniversite ve okullarda eğitimlerine devam etme kararı alındı. Kapatılan kurumlar bunlarla sınırlı kalmadı. 35 sağlık kuruluşu, 104 vakıf, 1125 dernek, 19 üniversite de KHK’larla kapatıldı. KHK’lar kapsamında kapatılan ilk dernek ise Kimse Yok Mu Derneği’ydi.

FETÖ’ye finans aktaran kişi ve kurumlara yönelik de yaptırımlar başlatıldı. Birçok şehirde, FETÖ’ye kaynak sağlayan isimlere dava açıldı, TUSKON yapılanması çökertildi. Yurtdışına kaçamayan şüpheliler cezaevine atıldı. Ancak Emniyet raporları FETÖ’nün hala himmet toplamaya devam ettiğini gözler önüne seriyor.

İkinci darbe tehdidine karşın çeşitli önlemler de hayata geçirildi. Şehir yakınlarında tank ve mekanize birliklerin konuşlu tutulmasının önüne geçildi ve bu birliklerin sınır bölgelerine taşınmasına karar verildi. Anayasa değişikliği kapsamında askeri yargı da tarihe karıştı.

Bugün itibariyle FETÖ kapsamında tutuklanarak cezaevine konulan kişi sayısı 50 binin üzerinde.

Bu tutukluların 11 bini polis, 170’i general olmak üzere 8 bini asker. 2 bin 500’e yakını hakim ve savcı. 36 binin üzerinde sivil tutuklandı. 208 de mülki idare amiri şu an cezaevinde. Tutuklanan mülki amirlerin 23’ü vali, 112’si kaymakam, 72’si vali yardımcısı. 154 binin üzerindeki şüpheli hakkında işlem yapıldı ve 500’ü aşkın kişi hala gözaltında tutuluyor. Soruşturmalar kapsamında adli kontrol şartıyla (yurtdışına çıkış yasağı vs) bırakılan şüpheli sayısı ise 40 binden fazla.

Soruşturma ve davalarda 24 bin kişi işlemlerin ardından serbest bırakıldı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan şüpheli sayısı ise 8 binin üzerinde.

Cihat Arpacık

http://www.gercekhayat.com.tr

 

15 Temmuz fetö
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert