Advert
​Bu yalanı doksan beş senedir söylüyorlar!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
​Bu yalanı doksan beş senedir söylüyorlar!
04.06.2018 09:17:07

 

​Bu yalanı doksan beş senedir söylüyorlar!

Bir partinin adında "halk" kelimesinin geçmesi, o partinin halkın partisi olduğu anlamına gelmez.

Sunturlu yalan

Kılıçdaroğlu geçenlerde bir laf etti:"CHP egemenliği saraydan alıp halka verenlerin partisidir" dedi.

Kendisi artık kendi partisinde bile pek ciddiye alınmayan bir şahsiyet olduğu için bu lafı kaynadı gitti...

Sunturlu bir yalandır.

Bu yalanı doksan beş senedir söylüyorlar, ilkokul çocuklarına bile böyle ezberlettiler.

Egemenlik 1908 yılından beri sarayda değildi.

Egemenlik, 1913 yılından beri de bürokrat diktasına aitti. Sultan Reşat bir kuklaydı. Sultan Vahdettin de bir simgeden ibaretti.

Osmanlı'nın son on iki yılında meclis vardı, hem de iki kademeli. Osmanlı ağaç kovuğunda yaşamıyordu.

Cumhuriyet Halk Partisi egemenliği halka vermedi. Asker-eşraf ittifakına verdi.

Bir partinin adında "halk" kelimesinin geçmesi, o partinin halkın partisi olduğu anlamına gelmez.

Unutmayalım ki, Alman faşistlerinin partisinin adı da "Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi"ydi.

CHP'yi kuran halk değil, İttihat ve Terakki'nin taşra örgütleridir.

***

Dünya savaşında yenilmemizle birlikte iktidardan düşen İttihat ve Terakki'nin A kadrosu yerine B kadrosu yeniden iktidara geldi... Bunlar kurtuluş savaşını kazandıkları için "iade-i itibar" da kazandılar.

Bürokrasinin itibarı iki kere yerlere düşmüştü: 1912'de Balkan Savaşı'nda yenildiği zaman, bir de 1918'de Dünya Savaşı'nda yenildiği zaman.

İlkinde Enver tuttu onu yerden kaldırdı, ikincisinde Mustafa Kemal.

Hani Ecevit'in de, 1971 darbesiyle itibarı berbat olmuş bürokrasiyi 1974 Kıbrıs çıkartmasıyla "kurtardığı" gibi...

***

Birinci TBMM'deki halk temsilcileri 1923 yılında tasfiye edildiler, seçimlere bile sokulmadılar.

1925 ve 1930 yıllarında halka yönelik iki partiden biri kapatıldı, öteki kendi kendini kapatmaya zorlandı.

Hiçbir "devrim" halka sorulmadı. Saltanatın kaldırılmasının, hilafetin ilgasının, cumhuriyetin ilanının da sorulmadığı gibi.

Buna karşılık Anadolu eşrafı, artık kendisine ayakbağı olmaya başlamış çünkü ekonomiyi taş gibi dondurmuş bürokrasiden 1945 yılında koptu.

Üstelik artık "Ermeni meselesinin hesabı sorulursa onu koruyacak tek güç olan" bürokrasiye ihtiyacı kalmamıştı!

O mesele küllenmişti.

1950'de halkın desteğiyle iktidarı ele geçirdi, on yıl sonra bürokrasi onu darbeyle devirdi. 1965'te geri döndü, 1971'de aynı şey oldu. 1997'de keza...

Fakat eşraf-halk ittifakı 2002'den beri bu kez "sağlama" gelmiştir ve artık kolay kolay gitmeyecektir.

Bu yaptığım analiz "sol" bir analizdir, eyy dıngıl solcular.

***

Günün manyağı

"Peygamber efendimizi gündüz gözüyle görenler var. Beraber yemek yiyenleri mi ararsın, elini öpenleri mi? Başka peygamberlerden de gelip alenen iki rekat namaz kıldırıp gidenler varmış. "FETÖ tutuklusu eski binbaşı İbrahim koğuştan bildiriyor...

Engin Ardıç-Sabah

Mustafa Kema CHP Osmanlı Egemenlik Mustafa Kemal
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert