Advert
Bürokratik Oligarşinin Sonu: 24 Haziran
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Bürokratik Oligarşinin Sonu: 24 Haziran
15.05.2018 10:29:58

 

Bürokratik Oligarşinin Sonu: 24 Haziran

Türkiye’nin yakın tarihi statükonun millet iradesini tahakküm altında tuttuğu acı tablolarla dolu…

Kendini her seferinde millet iradesinin söz sahibi olduğu Menderes, Özal ve Erbakan gibi dönemlerde belli eden bürokratik oligarkların saltanatı bu kez 24 Haziran tarihi itibariyle son bulacak.

Cumhuriyet’in ilk yıllarından bugüne iki kez sistem değişikliğine giden Türkiye’de halk iradesinin Meclis’te tecelli etmesinin önü ilk olarak 14 Mayıs 1950'de Menderes döneminde açılmıştı. Demokratik usullerle yapılan ilk seçim olma özelliğine sahip bu seçimlerin üzerinden 68 yıl geçti. Bugün Türkiye bir kez daha 16 Nisan referandumunda kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin getirdiği yeniliklerle halkı temsil noktasındaki milletvekillerinin yasama faaliyetlerine etkin katılımını sağlayacak tarihini bir dönemece giriyor.

24 Haziran seçimleriyle devreye girecek yeni sistemi daha iyi kavramak için biraz gerilere gidelim. Zira bu güne kadar Türkiye ülke olarak demokratikleşmesinin önündeki engelleri aşmada hem büyük acılar yaşadı hem büyük bedeller ödedi.

14 MAYIS 1950 SEÇİMLERİ

Başbakan Menderes ve arkadaşlarını hazin bir sona götüren Türkiye’nin demokratikleşmesi yolunda atılan adımların karşısında kendini milleti temsil noktasındaki siyasetin üzerinde gören bürokratik tahakküm geleneği vardı. Yüzyıllık bir iç kanatıcı gelenek, toplumu biçimlendirme iddiasını ve kendinden menkul iktidarını devam ettirmek için bugüne kadar sayısız kirli işbirliklerine ve kanlı senaryolara teşne olmaktan geri durmadı.

Menderes döneminde Demokrat Parti ile CHP ekseninde bir seyir izleyen sürecin arka planında partilerden ziyade çarpık bir zihniyetin boyuna ülkeyi pençesi altında tutma girişimi yatıyor. Bu tabiatı bozuk zihniyet sürekli olarak toplumu müdahale edilebilir, şekillendirebilir ve istenilen kalıba sokulabilir -tabiri caizse- bir tür “nesne” olarak görüyor ve ona hiçbir şekilde bırakın karar vermeyi söz hakkı dahi tanımadı, tanımıyor.

SİVİL DİRENİŞ SİSTEMİ DEĞİŞTİRİYOR

Bugüne kadar sayısız darbe girişimleriyle kendini gösteren bir milletin geleceğini ipotek altında tutmaya çalışan anlayış bugün hâlâ ayak diretmeye devam ediyor. Dün 14 Mayıs 1950 seçimlerinde Menderes’in millet namına temsil ettiği demokratikleşme adımlarının arkasında duran halk bugün önce 16 Nisan referandumunda ardından sitemin devreye gireceği önümüzdeki 24 Haziran seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arkasında yerini alıyor denebilir. Zira Gezi, 17/25 Aralık, 15 Temmuz darbe girişimleriyle teslim alınmaya çalışılan millet iradesini temsil noktasında üzerine gelen tufana inat dik duruşunu sürdürmüş bir lider olarak Erdoğan, bugün tarihsel seyir içerisinde kez daha toplumun önünde yeni bir sayfanın açılmasını sağlıyor.

Bu durumun en çarpıcı delilini ise sivil güçlerin statüko karşısında baskılara boyun eğmediğini göstermesi yönüyle 15 Temmuz işgal gecesi yaşananlar oluşturuyor. İşgal gecesi topluma hunharca müdahalenin karşısında duran sivil direniş, bundan böyle kendi demokrasisini ve geleceğini tayin etmedeki kararlılığı ortaya koyarken az önce bahsettiğimiz hep perde gerisinde kalan karanlık odaklara bir meydan okuyuşun da ta kendisi…

Muhammed Şimşek/ANALİZ HABER

 

Menderes Özal Erbakan bürokratik oligark
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert