Canik Belediyesi 15 Temmuz Bağlamında Din ve Toplum Sempozyum sonuç bildirgesi!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Canik Belediyesi 15 Temmuz Bağlamında Din ve Toplum Sempozyum sonuç bildirgesi!
19.07.2017 08:43:41

 

Canik Belediyesi 15 Temmuz Bağlamında Din ve Toplum Sempozyum sonuç bildirgesi!

Canik Belediyesi tarafından 15 Temmuz darbe girişiminin 1. Yıldönümü nedeniyle düzenlenen 8. Uluslararası "15 Temmuz Bağlamında Din ve Toplum" Sempozyumunun bildirgesi yayınlandı.

14-15 Temmuz 2017 tarihinde İlahiyat Fakültesi Eğitim ve Araştırma Derneği’nin akademik koordinasyonunda OMÜ İlahiyat Fakültesi, Samsun İl Müftülüğü, İlim Yayma Cemiyeti, Ensar Vakfı, Hukuki Araştırmalar Derneği, Genç Memur-Sen, Samimder ve Memur-Sen’in destek ve katkılarıyla, Canik Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen “ULUSLARARASI 15 TEMMUZ BAĞLAMINDA DİN VE TOPLUM” sempozyumunun sonuç bildirgesi şu şekilde:

ULUSLARARASI 15 TEMMUZ BAĞLAMINDA DİN VE TOPLUM SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ

15 Temmuz’un doğru bir şekilde okunup, analiz edilebilmesi için Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) hakkında konuşan ve değerlendirme yapan akademisyenler, bu örgütle mücadele eden yöneticiler ve sivil toplum kuruluşları ile vatandaşlar arasında hem koordinasyonun sağlanması hem de mücadelenin etkin yürütülmesi için sivil, bürokratik ve akademik bir işbirliği tesis edilmelidir.

FETÖ ile ilgili araştırmaların, inceleme ve soruşturmalar sonucunda elde edilen bilgilerin, yapılan tespit ve değerlendirmelerin teoride kalmaması için bunların geleceğe yönelik stratejilere dönüştürülmesi sağlanmalıdır.

 FETÖ’nün elli yılı aşkın bir süre devlet ve toplum içinde takiyye ve tedbir siyaseti çerçevesinde sinsice yapılanması ve melez bir teolojiye sahip olması, bu örgütün anlaşılması ve doğru tahlil edilmesi noktasında sıkıntıların ortaya çımasına sebep olmaktadır. Bundan dolayı FETÖ ile ilgili disiplinlerarası çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

 FETÖ'nün beslendiği tüm kaynakların tamamıyla ortaya konularak FETÖ benzeri oluşumların önceden deşifre edilmesi sağlanmalıdır. Bu konuda ülkemizi yöneten siyasilerin ve bürokratların, FETÖ ve benzeri oluşumlara fırsat vermemek için onların şeffaf ve denetlenebilir olmasını sağlayacak tedbirleri almaları gerekmektedir.

Devletin geçmişte dini gruplara ve kesimlere yönelik baskısı ve katı laiklik uygulamaları bazı kesimlerin merdiven altı faaliyetlerine zemin oluşturduğu ve dini bilginin vatandaşlara sahih bir şekilde ulaştırılmasının önünde engel teşkil ettiği malumdur. Ancak son yıllarda devletle halkın barışması ve din eğitim ve öğretiminin önündeki engellerin kaldırılmış olması artık tüm oluşum veya cemaatlerin bir an önce şeffaf bir yapılanmaya dönüşmesini gerekli hale getirmiştir. 

Yaşayan Kur'an ve Müslümanların en güzel örneği olan Hz. Peygamber’in doğru anlaşılmasının ve sahih bir peygamber tasavvurunun, FETÖ tarzı oluşumların ortaya çıkmasının önündeki en büyük engel olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle, Hz. Peygamber’in beşer üstü ruhani bir kişilik değil, hayatının her yönüyle örnek alınması mümkün bir beşer olduğu sade ve anlaşılabilir bir dille yediden yetmişe tüm topluma en iyi şekilde öğretilmesine çalışılmalıdır.

Dinin temel kaynakları olan Kur'an ve Sünnetin akledilerek okunması ve üzerinde düşünülmesi gerekir. Unutulmamalıdır ki FETÖ ve benzeri oluşumların ortaya çıkmasının en temel nedeni Müslümanın kişinin mutlak itaat duygusuyla aklını ve vicdanını kutsiyet atfedilen kişi ve oluşumlara teslim etmesidir.

Yanlış dindarlık algıları üzerinde durulmalı, bireysel olarak dini algılama biçimlerinin değiştirilmesi ve tashih edilmesi hususunda bilinçlendirmeye ve eğitim faaliyetlerine hız verilmelidir. Hazırcılık ve kısadan kurtuluşa erebilme anlayışının İslam Dini ile bağdaşmadığı vurgulanmalıdır.

Dini eğitim veren kurumlardaki nitelik kaybı üzerinde önemle durulması gereken bir husustur.  Din eğitimindeki eklektik yaklaşım ve 1980 sonrası mezhepler üstü din eğitimi algısı, gelenekten kopmaya ve köksüz bir din eğitimine sebep olmaktadır.

Cemaat yapılarının görev veya faaliyet alanlarının belirlenmesi ve bilinmesi gerekir. Dini cemaat ve yapıların kuruluş amaçlarının dışına çıkmaması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ülkemizdeki cemaat yapıları üzerinde bir kontrol vazifesi görmesi ve faaliyetlerine karşı denetleme yetkisi olması gerekir.

FETÖ’ye yönelik ciddi bir arşiv ve literatür meydana getirilmeli ve mutlaka FETÖnün yayınlarının bütün baskılarının eskisi ve yenisi ile bir arada değerlendirilerek analizinin yapılması gerekir. Ayrıca sesli ve görüntülü FETÖ kayıtlarının deşifre edilmesi de önem arz etmektedir. Dahası benzer arşiv tüm oluşum ve gruplarla ilgili de oluşturulmalıdır. Hem FETÖ hem de diğer oluşumlarla ilgili akademik çalışmalar özendirilmeli ve deşvik edilmelidir.

FETÖ ile mücadelenin uzun soluklu bir mücadele olacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla çeşitli sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun çeşitli katmanlarının bu noktada birlikte çalışması ve bu araştırmalara destek olması oldukça önemlidir.

Türkiye’deki ve dünyadaki dini oluşumlar ve cemaatler ile ilgili bilimsel çalışmaların erişilebilir hale getirilmesi, okunması ve değerlendirilmeye açık hale getirilmesi gerekir.

Dini bilginin sunulması ve uygulanması noktasında hiçbir dini eğitimi, akademik geçmişi ve formasyonu olmayan kişilerin bu alandaki faaliyetlerinin kontrol altına alınması gerekir. Bu noktada, eğitim alanında yönetici pozisyonunda olan kimselerin zeki ve çalışkan öğrencileri İlahiyat eğitimine teşvik etmesi gerekir.

Türkiye’de dini otorite olarak Diyanet İşleri Başkanlığı esas alınmalıdır. Diyanet TV’nin dini açıdan bilgilendirme amaçlı vb. yayınları arttıkça halkın bu tarz yapılara kapılması önlenebilir.

FETÖ ile mücadelede yurt dışı enformasyon ve lobi faaliyetlerinin ciddi bir şekilde ele alınması lazımdır.

15 Temmuz, bütün devlet kurumlarının yeniden planlanması ve yapılandırılması gibi bir görevi devlet yöneticilerinin omuzuna yüklemektedir. Bu nedenle milli ve yerli bir eğitim sistemi 15 Temmuz sonrasını kurgulama açısından çok önemlidir.  

fetö Canik Belediyesi 15 Temmuz Diyanet İşleri Başkanlığ
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert