Cemaatle Mücadelede Hukuk ve Dua
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Cemaatle Mücadelede Hukuk ve Dua
02.12.2017 11:45:35

 

Cemaatle Mücadelede Hukuk ve Dua

Eski Rektör Kur'an’ın üzerine yemin etmesine rağmen duaların ve hukukun kabulüyle; Cemaatçilikten tutuklanıp cezaevine gönderilmişti.

Yardımcılarından eski bir Dekan ise, iki kere gözaltına alınmış 9 saat ifade verdikten sonra, yönetim tarafından açığa alınmıştı.

Bylock yazılımı yüklü telefonunun kuruma kayıtlı olması ve o tarihte başkası tarafından kullanıldığına dair, kendi talebiyle savcılıktan aldığı sadece bir yazıyı kurum yeterli görerek, hakim kararıymış gibi vekaleten kendisini işe iade etti.

Tek soru, tek cevap... Ya diğer sorular? Ya da FETÖ mağduru eski personelinize yaptığınız mobbingler ve iftiraen açılan  mizansen soruşturmalar?

Aklamalar, taklalar... Atadığınız cemaatçi personeller…

Adamın duası tutmuş ama hukuku tecelli ettirememişti. Bu duasını kabul eden diğer arkadaşının ise, duaları kabul edildi ve Rektör oldu.

Şimdilerde tüm duası, cemaati üniversiteden silmekmiş.!!!! Hukuken kendisi ve diğer cemaat taşeronları görevde kaldığı sürece. Dua-yence ve hukuken yani.

Ya tutarsa... Diyelim ve bir hikaye ile yazımızı bağlayalım.

Küçük kasabanın birinde bir caminin tam karşısında arazisi olan adam, bir genelev inşa etmeye başlamış. İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler.

Ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı çıkamamışlar.

Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu genelev için her gün beddua etmekten öteye geçememiş.

İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş. Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler.

Genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direkt veya indirekt olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddiası ile camiye karşı tazminat davası açmış.

Cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler.

Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da kabul etmemişler. Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkeme günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:

– Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum, demiş.

Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var.

-Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi,

-Diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam ve cemaati…!

Aynen günümüzde olduğu gibi kimi dinsizlerin menfaat ve çıkarları uğruna nasıl dindar gözüktükleri ile kimi dindarların çıkarları uğruna nasıl dini inkar ettiklerinin hikayesidir.

Hukukun bir azize kadar saygın ve bir fahişe kadar da kaygan olduğunu hatırlatarak...

Takdiri ilahi ile Takdiri hukukun aynı anda tecelli edeceği günler ve  hukukun abdestiyle akademik F-Tipi cemaatçilere daha çok namaz kıldırtmak dileğiyle....

Tahir Çalgüner

Tahir Çalgüner FETÖ
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert