Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bana İcazeti Pensilvanya Değil Halkım Verdi
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bana İcazeti Pensilvanya Değil Halkım Verdi
01.06.2018 09:39:10

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bana İcazeti Pensilvanya Değil Halkım Verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Haziran öncesi Malatya'da düzenlediği mitingde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'yi eleştirdi. AK Parti'nin kuruluşu için Pensilvanya'dan icazet aldığını iddia eden Muharrem İnce'yi eleştiren Erdoğan, "İspat edemezsen 'namertsin' dedim, hala ispat edemedi. Niye yalan söylüyorsun? Genel başkanın yalancı diye sen de yalancı olmaya mecbur musun? Sayın İnce, bana icazeti Pensilvanya değil halkım verdi" dedi. Cumhurbaşkanı ayrıca, Suriye'nin kuzeyinde yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'yla etkisiz hale getirilen terörist sayısının 4 bin 500 olduğunu kaydetti. Afrin'de teröristlerden arındırılan 4 bin kilometrekarelik alanda Türk, Kürt, Arap ve Türkmenlerin barış ve güven içinde yaşadığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uçakla geldiği Malatya'da, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Malatya Valisi Ali Kaban, Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat ve protokol üyeleri tarafından karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, otobüsle kent merkezindeki miting alanına ilerlerken, kendisine sevgi gösterisinde bulunan vatandaşları selamladı. Miting alanında güvenlik önlemleri eşliğinde kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yağmur yağışına rağmen tezahüratlarda bulunanları selamladı. Miting boyunca 2 bin güvenlik gücünün görev aldığı miting çevresinde havadan da polis helikopteri uçuş yaptı. Mitinge katılanlar, Türk bayrağı ve Ak Parti flamaları salladı.

Bir saat gecikmeli olarak miting alanına gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, zamanında geldiklerini ancak havaalanından miting alanına kadar sevgi gösterisi nedeniyle geciktiklerini anlattı. Yolda gelirken 'Malatyaspor ortak payda' şeklinde pankart gördüğünü anlatan Erdoğan, "Malatyaspor'a ne yaptıysa yine AK Parti yaptı. Malatya stadını biz yaptık ve Malatyaspor'da hakkını veriyor" dedi.

'ONLAR LAF ÜRETİR, BİZ İCRAAT'

Konuşmasının başında AK Parti iktidarlarında Malatya'ya yapılan hizmetleri anlatan Erdoğan, "Geçtiğimiz 16 yılda ülkemizi her alanda 3,5 kat büyüttük. 20 yıl öncesinin Malatya'sını düşünüyorum. Nerede o Malatya nerede bugünkü Malatya. Altyapısı üst yapısıyla bugün bambaşka Malatya var. 2023 hedeflerimize ulaşarak, ülkemizi 2 kat daha büyütmeye talibiz. Hizmet siyaseti yaptık yapacağız. Millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geliyoruz. Bugüne kadar bu anlayışla çalıştık 24 Haziran'da da yeniden hizmet için, yatırım için, proje için destek istiyoruz. Malatya'ya 16 yılda birçok hizmet ve yatırım yaptık. CHP bu yatırımları yaptı mı buraya? CHP'de laf var o kadar. Biz yaparız, onlar laf üretir biz icraat üretiriz. Onlar laf üretir, biz icraat. İşte CHP bu, AK Parti bu" diye konuştu.

KILIÇDAROĞLU'NA SSK ELEŞTİRİSİ

Konuşmasında kente yapılan sağlık tesislerini görüntülerle anlatan Erdoğan, Malatya'yı sağlık turizminin en önemli merkezlerinden birisi yapmayı hedeflediklerini ifade etti. Erdoğan, bu sırada şehir hastaneleri görüntülerinin yerine eski SSG hastanelerinin gösterilmesini isteyerek, "Bay Kemal'in SSK Genel Müdürü olduğu zamanki görüntüleri vermeniz lazım" dedi. Bunun üzerine ekrana yansıtılan görüntüleri izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu da Bay Kemal'in Genel Başkan olduğu zamanki hastanelerin hali" dedi. Erdoğan, bu sırada görüntülerde genel müdür olarak SSK hastanelerinin 10 yıl önce daha iyi olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu'nu, " '10 yıl önce daha iyiydi, şimdi benim genel müdürlüğümde daha kötü oldu.' diyor. Zavallı, zavallı. Şikayet makamında değil şikayetleri düzeltme makamındasın Bay Kemal" sözleriyle eleştirdi.

'CHP ZİHNİYETİNİ MİLLETİMİZ İYİ HATIRLIYOR'

Konuşmasında CHP ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle dedi:

"Türkiye'ye hizmet etmek, projeler hayata geçirme şansına öyle her fani sahip olmaz. Bazıları bu fırsatı yakalar, kimi beceriksizliğinden, kimi kifayetsizliğinden, kimi ahlaksızlığından batırır gider. Tıpkı CHP'nin başındaki zat gibi. SSK'ya Genel Müdür yaptılar, batırdı gitti. İstanbul'u bu partiden nasıl teslim aldığımızı biliyorsunuz. Neydi çöp dağları. Ümraniye'de çöp dağları patladı 39 vatandaşımız hayatını kaybetti. Kim vardı CHP. CHP zihniyetinin bu ülkede ne zaman iş başına gelse kriz, yolsuzluk, yoksulluk, yokluk, gerilim ile yerle yeksan ettiğini milletimiz çok iyi biliyor. Bu ülkede dikili ağacı olmadığı için şimdi çıkmış bizim eserlerimize çamur atıyor ya da sahip çıkmaya çalışıyor. Çıkmış şimdi İstanbul'da 3'üncü havalimanına ne gerek var diyor. Dünya nefesini tutmuş takip ediyor ama o 'ne gerek var' diyor. Ülke başarısını küçültmeye çalışıyor. Kanal İstanbul'a, şehir hastanelerine, bölünmüş yollara, tünellere, havalimanlarına ne gerek var diyorlar. CHP'nin başındaki zat 2001 yılında uçak inmeyen, yolcusu olmayan havalimanı diyerek Sabiha Gökçen Havalimanı'nı eleştiriyordu. O zaman o havalimanına uçak inmiyordu doğru ama biz geldik Sabiha Gökçen yetmez oldu. Sabiha Gökçen'i büyüttük şimdi yeni pist, terminal binaları yapıyoruz. Ey Kemal iş bilenin kılıç kuşananındır. Bunların birde cumhurbaşkanı adayı var o da genel başkanıyla yarışıyor. Neymiş köprü yapmak kolaymış, 4'üncü boğaz köprüsünü de o yaparmış. İlk köprüde Demirel'in, 2'inci köprüde Özal'ın 3'üncü köprüde de benim karşıma dikildiniz. Senin partinin ömrü boğazda dizili köprülerin inşasını engellemeye çalışmakla geçti."

'SEN YÖNETİLENSİN, BİZ YÖNETEN'

Seçim bildirgelerini baştan sona teknoloji, sanayi, bilim ile donattıklarını CHP'nin bildirgesinde ise bunların geçiştirildiğini anlatan Erdoğan, CHP adayı İnce'ye yönelik eleştirilerini şöyle sıraladı:

"Mesela savunma sanayinden bahsetmemişler. Senin fizik öğretmeni olman bu işleri halletmeye yetmez. Birileri kulaklarına üflüyor, çıkıp meydanlarda esip yağıyorlar ama arkası boş. 193 ülkeye otomotiv sektörü ihracat yapıyor ama bunların haberi yok. Son 12 yılın ihracat şampiyonu otomotiv sektörü ama haberi yok. Bugün 60 bin istihdamı ile yüzde 88 kapasite kullanım olanağı ve 124 tasarım merkez ile gurur verici otomotiv sektörüne sahip olduğumuzu bilmiyorlar. Çünkü tembeller, parti içi kavga, hizip çekişmesinden zaman bulamadıkları için boş boş konuşuyorlar. Bu vesile ile kendilerini yerli otomobil konusunda bilgilendirmiş olalım. Tesla otomobil var ya onun patronu ziyaretime geldi. Bu konuları onunla konuştuk. Şimdi diyor ki Erdoğan 20 yıl geriden geliyor. Muharrem Efendi bizim hayatımız bu işleri yönetmekle geçti, sen yönetilensin biz yöneten."

'BANA İCAZETİ HALKIM VERDİ'

Erdoğan, konuşmasının son bölümünde Muharrem İnce'nin AK Parti'nin kuruluşunda Pensilvanya'dan icazet aldığı yönünde iddiada bulunduğunu ve kendisinin de ispatlamasını istediğini hatırlattı. İnce hakkında hemen dava açtığını dile getiren Erdoğan, şöyle dedi:

"Bu Muharrem İnce diyor ki ben AK Parti'yi Pensilvanya'dan icazet alarak kurmuşum. Dedim ki Sayın İnce, şimdi sen bu iddianı ispat edemezsen namertsin dedim, hala ispat edemedi. En sonunda dün bir yazarın kitabından bir cümle almış o yazar da cevap veriyor ve iddianın kendisine ait olmadığını soyut ifade olduğunu söylüyor. E be İnce, şimdi sen bu iddianı ispatlamadığına göre, davayı açtım, yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Niye yalan söylüyorsun? Çok saygın bir annesi var, öyle zannediyorum ki annesi de bu yalandan hasta olur. Niye yalan söylüyorsun. Genel başkanın yalancı diye sen de yalancı olmaya mecbur musun? Hadi bakalım ispat et. Şimdi davayı açtım, ben neden icazet alacağım. Hayatım siyasetin içerisinde geçti dolayısıyla yol arkadaşlarım, dava arkadaşlarım beraberce konuştuk kararımızı verdik cezaevinden çıktıktan sonra partimizi kurduk. Partimizi kurduktan 16 ay sonra siz bizi iktidar yaptınız. Sayın İnce bana icazeti Pensilvanya değil halkım verdi. Ama onlar bu işten anlamaz. Onlar halk ifadesini partilerinin tabelasında kullanırlar. Halk nedir bilmezler. Yalan, iftira, dün söylediğini bugün inkar etmeyi, milletle kavgayı bilirler, başka bir işe de yaramazlar."

CUMHURBAŞKANI ERDOGAN, İFTAR PROGRAMINDA KONUŞTU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya'da kent protokolü, muhtarlar, kanaat önderleri ile esnaf, sanatkarlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle düzenlenen iftar programına katıldı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken'in de katıldığı programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Güçlü Türkiye Hedefi'ne destek istedi. Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı da anan Erdoğan, Türkiye'nin AK Parti hükümetleriyle 3 buçuk kat büyüdüğünü belirterek, şöyle dedi:

"Biz hep 'İstişare eden pişman olmaz' düsturuyla hareket eden, meşvereti farklı görüşleri dinlemeyi ilke edinen bir siyasi hareket olduk. Ülkemiz ve milletimiz için attığımız hemen tüm adımları, toplumumuzun çeşitli kesimleriyle görüştükten, onların talep ve beklentilerini dinledikten sonra pratiğe geçirdik. Bizim dönemimizde Türkiye, ekonomide 3 buçuk kat büyüdü, kişi başına düşen milli gelirimiz 3 bin 500 dolardan, yaklaşık 11 bin dolara yükseldi. IMF kapılarında bir kaç milyar dolar için yalvaran ülkeden, insani yardımlarda dünya birincisi bir Türkiye'ye kavuştuk. Hatırlayın 23 buçuk milyar dolar IMF'ye borcumuz vardı. Bunu ödedik. En son 2013 sıfırladık. Bizim şimdi IMF'ye borcumuz yok. Tam aksine onlar bizden borç istedi, biz de arkadaşlara 'Verin' dedik. Ne istiyorlardı, 5 milyar avro. Baktılarki 'Bu çılgın Türkler bize borç verecek' vazgeçtiler.

'AFRİN'DE 4 BİN 500 TERÖRİSTİ ETKİSİZ HALE GETİRDİK'

Türkiye'nin savunma sanayinde kendi silahını üretmenin yanı sıra başka ülkelerin de bu silahları kullandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'nin kuzeyinde yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'yla etkisiz hale getirilen terörist sayısının 4 bin 500 olduğunu kaydetti. Afrin'de teröristlerden arındırılan 4 bin kilometrekarelik alanda Türk, Kürt, Arap ve Türkmenlerin barış ve güven içinde yaşadığını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"2002'nin sonunda geldiğimizde ihracatımız 36 milyar dolardı ama şimdi 161 milyar doların üzerine çıkardık. Savunma sanayinde yüzde 20'ler düzeyinde olan yerli üretim oranını yüzde 65'e çıkarttık. Kendi güvenlik güçlerimizle birlikte dünyanın farklı ülkelerinde artık bizim ürettiğimiz silahlar, arazi araçları, hücumbotlar, korvetler kullanılıyor. Hamdolsun artık biz insansız hava araçlarımızı üretiyoruz, artık biz silahlı insansız hava araçlarımızı üretiyoruz. Eskiden Amerika'nın kapısına gidiyorduk maalesef, 'Bugün git, yarın gel.' Sonunda 'Kongrede izin çıkmadı' diyorlardı. İsrail'den aldık 10 tane. Onun da bir kaç tanesi arızalandı. Ondan sonra tamiratı için akla karayı seçtirdiler bize. Şimdi biz kendi İHA'larımızı, SİHA'larımızı yapar hale gelince, elhamdülillah artık böyle bir derdimiz yok. 16 yıl önce bölücü örgütle mücadelesinde dahi birilerinin yardımına silah, mühimmat, istihbarat desteğine muhtaç bir ülke iken, bugün yurtiçinde ve yurtdışında dünyanın en başarılı operasyonlarını yürüten bir Türkiye'ye kavuştuk. İşte son DEAŞ tehdidini sınırlarımızın ötesinden kazıyıp attık. Fırat Kalkanı Harekatı'nda, bunun yanında özellikle Cerablus'ta attığımız adımlar ortada. Bütün bunlar yapılırken 3 bin DEAŞ mensubunu etkisiz hale getirdik. Bölücü örgüte tarihinin en büyük, en ağır darbelerini indirdik. Bölücü terör örgütü hem militan temini, hem haraç toplama, hem de bölge halkı üzerinde baskı kurma noktasında artık tükenme aşamasına geldi. Bir dönem ellerini, kollarını sallayarak gezdikleri dağlar, şuan o teröristlerin mezarı oldu. Artık Mehmetçiğimiz Cudi'de, Gabar'da, Tendürek'te, Beslerderesi'nde bunların inlerine girdi inlerine. Onlar kaçtı, Mehmed'imiz kovaladı. Bizim de şehitlerimiz oldu. Ama onların bakıyorsunuz on kat, on beş kat teröristleri etkisiz hale geldi. Zeytin Dalı Harekatı'nda, Afrin'de 4 bin 500 teröristi etkisiz hale getirdik. 2'nci Ordu Komutanlığı burada, burası koordine ediyor. Daha 5 ay öncesine kadar teröristlerin sokaklarında cirit attığı Afrin'de bugün hamdolsun huzur var, emniyet var. Ülkemizin teröristlerden arındırdığı 4 bin kilometrekarelik alanda Türk, Kürt, Arap kardeşlerimiz, Türkmen kardeşlerimiz barış ve güven içinde yaşıyor."

'YENİ TÜRKİYE'NİN HAMURUNU; İRADE, ERDEM VE CESARETLE YOĞURACAĞIZ'

Türkiye'nin yeni hedeflerine kavuşacağı dönemi 'şahlanış dönemi' olarak ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Türkiye'nin hamurunu irade, erdem ve cesaretle elbirliğiyle birlikte yoğuracaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Önümüzde yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Bu dönem, Türkiye'nin şahlanış dönemidir. Bizi bu hedeflerimize ulaştıracak yol haritalarımız olan manifestomuz ve seçim beyannamemizi geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaştık. Yeni Türkiye'nin hamurunu; irade, erdem ve cesaretle inşallah el birliği içinde hep beraber yoğuracağız. Bu üç prensip, 2053 ve 2071 Türkiye'sine yürürken yolumuza çıkan, çıkartılan engelleri aşmamızı sağlayacak en önemli hasretlerimiz olacaktır. Çünkü iradesi olmayanı, idare etmek kolaydır. İrade, kararlılıktır sevaptır, doğru bildiğin yoldan ayrılmamaktır. İrade, saldırılar karşısında yılmamak, boyun eğememektir. Erdem ise her şeyin giderek yozlaştığı bu çağda ahlak, sadakat ve merhamet çınarlarına sarılmaktır. Erdem, kısa vadeli çıkarlar için adale ve hakkaniyetten taviz vermemektir. Erdem, mazlumun elinden tutmak, garibin hal ve hatırını sorabilmektir. Cesaret de savunduğun tüm bu değerler uğruna mücadele etmeyi, gerekirse canını vermeyi göze almaktır. Bu üç değeri taşımayanların ülkemize ve milletimize verebilecekleri hiçbir şey yoktur. Sizler, ahilik geleneğimizin günümüz temsilcisi olarak bu ilkelerin değerini çok iyi biliyorsunuz. Zira biz, ilhamımızı, ahilerin şu duasından alıyoruz. Ne diyor Ahilik Duası; 'İnançta sebat, doğru yolda olgunluk, dilde açıklık, sözde düzgünlük, işte kuvvet, çalışmada dikkat, mal ve rızıkta bolluk, dostlara sevgi, akrabalara şefkat.' Biz işte yeni dönemi bu duada hayat bulan ahilik ruhuyla inşa ve ihya etmek istiyoruz. İşte bunun için vakit birlik vakti, vakit Türkiye vakti. Siz kardeşlerimizden de kutlu mücadelemize destek bekliyoruz. Benim nazarımda esnaf, sadece ticaret erbabı değildir. Aynı zamanda yeri geldiğinde dosttur, kardeştir, akrabadır. Esnaf başın dara düştüğünde, sığındığın gönül kapısıdır."

'NİCE HİZMETLERİ ÜLKEMİZE KAZANDIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnaf ve sanatkarlara yönelik teşvikleri anlatarak, bunların yeni dönemde de süreceğini belirterek, "Biz bugüne kadar daima esnaf ve sanatkarlarımıza değer verdik. Onları baş tacı yaptık. Hamdolsun geçtiğimiz 16 yılda sizlerin dertlerine derman olacak pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik. 1964 yılında yürürlüğe giren ve sizlerin ihtiyaçlarınıza cevap vermeyen, veremeyen 507 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu'nu, günün şartlarına göre biz yeniledik. Vergi mevzuatında esnaf ve sanatkarlarla ilgili çok sayıda değişiklikler yaptık. Esnaf ve sanatkarlara makine, ekipman ve demirbaş alımları, işyeri modernizasyonu ihtiyaçlarının  karşılanması amacıyla 30 bin liraya kadar yüzde 100 faiz indirimli kredi kullanma imkanı getirdik. Emeklilik sonrası esnaflık yapan, esnaf ve sanatkarların ödemiş olduğu sosyal güvenlik destek primini kaldırdık. Böylece esnaf ve sanatkarların emekli maaşlarında yüzde 10 artı sağladık. 2011, 2014, 2016 ve 2017 yıllarında esnaf ve sanatkarların borçlarını yeniden yapılandırdık. Bunun gibi birçok alanda sizlerin yükünü hafifletecek düzenlemeleri uygulamaya koyduk" diye konuştu.

TÜRK LİRASI ÇAĞRISI

Erdoğan, vatandaşlardan dövizlerini Türk Lirası'na çevirmeleri çağrısında da bulunarak, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Esnaf kardeşlerim şunu çok iyi bilirler; çırağa dükkan teslim edilmez. Siyasette hiçbir başarısı, hiçbir tecrübesi olmayanlara ülkenin yönetimini asla veremeyiz. Girdiği her yarışı kaybedenlerin, ne kendilerine, ne de milletimize verebilecekleri bir şey yoktur. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızı, varlık barışından faydalanarak yurtdışında veya sistem dışında tuttukları paralarını bankalarımıza yatırmaya davet ediyorum. Aynı şekilde döviz hesabı olan vatandaşlarımızı da Türk Lirası'na geçmeye davet ediyorum. Gelin, Türkiye'nin ekonomisini ve istikrarını döviz kuru üzerinden sarsmaya çalışanlara hep birlikte derslerini verelim."

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti CHP
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert