Dost musunuz, düşman mı?
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Dost musunuz, düşman mı?
25.05.2018 12:11:59

 

Dost musunuz, düşman mı?

Selam olsun! Türk İslam birliğine, ülküsüne gönül vermiş geleceğimizi aydınlatacak o yiğit, cepheyi terk etmeyen imanlı Alperenlere...

Lüzumuna binaen... Bir yazı yazalım dedik ortaya... Alması gereken alsın payına düşeni... Varsa gerekçeleriyle bizde de eksikler, yanlışlar söylensin, yazılsın ki biz de düzeltilebilelim kendimizi diye...

Bilinmelidir ki; Biz Türkler Kahramanlık duygularımızı Nihal Atsız'dan, Vatan sevgimizi Namık Kemal'den Aşkı Aşk deyince ötesini arama diyen Abdürrahim Karakoç’tan aldık, asırlarca bu minvalde yolumuza devam ettik, son nefesimize kadar da devam edeceğiz inşAllah...

Tek başına, İslamiyet’le birleşmeyen salt Milliyetçilik nereye götürür ki Müslüman olan, olduğunu söyleyen insanları... Hiç değil mi hiç bir yere... Ömrünü Türk ve İslam  Ülküsüne adamış, Türk Milleti’ne ve Türk Dünyası’na üstün hizmetlerde bulunmuş, Devletin selameti, milletin bekası için her türlü fedakârlığı yapmış, eziyete katlanmış, gerçek bir vatan sevdalısı, Aziz Türk Milleti ve Türk Devleti’ne kalben sadakatle bağlı, Türk Dünyasının başbuğu merhum Cennet Mekân Alparslan Türkeş’in yılmadan yorulmadan azimle, kararlılıkla yedinden yetmiş herkese anlatmaya çalıştığı, savunduğu Milliyetçiliği, Ülkücülüğü anlamayıp ya da yanlış anlayıp kafatası seçiciliğini milliyetçilik sananlar... Rakı masasında ülke kurtaranlar... Zina yapıp namus dersi verenler... Medeniyet adı altında her türlü saçmalığı kendilerine hak bilenler… Sabah uyandığınızda kutsal bir değnek dokunuyor arınıyor musunuz da, bu arınmadan sonra klavye mücahitliğine girişiyorsunuz?

Şu küçücük hayatlarını düzeltemeyen, inandıklarını söyleyip Yaratıcıya olan görevlerini ifadan imtina eden... Cumadan Cumaya bile değil tamamen camiinin yerini unutan sizler... Ha yaparsınız yapmazsınız, inanırsınız ya da inanmazsınız elbet ki o sizin tercihiniz Yaratanla aranızda olandır. Cennet Mekân Atam Fatih Sultan Mehmet Han’ın torunları bizler insanlara; “Dinin nedir? , Namaz kılıyor musun? Oruç tutuyor musun? Gibi Allah (C.C)’nin soracağı soruları sormadık, sormayız da. Biz insanlara Aç mısınız? Bir şeye ihtiyacınız var mıdır?, Bir sorununuz var mıdır diye sorarız. Amma velakin öyle deyip öyle olmamanız... Böyle deyip böyle olmamanız... Ekranlara oynamanız... Söyledikleriniz karşında yaptıklarınız... Haliniz izahtan vareste iken kendinizce bozuk gördüğünüz ülkeyi düzeltme iddiasında olmanız abesle iştigalin bağıran örneği değil de nedir? Demezler mi size sen önce bir kendine bak hele kimsin, kimlesin, nesin, neylesin ne yapmaktasın diye... Sorun burada işte... Kimi kandırmadır ki bu... Milleti mi? Kendinizi mi? Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz derler değil mi. Bu noktada sizler çelişkiler barınağı... Söyledikleriniz yaptıklarınız... Tezatlıklar yumağı...

Sınırlarımızı ihlal eden teröristlere karşı uluslararası hukuka uygun bir biçimde meşru müdafaa hakkını kullanan, sayısız şehitler vermek zorunda kalan bu noktada yaşlısı ile genci ile ülkemizi destekleyen bizleri dahi ülkeyi karıştırmakla, insanlar birbirini yesin diye ne yapacağımızı şaşırmakla itham eden sığ akıllar Türkiye’nin Huzurunun güveninin sınırlarının güveni ile mümkün olabileceğini bilmezler mi, evlerine girdiklerinde kapıları sonuna kadar açık mı yaşamaktadır bu insanlar ki koca ülkenin sınırlarının düşman saldırısına sonuna kadar açık kapı, korumasız, korunmasız bırakılmasını istemektedirler yoksa bunu da sırf Sayın Erdoğan düşmanlığı olsun da ne olursa olsun mantığı, mantıksızlığıyla mı yapmaktadırlar? Amiyane tabirle af buyurun; Neyin kafasını yaşıyorlar inanın anlayabilmek zor çok zor…

Ayakları sağlam basan, gerekçeleri mantıklı muhalefetin görüşlerini benimsesek de benimsemesek de muhalefet olma özgürlüklerini desteklemek gerek amenna saddakna demokrasinin gereği bu konuda hem fikiriz... Ona ne şüphe... Ee zaten Ülkece en büyük sorunlarımızdan biri de bu değil midir muhalefetin yetersizliği. Bizim karşı çıktığımız ise bu konudan çok çok ayrı... Bizim bahsettiğimiz; Muhalefet olmakla düşman olmak arasında çizgiyi bilebilmek... Aynı şeyleri düşünmek zorunda değiliz elbet... Aynı kandan olan, aynı ailenin eğittiği kardeşler bile tamamen aynı özelliklere sahip değilken, aynı şeyleri düşünmüyorken çok mu gariptir senin benden farklı düşünmen... Benim senden farklı düşünmem... Asıl olan düşünüyor olabilmemiz, asıl olan bizi biz yapan farklılıklarımızla huzur içinde bir arada yaşıyor olabilmemiz değil midir? Pek tabi asıl olan budur ancak düşünmekle, yaşıyor olabilmekle, düşman olmak, pervasızca, temelsizce, somut verilerden uzak, senarize edilmiş bir kurgudan ibaret hayal ürünü olaylarla milletin zararına milletin seçmiş olduğu Cumhurbaşkanına karşı algı operasyonu yapmak, gerçek dışı isnatlarda bulunmak arasında ki ayrımı kavrayıp, idrak ederek. Tek adam diktatörlük iddialarında olanlar (bunu söyleyebiliyor olmaları tek başına kendi asılsız iddialarına cevap vermektedir o ayrı) maalesef ki diktatörlükle suçlamakta oldukları o adamın karşısına getirecekleri biri için dahi günlerdir ortak karar alamadılar gördünüz gördük ve bu iddia sahipleri ülke yönetimine talipler. Güler misin ağlar mısın?

Devlete her zamankinden daha çok destek olunması gereken şu günlerde sırf Sayın Erdoğan aleyhine olsun diye konuşanlar, yazıp çizenler... Nasıl bir büyük lidermiş ki Sayın Erdoğan hepinize böyle bir sıkıntı olmuş... Ne yapacağınızı... Kimle olacağınızı dahi şaşırmışsınız, özünüzü, kökünüzü unutmuşsunuz. Tabii ki kabul etmeme desteklememe özgürlüğüne sahipsiniz... Tabii ki eksik gördüğünüz hususları dile getirebilirsiniz... Tabii ki akla yatkın tüm milletin menfaatine alternatifler sunabilirsiniz. Lakin dün sayıp sövdükleriniz, kırıp döktüklerinizle bugün el ele, kol kola gezerseniz, kendi içinizde ki çelişkileri gidermeden siyasi analizlere girişirseniz ne kadar inandırıcı güvenilir olabilirsiniz ki bu millet için. Dönüp baksanız ya bir hele ben neyim neredeyim, kimim, kimleyim ne dedim ne yaptım yapıyorum diye... Sırf Erdoğan düşmanlığı olsun diye sarıldıklarınıza, medet umduklarınıza bir baksanız ya... Dost musunuz düşman mısınız anlayabilmek inanın çok zor...

Bir hukukçu olarak ünlü felsefeci Voltaire gibi; Düşüncelerine katılmıyorum ama senin düşüncelerini savunma hakkını sonuna kadar destekleyeceğim diyor muyum diyorum elbet...  Elbet-te  Vatanı milleti tehlikeye sokan, devleti uçurumun kenarına götüren düşüncelerini değil elbet, Ne gariptir ki;  Demokrasi naraları atanlar Millet iradesi ile gelmiş Cumhurbaşkanına bu denli saldırabiliyor, millet iradesini yok saymaya çalışabiliyorlar.

Merak ettiğim odur ki; Bu kavramların tanımı, anlamı her olaya göre değişiklik mi arz ediyor yoksa kavramların içini boşaltıp anlamsız hale getirme çabanızın altında Ülke menfaatlerinden öte sizin yüksek menfaatleriniz mi yatıyor... Cumhur ittifakında sırf Sayın Erdoğan’a muhalif olsun diye karalama propagandasına girenler, olumsuz eleştiriyi hakarete vardıranlar biz sizin söylediklerinizle mi Sayın Erdoğan’ı seçtik de şimdi vazgeçelim... Döviz operasyonu- Dolar yükseldi ülke ekonomisi bozuluyor diye sevinecek kadar aciz, sefiller nasıl da çabuk unuttunuz 15 Temmuz da korkusuzca bizim canımızdan vazgeçtiğimizi, tankların önüne bedenlerimizi siper ettiğimizi. Bugün paradan mı vazgeçemeyeceğiz... Hoş siz onca şehidimize rağmen utanmadan 15 Temmuza senaryodur diyecek alçaklığı da göstermiştiniz değil mi?

Bilinmelidir ki; Cennet Mekân Şehit Muhsin Başkanın ve Başbuğ Alparslan Türkeş’in izinde giden bizler Slogancı, kavgacı, ezberci zihniyetten geleceğimizi aydınlatacak Alperenlerin değil, çetelerin güdümüne girebilecek kuklaların çıkacağını çok iyi bilerek, Geleceğimizi aydınlatacak Alperenler için Önümüzde iki seçenek; Ya ibret almayanlar gibi tarihin tekerrürüne seyirci kalacak ya da bu ezberi bozacak olanlar olduğumuzun bilincinde ikinci yolu hak yolu seçtik ve bu yolda devam ettik, Allah (C.C) ömür verdikçe de bu yolda devam edeceğiz inşAllah.

Selam olsun! Buradan onuruyla, imanıyla dimdik ayakta, Cephesini terk etmeyip, Türk İslam birliğine, Ülküsüne gönül vermiş, ömür vermiş, Geleceğimizi aydınlatacak o yiğit Alperenlere...

Zuhal Kurtyemez

İslamiyet Alparslan Türkeş Cumhur ittifakı
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert