Dâvâ Ve Dâvâ Adamlığı
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Dâvâ Ve Dâvâ Adamlığı
01.02.2018 14:08:50

 

Dâvâ Ve Dâvâ Adamlığı

İslâm ve din merkezli siyasi oluşumlarda dâvâ ve dâvâ adamlığı kavramı çok sık olarak kullanılır. Ama bu kavramı kullananların çoğu “dâvâ” kavramının veya dâvâlarının ne olduğu veya ne anlama geldiğini bilmez veya tam olarak ifade edemezler, ancak bu kavramı dillerine dolamışlardır ve her fırsatta kullanırlar. Peki, dâvâ nedir?

Dâvâ: lugatta, adli mercilerde hak arayışları ile ilgili olarak takip edilen yasal süreç olarak tarif edilir. Fakat bizim anlatmaya çalıştığımız siyasi alanda ifade edilmekte olan dâvâ; mahkemelerde takip edilen değil, tamamen inanç ve din merkezinde olan her Müslüman’ın asla vaz geçemeyeceği Allah’ın (c.c) hükmünün yeryüzünde hâkim kılınması mücadelesidir.

Tefsir âlimlerinin, “din” ile “dâvâ” kavramlarını aynı anlamda yorumladıkları görülür. Muhammed suresinin 7. âyetini Muhammed Hamdi Yazır “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz, Allah’da size yardım eder” şeklinde tercüme ederken, Prof. Seyyid Kutub aynı ayeti “Allah’ın davasına yardım ederseniz” şeklinde meallendirmiştir.

Buna göre Müslüman’ın dâvâsı dini ve dini de dâvâsı olmalıdır. Müslüman’ın dâvâsı, İslâm’dır ve kulu Allah (c.c) rızasına kavuşturacak olan peygamberlerin takip ettikleri hayat çizgisidir.

Prof. Seyyid Kutub’a göre: “Dâvâ bir bütündür ve onun bütünlüğünü korumak son derece önemlidir. Sebep ne olursa olsun, bütünde önemsiz gibi görünen küçük bir bölümünden vazgeçmek davanın bütünlüğünü bozar ve bütünden bir parçanın koparılmış olması dâvâyı da dâvâ olmaktan çıkarır. Dâvâma daha çok hizmet ederim düşüncesi ile, idareyi elinde bulunduranlara yakın olmak için dâvâdan en küçük bir taviz vermek, dâvânın tamamından vaz geçmekle biridir, çünkü bütünlük bozulmuştur.”

Kendilerini öne çıkarma adına toplum içinde devamlı olarak dâvâ kavramını kullananların; herşeyden önce neyi savunduklarını, savundukları dâvânın bütünlüğüne halel getirecek tavizler vermenin ne anlama geldiğini çok iyi bilmeleri ve bütünlüğü korumanın mücadelesini verebilmek için fedakârlık yapmaları gerekir. Aksi halde; her fırsatta dâvâ adamlığından söz ederken, şahsi çıkar ve menfaatleri gerektiğinde sık sık rüzgâra göre yön değiştirenlerin adamlıkları bile sorgulanır.  

Öyle olunca dâvâ adamı kimdir veya nasıl olmalıdır sorusu akla geliyor. Dâvâ adamı: İslâm inancını yüreğine sindiren, Allah (c.c) hükmünün hâkim olmasını dâvâ edinen, bu uğurda gelecek her türlü güçlüklere karşı eğilip bükülmeden ve taviz vermeden dimdik ayakta duran, her türlü sıkıntıya rağmen sonuna kadar değerlerini savunan, dünya nimetleri ve makam/mevki uğruna dâvâsını satmak zilletine düşmeyen ve dâvâsı için diyet ödeme erdemliliği gösterebilen insandır.

Tabiidir ki, bu özellik ve güzellikler; İslâm dâvâsını omuzlama yürekliliğini göze alabilen ve bu yolda karşısına çıkacak sıkıntıları göğüslemeyi şeref olarak kabullenenler için geçerlidir. Yoksa sadece kuru lafta kalan dâvâ adamlığı sözü havanda su dövmeye benzer.

Nuri Başar

Nuri Başar Seyyid Kutub Dâvâ
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert