Engelli olmayı bizler istemedik!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Engelli olmayı bizler istemedik!
24.12.2016 10:56:26

 

Engelli olmayı bizler istemedik!

Kapının yanında sabırsızlıkla beklediği her halinden belli oluyordu.

Kapıdan giren kadını görünce hemen tanıdı, heyecanlandı.

Kadın, Akın’a doğru ilerlerken, sanki birbirlerini yıllardır görmeyen iki dostun kavuşmalarına dakikalar şahitlik ediyordu.

Akın engelli bir gençti. Hayali, okulunda rahat hareket edebilmek için bir akülü arabaya sahip olmaktı.

Bu hayalini duyan bir ablası o hayali gerçeğe dönüştürmüştü.

Lakin Akın ile manevi ablası birbirlerini hiç tanımıyorlardı.

Engelliler gecesi adı altında, özel Fatih Bal Engelliler okulunun, Özel Doğa kolejinin okullarının kapılarını onlara açarak gerçekleştirdikleri, engelli öğrencilerinden oluşan muhteşem bir program düzenlemiştiler.

O gece de Akın, manevi ablam dediği ta uzaklardaki ablasına kavuşmuştu.

Akın sevinçten kızaran yüzünü, ablasına dayamış ablasının öpücükleri ile mutluluğun doruklarına çıkıyordu.

Sahneye çıkıp verilen rollerini oynayanlar, sanatçılara taş çıkartacak kadar mükemmeldiler.

Hele bir tanesi vardı ki... Adı Mücahit Ozey 'di.

"Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur..."

Şarkısını canlandırır iken, sevinçten ağzı kulaklarına varıyordu.

Onun mutluluğu tüm salona yayılmıştı.

Benim gözlerimden akanlar ise, mutluluktandı.

Hayat insanlara her istediği sunmuyordu.

O zaman sunulan hayatta mutlu olmayı öğrenmeliydik.

Evlatlarımızı, Engellidir deyip bir kenara bırakmamalıyız.

Ve asla onlardan utanıp, toplumdan uzak tutmamalıyız.

Okullar, her çocuğun hayatı için çok önem taşımaktadır.

Ama engelli evlatlarımız için iki hatta üç kat daha önemlidir.

Bunu sahnelenen oyunları oynayan, şiirleri okuyan, tango dansını yaparken nasıl ciddi bir iş yaptığını bilen... Çocukları seyrederken anlamamak mümkün değildi.

Engelli çocukların, öğretmenlerini verdikleri formasyonlarından ve yüzlerindeki

Sevgi dolu gülümsemelerinden dolayı ayakta alkışlıyorum.

Onların işi diğer öğretmenlerden çok daha ağırdı.

Hep öz verili olmalılardı.

Dudakları gülümsemeliydi.

Ama hayatlarında bir artı olarak var olduklarını da, sanırım biliyorlardı.

Yaşamın maddi olarak verilerinin mutluluk getirmediğini,

Ve şükredecek ne kadar çok nimetlerin olduğunu masum engelli öğrencilerinin saçlarını öperken hissedebiliyorlardı.

Her an bizler de engelli olabiliriz.

Severek evlendiler. Aradan geçen zamanlar onlara bir kız evlat vermişti.

Mutluluk resimlerini sanal alemde paylaşırken, gözlerindeki yaşanan "aşk'a" şahitlik etmemek mümkün değildi.

Her şey muhteşemdi!

Bir akşamüstü annesinin isteği üzerine,

Evlerinin önündeki erik ağacına çıkıp, erik toplayıp, komşularına dağıtacaktı.

Ama hesap tutmadı.

Ayağı kayıp ağaçtan sırtüstü düşünce...

Yatağa mahkum bir engelli

Oluvermişti...

Doktorlar suskun kalırken...

Mücadele dolu günler başlamıştı.

Engellilere bakarken veya yardımcı olurken, farklı insanlar gibi davranılmamalıdır.

Onlarda engelli olmayanlar gibidir.

Bazı insanlarının beyinleri öyle engelli ki...

Görünüşte hiç bir eksiği olmayan

Lakin insanlarda, din, dil ve ırk ayrımı yapıp ön yargı ile yargılayan insanların

engelleri çok daha büyüktür.

Elimi tutar mısın?

Ben engelliyim. Elbette, Böyle olsun ben de istemezdim.

Ama sen den bana bir gülümseme istiyorum.

Bir hayalimi belki senin bana olan sevgin

Gerçeğe dönüştürecektir.

Bizleri kabul ederken

Acıyarak etmeyin.

Bizler sizler gibiyiz.

Sizleri seviyorum,

Değerli engelli kardeşlerim.

Tülay Demircan KOYUNCU

 
Mutluluk engelli
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert