Felsefik Filmlerde Geçen Unutulmaz Sözler
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Felsefik Filmlerde Geçen Unutulmaz Sözler
19.08.2019 20:40:52

 

Felsefik Filmlerde Geçen Unutulmaz Sözler

Türk sinemamız içerisinde de unutulmaz ve analiz edebilen felsefi sözler bulunmaktadır.

Kitle iletişim araçları TV, radyo, sinema, gazete gibi araçlar çok sayıda izleyiciye ulaşıp yaşamımıza yön vermektedir. Küreselleşen ve değişen dünyamızda bu araçlar aynı zamanda eğitim amaçlıda kullanılabilmektedir. Sinema veya TV da izlediğimiz herhangi bir film bireysel olarak insanları düşündürüp, sorgulayan özellikler kazandırır. Böyle bir durumda filmlerde ifade edilen söz, belirtilen hareket ya da bakış felsefik sorgulama gerektirmeye başlar. Kavramsal olarak Bilgi şöleni anlamına da gelen felsefe ilkçağ filozoflarından bu yana düşünce alışverişinde bulunup ortaya yeni fikirler çıkarma amacı taşımıştır. Kitle iletişim araçları verilen tekrarları ve felsefi derin anlamlandırmaları ile bireysel olarak farklı düşüncelerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. https://www.dolufilmizle.com/film-onerileri-tavsiyeleri

Felsefi Söz Nedir?

Türk sinemamız içerisinde de unutulmaz ve analiz edebilen felsefi sözler bulunmaktadır. Sözleri oluşturup bir araya getiren unsurlar kültürel, siyasal, ekonomik ve sosyal yapılardan kaynaklanmaktadır. 1966 yılından sonra hayatımıza giren televizyonla birlikte özellikle Türk sinemasında sorgulamalı repliklerle ifade edilen sözler kendini sinema da aktif olarak göstermeye başlamıştır. Nitekim zengin, fakir yaşamlarını anlatan ve bir döneme damgasını vuran Bizim Aile dizisinde Münir Özkul’un canlandırmış olduğu Yaşar Usta Karakteri bir fabrikatöre kafa tutarak ‘Sen mi büyüksün? Hayır ben büyüğüm Yaşar Usta!’ şeklinde ifade ederek unutulmaz söz repliği ile 1970’li yıllarının ekonomik krizini yaşayan insanların felsefi bakış açılarını göstermektedir. Türkiye, modernleşme hızı ile cebelleşirken, şehirlerde kurulan fabrikalar bir taraftan köyden kente yapılan göçleri arttırıp aile yapılarının parçalanmasını ve geniş aileden çekirdek aileye geçilmesine temel hazırlamıştır. Şehirleşen bu yeni yapıda gecekonduların sayısı artarken şehir içinde toplumu anlatan sinema filmleri sorgulamayı gerektiren analiz içermeye başlamıştır. Zengin kız fakir oğlan konulu filmlerin sayıları artmış. Başrolünü Ayhan Işık ve Belgin Doruk’un oynadığı Yıkılan Gurur adlı film de sevdiğine ‘biz ayrı dünyaların insanlarıyız’ diye haykırması felsefi sorgulamaları beraberinde getirip unutulmaz olmayı başarmıştır.

Nasıl Unutulmaz Olunur?

Modern toplum yapısı felsefi bakış açısı ile sinema kültüründe güzellik çirkinlik kavramlarına da yön vermiştir. Felsefenin ilk çağlardan bu yana sorduğu güzellik nedir? Sorusuna söz, söylem ve tartışmalarla cevaplandırıp filmlere konu edinmiştir. Nitekim köylü yaşayıp şalvar giyen kadınları; çirkin, bakımsız, geri kalmış ve cahillik kavramları ile sorgularken şehirli kadını ise bakımlı modern ve görgülü kavramlarla sorgulatmayı amaçlamıştır. 1976 Analar Ölmez sinema filminde bir kadının oğluna kavuşmak ve kendisini kocasına beğendirmek için şehirli bir kadın gibi değişmeye çalışması anlatılmış ve bu değişim sırasında ‘ben dünyanın en güzel karısıyım’ sözü ile güzellik kavramını modern ve geleneksel yapıdaki annelerin zihnine yerleştirmeyi başarmıştır. Bu durum güzellik kavramının toplumsal, felsefi sorgulama gerektiren sinema filmlerinde unutulmazlar arasında yerini almasında etkili olmuştur.

Kaynak: Tüm Filmler

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert