FETÖ’nün birinci kademe hipnozcuları Niçin Takibe Alınmıyor!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
FETÖ’nün birinci kademe hipnozcuları Niçin Takibe Alınmıyor!
05.06.2018 10:38:43

 

FETÖ’nün birinci kademe hipnozcuları Niçin Takibe Alınmıyor!

20 yıla yakın FETÖ yapılanması ile ilgili bütün bilinmeyenlerini ve sırlarını, esrarengiz kodlarını özellikle yapılması gereken mücadele tekniklerini ve taktiklerini anlatmaya çalışıyorum.

Yüzlerce televizyon programları, röportajlar ve köşe yazılarıma rağmen, bir türlü bu yapılanmanın tehlikesini kamuoyu önüne döküp, bilhassa siyasilere anlatamıyorum. Yöneticiler ve idareciler bu FETÖ ile gerçekten mücadele etmek istemiyorlar mı? 

Yoksa mücadele tekniği veya taktiğini bilmedikleri için mi bu şekilde davranıyorlar, bir karar veremedim? 

Geçen hafta Perşembe günü Akit gazetesindeki köşe yazımda, FETÖ’nün Başyüceler Heyeti deşifre oldu başlıklı köşe yazımı Odatv, medyada Nurettin Veren bombası başlığı ile ayrıca dile getirdi. 

Yazının girişinde belirttiğim gibi İzmir, İstanbul, Ankara, Kırklareli savcılıklarının daveti ile TEM şubelerde vermiş olduğum ifadelerde, ayrıca Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan gelen 2 kişiyi belirtmiştim. 2006 yılında Genelkurmay’da verdiğim ifadem vardı. İfademin ise 2017’de bulunup, şu anda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanette olduğunu yazmıştım. 

Bütün bu ifadelere rağmen ilgisizlik ve alakasızlıkla, 2014’ten 2015’in sonuna kadar Türkiye’de olan bu önemli isimler, darbeden önce rahatlıkla yurt dışına kaçabildiler. FETÖ’nün her ünitenin, her bakanlığın ve her kurumun içerisindeki kripto deşifre olmamış yedek imamları, şu anda yine Türkiye’de faaliyetlerine aralıksız devam ediyorlar. 

Türkiye genelinde her gün yapılan operasyonlar ile, yüzlerce, binlerce üst rütbeli subay, astsubay, öğretim üyeleri, bakanlık bünyesinde görevli olanlar, yargıda ve emniyette faal olarak çalışan ve ele geçirilenler, FETÖ ile mücadelenin tamamen ayrı bir müsteşarlık olarak, Cumhurbaşkanımız tarafından kurulacak yeni bir ofis ile, takip edilmesi, ele alınması gerektiğini ortaya koymuştur. 

FETÖ’nün kayyım atanan bütün kurumlarında olduğu gibi, İzmir Çağlayan matbaası, Zaman gazetesi, Sızıntı, Aksiyon, çocuk dergileri ve FETO’nun kendi kitaplarının hepsi Çağlayan matbaasında basılırdı. Kapatılan Sızıntı dergisinin yerine, yurt dışında Çağlayan dergisi ismi ile devam emektedir. İzmir›deki Çağlayan matbaası şu anda kayyımın elinde, iki vardiya olarak çalışılan, iki üç bin kişinin çalıştığı dünyanın en önemli baskı merkezleri arasında olan bu matbaa, 27 bin metrekare olan bu baskı merkezi, FETO’nun kalesidir. 15-20 yıllık elemanlarının tespit edilip atıldıktan sonra, değişik yollarla yine bu kaleyi terk etmedikleri ve değişik taşeron firmalar aracılığıyla, kayyımların dahi gözünün önünde tekrar Çağlayan matbaasında işlerine devam etmektedirler. 

İşte FETO’nun taktiği bu şekliyle kayyım atanan diğer şirketlerine, kendi elemanlarını farklı yollardan tekrar geri döndürmektedir. El konulan ve kayyım atanan 17 üniversitenin elemanları da, aynı metot uygulanarak devlet ve yurt dışı üniversitelerine, transfer edilmektedir. ( FETO üniversite hocalarının, şuanda takipleri yapılmakta mıdır?)

Darbeci eşleri olan ve müebbet alanlar dahi üniversitelerde görev yapabilmekte ve korunmaktadır.

Bu dev matbaayı işleten ve yöneten senelerce Mesih Gülen olmuştur. Mesih Gülen şu an nerede? Yargıtay imamı ve polis akademisi dekanı olan Osman Karakuş’un dünürüdür. Şu anda ikisinin de kırmızı bültenle yakalanıp Türkiye’ye getirilmesi gerekir. Adil Öksüz’e bu kadar önem verip de, bu önemli isimleri takibe almamak, büyük bir yanlışlıktır.

Çağlayan matbaası FETO’nun felsefesinin kitaplaştırılarak, tüm örgüt üyelerine malzeme olarak 27 milyon civarında kitapları çoğaltılarak, burada basılmıştır. (Fethullah Gülen’in fıkıh anlayışı, Fethullah Gülen’in tasavvuf ve Kur’an anlayışı ve diğer kitapları gibi.) 

Çağlayan matbaasının tesisi, (Sezak halı makineleri fabrikası iken) haczedilerek, Türkiye Öğretmenler Vakfı adına (TÖV) Tansu Çiller başbakanlığındaki hükümet zamanında, Halk Bankası Genel Müdürü Ufuk Söylemez tarafından verilmiştir.   

Şimdi Şerif Ali Tekalan hem Texas Üniversitesinde rektörlük, hem de kapatılan Sızıntı dergisi yerine, yeni çıkarılmakta olan Çağlayan dergisinde yazılarına devam etmekte,  FETO’nun da eski yazıları ve yazarları Çağlayan dergisinde görevlerini yapmaktadır. 

İsa Saraç İngiltere’de yeni bir üniversite açmak üzere, İngiltere hükümetine müracaat etmiştir. Şeref Kuru İzmir’de yetişen yüksek İslam Enstitüsü mezunu, yıllar öncesi Avustralya’ya gitmiştir. Geçen yıl oğlu Musap Kuru, Kırklareli Üniversitesinde gözaltına alınarak, yurt dışı yasağı konularak serbest bırakılmıştı. Buna rağmen, Avustralya’ya firar etmiştir. Necdet Başaran, Amerika’da altyapıyı 1998’de kurmuştur. Şu anda FETO’nun yanında kalmaktadır. Amerika’dan önce de Hollanda’da FETÖ alt yapısını hazırlamıştır.

Esas Başyüceler bunlardır. Diğer isimlere de devam edeceğiz. 

Nurettin Veren / Yeni Akit

FETÖ Başyüceler Heyeti kripto
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert