İbnü’l Heysem kimdir?
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
İbnü’l Heysem kimdir?
22.09.2019 09:30:00

 

İbnü’l Heysem kimdir?

Dünya tarihi boyunca “Optiğin babası” olarak ün salmış, İslam tarihinde büyük bir alim, fizikçi ve bütün çağları aşmış optik buluşuyla İbnü’l Heysem, astronom, matematikçi ve aynı zamanda tıp bilginidir.

Batı dünyasında Alhazen, Alhacen veya Avenetan, Avennathan adlarıyla bilinir. Büyük bir şöhrete sahip olduğu halde hayatına dair yeterli bilgi yoktur. İbn Ebû Usaybia, onun 417’de (1026) altmış üç yaşında iken kaleme aldığı müellif hattı otobiyografik bir risâlesini bularak çalışma tarzı, uyguladığı yöntem, o tarihe kadar okuduğu ve yazdığı eserler üzerine verdiği bilgileri günümüze aktarmıştır.

Arap fizikçi, matematikçi ve filozof İbn-i Heysem, 965’te Basra’da dünyaya geldi, 1038-1040 yılları arasında Kahire’de öldü. Fizik, matematik ve felsefe alanlarında çalışmalar yapmıştır.

Öğrenimine Basra’da başladı. Zamanının yüksek din ve fen ilimlerini de burada öğrendi. Tahsilinin bir kısmını tamamladıktan sonra, Bağdat’a giderek özellikle; matematik, fizik, mühendislik, astronomi, metalurji gibi pozitif bilimleri öğrenip, şöhrete kavuştu. Öğrendiklerini uygulama safhasına koymak için çok gayret gösterdi. Birçok önemli neticeler ve başarılar elde etti.

Işığı keşfeden dahi: İbnü’l Heysem

İbn-i Heysem’in birçok bilimsel çalışması mevcuttur. Ancak göz ve ışık ile ilgili yaptığı araştırmalar ve öne sürdüğü hipotezler Heysem’i büyük bir bilim insanı yapmış ve tarihe geçmesini sağlamıştır. O dönemlerde batılılar görme olayını insanların gözlerinden çıkan ışınların ortamdaki nesnelere çarparak göze geri gelmesiyle gerçekleştiğini düşünüyorlardı. Heysem ise gökyüzünde görülen yıldızların gözlerden çıkan ışınların ulaşamayacağı kadar uzak mesafede olduğunu ve bu yüzden de gözlerden ışın çıkmadığını tam tersine ışığın nesnelere çarparak göze geldiği düşünüyordu. Çünkü Heysem ışığın oluşması için bir kaynak olması gerektiğini gayet iyi biliyordu ve gözün gerçeğe yakın biyolojik tasvirlerini yaptığından dolayı gözlerin böyle bir yeteneğe sahip olmasını olanaksız buluyordu.

İbn-i Heysem, ışığın havada kırılmasıyla ilgili de birçok çalışma gerçekleştirmiştir. Tek ve çift gözle görme konusunda çığır açan çalışmalara imza atmıştır.  Işık ile ilgili bilimsel çalışmalarda karanlık oda kullanma fikrini ortaya atıp bunu da hayata geçiren ilk kişi olmuştur.

İbn-i Heysem ve Karanlık Oda Deneyi

İbn-i Heysem’in ışık ile ilgili yaptığı çalışmalarda gerçekleştirdiği en önemli deney karanlık oda deneyidir. Bu deneyi yapmak için Heysem bir gün çadırını güneşin yoğun olduğu bir zamanda uygun bir yere kurdu. Çadırın dışarıdan ışık alabilecek her noktasını kapattı ve tamamen karanlık bir oda oluşturdu. Daha sonra bir noktada çadırda küçük bir delik açtı ve ışık ışınları bu küçük delikten içeri girmeye başladı. Çadırın iç tarafına ise dış ortam görüntüsü ters bir şekilde yansımış oldu. Bu ilk camera obscura yani karanlık oda adı verilen fotoğraf makinelerinin temel çalışma prensibini oluşturan sistemdir.

Teleskoplarda ışığı toplayan kısımda büyük bir mercek vardır. Çünkü teleskop ile uzak noktaları görmek isteriz yani bu noktalardan gelen ışığın toplanıp görüntünün bize aktarılması gerekir. Işığı toplayan mercek ne kadar büyürse teleskopla daha uzak mesafeleri inceleyebiliriz. O yüzden yıldızları ve diğer galaksileri inceleyen teleskoplar çok büyük ışık toplaçlarına sahiptir ve ışığı yakalayabilmeleri için aynı bölgeye bir süre odaklanmaları gerekir. Hubble teleskobu gibi büyük teleskoplar da evrendeki diğer galaksileri gözleye bilmemizi sağlayarak evreni anlamamıza yardımcı oluyorlar.

Kısacası, çadırın içinde başlayan bir görüntü ile evrenin en uzak noktalarını görebilmemizi sağlayan teknolojiye gelmemizi İbn-i Heysem’e borçluyuz.

Bir bilim insanının yazdıklarını inceleyen ve amacı gerçek doğruyu öğrenmek olan kişinin görevi; kendisini tüm okuduklarının düşmanı haline getirmesi ve ona her yönden saldırmasıdır. Bu kritik incelemesini yaparken kendinden dahi şüphelenmeli ki önyargı ve hoşgörüye kapılmasın.

Diriliş Postası

İbn-i Heysem Teleskop
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert