Ahmet DÜZGÜN Bu gidişle Kripto FETÖCÜ’ler ancak mahşerde çözülür!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Bu gidişle Kripto FETÖCÜ’ler ancak mahşerde çözülür!
Ahmet DÜZGÜN

Bu gidişle Kripto FETÖCÜ’ler ancak mahşerde çözülür!

Nedenini anlamak için basit bir tahlil yeterlidir.

O da ''bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.'' sözü ve ölçüsüdür.

Çünkü kripto fetöcülerin özellikleriyle, insanın damarlarında dolaşan şeytanın özellikleri tıpa tıp aynıdır. Bir birine benzemektedir.

İnsanın içindeki şeytanı yakalayıp Müslüman yapması nasıl zor bir şeyse buna kıyasla halkın içinde gizlenen FETÖCÜleri de ayıklamak o denli zor.

Kısaca şeytanın işbirlikçileri ve yoldaşları aynı karaktere bürünmüşlerdir. Aynı tende ateşten bir can olmuşlardır.

Şeytanlığa ve şeytana olan arzu ve iştiyaklerin de o denli zirveye ulaşmışlar ki, kendilerinden geçmiş şeytanlarında fena bulmuşlardır. Yani fena bir şekilde şeytanlaşmışlardır.

Öyle ki İradeleri ve düşünceleri kendilerinin değildir artık. Konu o kadar basit bir mesele değildir.

Ve hafife alınmamalıdır. Bir Aytelel Kürsi okumakla şeytan lain bünyeden çıkmaz.

Uzunca bir süre riyazet ve itikâf gerektir.

Özetle, bu hainler, lainin amellerini çok sevdikleri için ,şeytan onlara dünyada diledikleri imkanlara sahip olmaları için hilelerle vesile olmuş, ödül olarak da onlara birer görünmezlik elbisesi ikram etmiştir. Şeytanın bu güce sahip olmasının sebebi yeryüzünde belirli mühlete kadar izinli olmasından dolayıdır. 

O elbiselerin dünyada geçicide olsa sihirli ve gizemli güçleri vardır ,o elbiseler aslında cehennem elbiseleridir. Dünyada pek itibarlı ve şaşalı görünür. Üzerinde göründüğü insanı gizliden gizliye şımartır, kibirlendirir.

Sandırır ki insanı, ben hak yolunun yolcusuyum.!

Başlarında dünyada gördüğümüz ve şimdilik pırlanta sandığımız o taçları dahi cehennem yılanlarındandır. Bizi aldatmak içindir. Asılları sonradan ortaya çıkar mahşerde çirkin bir vücuda bürünür.

Aşk iksiri sandıkları ve içtikçe kendilerinden geçtikleri  o İçecekler ise aslında ve hakikatinde irindir.

Onların pişmanlıkları ve gözyaşlarıyla yaptıkları itiraflarında bile samimi olmadıklarına kaniyim. Hepsi rol. Senaryo mahsulü ürünler. Çünkü bunlar bana hiç yabancı değil. Çokça yaşamıştım kendimden biliyorum. İçimdeki tecrübelerim tehlike geçene kadar yani yeni bir fırsat doğana kadar şeytanları ümidini yitirmemesini onlara söylüyor.

Çünkü olgunlaşan insan kendisinin ne mal olduğunu çok iyi bilir. Günahlarını Rabbine gizliden gizliye istiğfar ve itiraf eder af diler. Kusuru kendinde  görür, kendini kınar başkalarını değil. Gaybe iman edenler bu kimselerdir. 

 

Ama öyle insanlar var ki etrafımızda bu ikiyüzlüler o cehennem kıyafetleriyle insanların önüne çıkıp utanmadan şov yapıyorlar.

Ve bu milletin hissiyatıyla oyun oynuyorlar.Basiretleri kapalı saf inananlarda bunu göremiyor. Onlara inanıyorlar.

Aynı tehlikeye tekrar maruz kalmamız,içimizdeki bu beyinsizler yüzünden olursa hiç şaşmamalı.Bizde bilmeden onları kahramanlar gibi karşılıyoruz. Unutmamalıyız ki ölçümüz kuran,sünnet ve istikamettir.

Şeyh Abdülkadir Geylani KS'nin,çölde şeytanla yaşadığı o meşhur hadise geldi aklıma.! Bu olay insanlığın atası babamız ibrahim (a.s) nesline güzel bir örnektir.

İçimizdeki nefsi ve şeytanı tanımamıza yardımcı olduğu gibi,halkın içinde dolaşan hainleri tanımamıza ve anlamamıza da çok güzel bir yardımcıdır.

Hadise şudur ; onca mücadeleden sonra Şeyhi alt edemeyeceğini artık (anlayan) değil,'' inanan ''lain şeytan başına topraklar saçarak ve ağlayarak,derki :

''Ben ne yaptım, senin gibi bir Allah dostuna der..Onca fitne ve hiyanetler..pişmanım yapmayacaktım keşke yapmasaydım ne olur affet beni'' deyip hüngür hüngür ağlamaya ve yalvarmaya başlar. Bu yalvarma ve ağlama sahnesi ve tablosu hiç aklımdan ve gönlümden çıkmaz.

Tabi Hz pir bu numarayı yemez lahavle çekerek başına topraklar saçar ve defol git melun şeytan diye huzurundan kovar.Çünkü Şeytanın ağlamasına ve yalvarmasına aldanılmaz. İğnenin deliğinde ikinci defa geçilmez.

Hainler bu milleti alt edemeyeceklerini iyi anladılar. Fakat bunu anlamaları demek bu amaçlarından vazgeçtikleri anlamına gelmez. Çünkü mutlaka başaracakları inancındalar.

Onların şuna inanması lazım artık inandık ve gördük ki. itibarsızlaştırmaya ve parçalamaya çalıştığımız bu aziz millet ve devlet Allah'ın Nusret’i ile bize galebe geldi. Lanetlerimiz ve beddualarımız bize geri döndü, ocaklarımıza ateşler düştü. Biz o ateşi bize gönderene teslimiz başkalarına değil diye kalpleri ve dilleriyle ikrar etmelidir ki Allah onları af etsin.

İnanıyorum ki basiretli ve vatan sevgisi zirve yapmış hiç bir Müslüman Türk vatan evladı bu şeytanın ve şeytanlıkta zirveye ulaşanların oyunlarına gelmez ve asla kanmaz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert