Tuğba IŞIK ​Burun Aynı Burun, Sümük Aynı Sümük Adları Niye Farklı Ki?
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
​Burun Aynı Burun, Sümük Aynı Sümük Adları Niye Farklı Ki?
Tuğba IŞIK

​Burun Aynı Burun, Sümük Aynı Sümük Adları Niye Farklı Ki?

Bazen içinde yaşadığınız toplumun dışına atıverin kendinizi. Dışına atın derken, bakmayın, görün olup bitenleri, gaflarımızı kestirmiş olacaksınız.

Yolculuğumuz başlamadan evvel yerime otururken, iyi yolculuklar dileyip, koltuğuma yerleşiyorum. Modern görünümlü bir bayan... Yan yana dip dibe yolculuk yapma eziyetimiz başlıyor. Yolculuğumuz boyunca inene kadar, burnuyla oynayışını ve eliyle burnunu silişini izlemek zorunda kalıyorum. Yolculuk boyunca her çeşit bakteriyi salgılaya salgılaya gidiyoruz, görüntüye zıt bir durum eliyle burun silmesi. Biraz sonra mendil çıkarıyor, tam da dibimde olduğunu umursamadan genzindeki bütün soluk ve sümkürme seslerini işite işite bir değil defalarca burun silinmesi.

Bu ihtiyaç canım, çok zor da kalırsa insan eliyle de silebilir burnunu, dibinde insanların olduğunu unutup, tuvalette ancak yalnızken yapacağınız tarzda burun silmek, hem de sümkürerek... O da özgüven belirtisi. Tamamına eyvallah...

Acı, ama gerçek toplum olarak ikiyüzlüyüz. Ayakkabı sandığı boynunda asılı duran, elleri, yüzü pislik içinde olan çocuğun burnunu çekmesi, yanından geçenler tarafından iğrenilecek bir pozisyon, o sadece ve yalnızca pislik olarak adlandırılıyor. Kültürsüzlük, seviyesizlik...

Burun aynı burun, sümük aynı sümük, adları niye birinin özgüven, diğeri pislik?

Aynı eylemleri yapanlar, farklı olunca neden isimleri ve ön sıfatları farklılık gösterir? Zengin adam aldatınca, evde huzursuzdu, adam, ya da bilmem ney diyerek bahane mekanizmamız çalışıyor, ne yapsın demeye getiriyoruz. Parası yokken yaparsa benzer şeyi, açlıktan ağzı kokuyor, haline bak diyoruz. Umurumuzda olan eylemin iğrençliği, haksızlık barındırması değil, yapan kişinin sosyal durumu.

Yalanı, üç kâğıdı, sinsiliği yapan sizseniz, eşinizse, sevgilinizse bahaneleriniz var, ama beklentilerinizin değiştiği insanlarsa hata, kusura bakmayın ama o işte öyle değil.

Memleketi yiyen, sömüren, alçakça satan sizin partinizden biri ise, canım o işte bir şey vardır, fikrinize paralel olmayan bir çatı altındaysa üçkâğıtçı :)

Haksızlığa uğrayan bizsek, yaygara, değilsek geçer canım öyle kalmaz ya...

Süt siz içerseniz beyaz, başkası içecekse siyah bile olabilir.

Çok konuşan, üst düzey yönetici, iş adamı, vs. vs. gibi önemli dediğimiz biri ise bilgili, sıradan, niteliksiz biri ise geveze. Bunu hepimiz yapıyoruz, ayrıştırmaya kalkışırsanız ikinci yalanı söylemiş olursunuz kendinize.

Toplumda çok var bu tarz önyargılar. Aaaaa çok haklı gerçekten dedikten sonra, ama ben öyle yapmıyorum demeyin, yapıyorum, yapıyorsunuz, yapıyoruz. Çünkü o adı toplum olan küme işte ben, siz ve bizden oluşuyor.

Rüşveti alan üst düzey biri ise, sende orda olsan sende yapardın diye komedi ötesi açıklamamız ki bu rüşveti meşrulaştırır. Ama aynı hikaye içinde rüşvet vermek zorunda kalan taraf olursak, vay, Ne kadar param gitti! Rüşveti alan taraf olursak, bunu hiç yaşamadım ama sanırım insan bu yine de kendini rahatlatacak ya, bir sıfat yüklemesi, vicdan rahatlatması lazım. Herhalde ben bilmem neciyim, benim masraflarım oluyor. Bu çok normal deyip vicdanı varsa ve kalmışsa onu tamir etmeye çalışır. Ya da belki öyle kirlendi ki dünya bunu bile yapmadan alışkanlığını yerine getirir. Çokta umurunda değildir vicdan tarafı.

Namus, sizin eşiniz, kardeşiniz, sevgilinizse var ve mühim. Elin kızıysa, dışarıdan olan o ne demek diyen kafatasıyla yaşıyoruz. Ve hatta namusu cinsiyet olarak ayırıyoruz.

Değer yargılarımız kaç yüzlü? Adamına göre, statüsüne göre, işine göre, eşine göre, cinsiyetine göre, biz ne zaman hakikat göre değer yargıları taşıyacağız?

İÇİ GÜZEL OLAN, HERKESE AYNI OLAN DEĞER YARGILARINIZ OLSUN, AMA VİCDANLI AMA ADİL ...

Tuba IŞIK

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert