Yaşar BAŞ Yeni anayasa metnini okuyan hiç kimse meclisin zayıflatıldığından söz edemez
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Yeni anayasa metnini okuyan hiç kimse meclisin zayıflatıldığından söz edemez
Yaşar BAŞ

Yeni anayasa metnini okuyan hiç kimse meclisin zayıflatıldığından söz edemez

Anayasa değişiklik taslağına karşı çıkanlara, taslağı okuyup okumadığını sorduğunuzda genel olarak okudum cevabını alacaksınız.

Ne demek genel olarak okumak. Ya okumuşsundur, ya da okumamışsındır.

Bu cevabı verenler bilin ki, aslında metni hiç okumamış sadece anayasa değişikliği konusundaki yorumları okumuştur.

Anayasa değişiklik taslağımı okuyan hiç kimse, Cumhurbaşkanının yetkilerinin arttırıldığını ve meclisin Cumhurbaşkanı karşısında zayıflatıldığından söz edemez.

Şu anda Cumhurbaşkanı tarafından kullanılamayan hangi yetki Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanına veriliyor ki?

Hükümeti Cumhurbaşkanı seçecek diyorlar değil mi? Peki şimdi kim seçiyor. Hatta Türk siyasi hayatının en yüksek meclis çoğunluğuna sahip olduğu dönemde bile AK Parti lideri olarak Recep Tayyip Erdoğan birlikte görev yaptıkları Cumhurbaşkanları tarafından veto edilen isimleri hükümete seçebildi mi?

Anayasa Mahkemesi üyelerini seçecek diyorlar. Peki, şimdi kim seçiyor.

HSYK’ya dört üye seçecek diyorlar. Peki, şu anda kaç tane seçiyor?

Yüksek bürokratları atayacak diyorlar. Şu anda Cumhurbaşkanı onayı olmadan bırakın yüksek bürokratı, Tarım İl Müdürü atamak bile mümkün mü?

Meclis devre dışı kalacak demiyorlar mı? En çok da buna ifrit oluyorum. Ben mi okuma yazma bilmiyorum anlayamıyoruz.

Birinin bu konuda yeni Anayasa ile Cumhurbaşkanının konumunun güçlendiğini iddia etmesi için Anayasa metnini okumamış olması lazım.

Meclisin iki fonksiyonu var. Birincisi kanun yapma. İkincisi yürütme organını seçme ve denetleme.

Yeni Anayasa ile Cumhurbaşkanı, kanunla düzenlenmemiş konularda kanun gücünde kararname çıkarma yetkisine sahip oluyor.

Ancak meclis aynı konuda bir kanun düzenlemesi yaparsa, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ortadan kalkıyor.

Yani Cumhurbaşkanı meclis çoğunluğu tarafından desteklenmeyen hiçbir düzenlemeyi yapacak yetki kazanamıyor. Meclis tarafından desteklendikten sonra, yasal düzenlemenin kimin imzasından çıktığının sonuç üzerinde etkisi ne?

En şaşırdığım değerlendirme ise yürütme organının seçiminde ve denetiminde meclisin devre dışı kaldığı iddiası. 

Hiç teorik analizlere gerek yok. 7 Haziran seçimlerine gidelim ve bir analiz yapalım.

7 Haziran seçimlerinde AK Parti meclis çoğunluğunu kaybetti. Peki, Cumhurbaşkanının siyasi rolünde bir azalma oldu mu?

Sezer’in arkasında bir milletvekili bile yoktu. Sistemin tepesinde oturmadı mı? Kim müdahale edebildi ki?

7 Haziran sonrasında meclis çoğunluğu bir hükümet konusunda uzlaşamadı, seçimler yenilendi. Yeni Anayasa yürürlükte olsaydı, seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde Cumhurbaşkanının görevi de sona ermiş olacaktı. Hatta seçimlerin yenilenmesine Cumhurbaşkanı tarafından karar verildiği için de, seçimlerden sonra görev yaptığı birkaç aylık dönem iki dönemlik toplam görev süresinde bir dönem sayılacak, ancak dört yıllık bir tek dönem için yeniden Cumhurbaşkanı seçilecekti. 

Yeni anayasal sistemde arkasında meclis çoğunluğu bulunmayan bir cumhurbaşkanının görevini sürdürmesi mümkün olamıyor. 

Buradan denetim yetkisinin sınırlandığı ve hatta ortadan kaldırıldığı sonucu nasıl çıkıyor tam anlamadım. Meclis Cumhurbaşkanının görevine son verme yetkisine sahip oluyor, hem de basit çoğunlukla. 

Bundan daha sert, daha radikal bir denetim mekanizması olabilir mi?

Küçük partiler yok olacak diyenler de hayal görüyor. Aksine bence küçük partiler çok daha fazla önem kazanıyor. Özellikle Cumhurbaşkanının arkasında meclis çoğunluğu kaybolduğu durumlarda, en önemli parçalar küçük partiler oluyor yeni sistemde.

Mevcut sistemde, arkasında meclis çoğunluğu bulunmayan Cumhurbaşkanı sistemin içindeki en güçlü organ durumunda. Değişiklikle arkasındaki meclis desteği kaybolan Cumhurbaşkanı, mevcut duruma göre çok daha zayıf hale geliyor. Yüzde seksen oyla da seçilmiş olsa, arkasında meclis desteği olmadan çalışamaz hale geliyor. Yani meclis, demokratik ölçülere uygun olmayacak kadar güçlendiriliyor.

Haaa. Cumhurbaşkanının arkasında aynı zamanda meclis çoğunluğu bulunmakta ise. Kusura bakmayın. Milletin seçtiği Cumhurbaşkanı, arkasında da meclis çoğunluğu varsa, meclisin azınlığının fantezilerine tabi olacak değil herhalde.

 Yaşar BAŞ

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert