Süleyman GÜLEK Evliliğe Hazırlık Ve Eş Seçimi
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Evliliğe Hazırlık Ve Eş Seçimi
Süleyman GÜLEK

Evliliğe Hazırlık Ve Eş Seçimi

İnsanın bir hayat boyu beraber olacağı eşini seçmesi, elbette son dece önemli ve hayati bir iştir. Kişinin bir ömür boyu mutlu ya da mutsuz olmasını beraberinde getirecek olan böylesine belirleyici bir seçim, basit ve geçici duygulara mahkûm edilecek sıradan bir mesele değildir. İnsanların geleceği ile ilgili olan eş seçimi gibi önemli bir aşamanın, sıhhatli bir şekilde aşılması için, İslâm Dinî diğer konularda olduğu gibi bu konuda da, hem anne ve babalara hem de birbirlerine eş olacak erkek ve kıza, bir takım tavsiyelerde ve uyarılarda bulunmuştur. Eğer bu tavsiyeler, nazarı dikkate alınırsa mutlu bir yaşantı olacaktır. Aksi takdirde bedbahtlığa, mutsuzluğa atılan bir adım olacaktır.
 
İslâm Dinî evlilik konusuna büyük bir titizlikle yaklaşır.  Çünkü İslâm'da evlilik, sağlam ve ahlâklı bir toplum düzeni kurmayı hedefler. Sağlam ve ahlâklı bir toplum da ancak evliliğin köşe taşları olan eşlerin uyumuyla gerçekleşir. Bu sebeple İslâm'da evliliklerde doğru eş seçimi ve eşler arasındaki denklik büyük önem taşır. Bu sebeple eş seçiminde doğru ve yanlış kıstasların önceden bilinmesi çok önemlidir.  Peygamberimiz; insanların eş adaylarında aradıkları doğru ve yanlış vasıfları ve doğru vasfın hangisi olması gerektiğini bir hadis-i şerifinde şöyle beyan etmiştir: “Kadın (erkek, ekseriyetle) dört şey için nikâhlanır: Güzelliği, malı, soyu ve dindarlığı. Sen Dindar/ahlâklı olanı seç de huzur bul/mutlu ol. " buyurur.1 Hadis, oldukça kapsamlı bir hususu net ifadelerle özetlemiş ve önemli bir problemin çözümüne ışık tutmuştur. Çünkü evlilikten asıl gaye, eşlerin Allah’ın rızâsını kazanmakta yardımlaşmaları, Efendimizin sünnetine uymaları ve böylelikle dünya ve âhiret saadetini, dünya ve âhiret birlikteliğini temin etmeleridir.
 
İslâm, evlenip yuva kuracağımız eşi seçerken bazı hususlara dikkat etmemizi istemektedir. Eşini seçerken güzelliğinden, soyundan ve malından çok dindarlığına ve iyi ahlâk sahibi olmasına dikkat etmemizi öğütlemektedir. Son dönemlerde ise bunların içinde en az rağbet göreni dindarlık olmuştur. Adaylar her şeyden önce en iyi eşi değil, en uygun adayı araştırmalıdır. Seçim esnasında ise en önemli kriter, denklik olmalıdır.  Bir de en iyi eşi arayanlar, kendilerinin aradıklarına ne kadar uygun olup olmadığını da düşünmek durumundadırlar. Foster Wood, “Evlilikte başarı aranan kişiyi bulmakla değil aranan kişi olmakla elde edilir” demektedir. 
 
Evlilikte gerçekçi olanlar, hayatın gerçekleriyle yüzleşirler ve çoğu zaman mutlu olurlar, hayalci olanları ise büyük bir hayal kırıklığı beklemektedir. Evlenmenin yararlarının yanısıra beraberinde getireceği sorumlulukları da vardır. Hele bir de gelişi güzel uygunsuz bir evlilik yapılmışsa, kişinin ağzının tadı bozulur, hayatı çekilmez olur. Onun için insan hayatında en çok dikkat edilmesi gereken olay, evlenmektir. Mutlu bir evlilik yapmak için aile yuvası kurmaya çok iyi hazırlanmak gerekir. Daha doğrusu ana-baba çocuğunu evliliğe iyi hazırlamalıdır. Her şeyden önce büyümekte olan çocuklarına, evlilik hayatlarında kendileri iyi örnek olmalıdırlar. Evlilik saadetini zedeleyici olumsuz davranışlardan kaçınmalıdırlar. Çünkü çocuklarının en çok taklit edeceği ve yolundan gideceği kimseler ana ve babalan­dır; onların huylarını alırlar. Çocuklarına evlilik kural­larını, sorumluluklarını ve karı koca ilişkilerini öğretirken onlara canlı bir örnek olmaları gerekir.
 
Anne-Babanın Görevi
 
Aileler çocuklarını evlilik hususunda eğitmeli, onlara bu konuda gereken bilgiyi vermelidirler. Gelir kaynakları ve aile idaresi bakımından onları yönlendirmelidirler. Yuvalarını kuruncaya kadar on­lara yardımcı olmalıdırlar. Yeni yuvalarında çocuklarının mutlu olması kendilerini de mutlu eder.  Büyükler özellikle çocuklarının huyunu güzelleştirmeye özen göstermeliler. Kendileri de güzel huyları ile onlara, güzel örnek olmalılar. Çünkü evlenince, eşleri ile güzel geçinmeleri, güzel huylu olmalarına bağlıdır. Huy güzelliği eşleri birbirine bağlayan özelliklerin başında gelir. Evlilik hayatındaki mutlulukları da huylarının güzelliği ile orantılıdır. Gençler de büyüklerin teşvikiyle çok çalışmalılar. Hem şahsiyet ve bilgi bakımından hem de de mali yönden evliliğe iyi hazırlanma­lılar. Çünkü evlilik hayatındaki başarıları buna bağlıdır. “Yüzü güzelden usanılır, huyu güzelden usanılmaz.” Evlenmeye aday kızlar da kadınlık sanatını iyi öğrenmeliler. Büyüklerinden, hocalarından ve bu konuda yazılmış kitaplardan evli­lik hususunda gereken bilgiyi almalılar. Çünkü evlilik sonrası rahat ve huzurları, evlenmeden önce eşlerinin iyi hazırlanmalarına bağlı­dır. Aile idaresini iyi bilmeyen erkek ve kadınlık sanatını iyi bilme­yen kadın, evlilik hayatında gerçek anlamda mutlu olamaz. Dolayısıyla evlenecek gençler,  evlilik hayatında mutlu ve huzurlu olmak istiyorlarsa, evlilik ve güzel geçimle ilgili bilgileri edinmeleri gerekir.
 
Evlilikte Gönül Rızâsı Olmalı
 
"Gönül istemeyen aş, ya karın ağrıtır ya da baş"  şekilinde bir atasözümüz vardır. Her şeyin en güzeli, istekle olanıdır. Başkalarının zoruyla olan evliliğin çok uzun olmayacağı aşikârdır. Hz. Peygamber'in amcası Abbas'ın oğlu Abdullah (r.a) şöyle anlatır: "Bakire bir kız, Rasûlullah Efendimizin yanına gelerek, istemediği hâlde babasının kendisini birine nikâhladığını söyleyince kıza: "O adamla evlenmek istemiyorsan nikâh akdini bozabilirsin.” dedi.2 Ebu Hureyre (r.a)'den rivayet olunan bir hadiste de Rasulü Ekrem (s.a.v) şöyle buyurur: "Dul kadınlar, rızâsı alınmadan evlendirilemez. Bakire kızların da rızası alınmalıdır. Kızlar istekli oldukları hâlde utanır da susarlarsa, susmaları evlenmeye razı olduklarına işarettir.” 3 Büyükler, şayet istekleri yoksa gençleri evlenmeye zorlamamalı; hele hele istemedikleri kimseyle asla evlenmeye zorlamamalılar.  Zorla kurulan evlilikler eşlere mutluluk getirmez. Sevmediği kişi ile insan nasıl bir ömür boyu hayat arkadaşlığı yapabilir? Böyle evlilikler onlara ömür boyu azap vesilesi olur. Bu açıdan gençleri asla zorla evlendirmeye çalışmamalı ve baskı yapılmamalıdır.
 
Eş Seçiminde İtinalı Olmalı
 
Mutlu bir aile yuvası kurabilmek için eş seçmede çok dikkatli davranmalıdırlar. Çünkü evlilik ömürde bir kez olması gereken olaylardandır. "Anlaşamazsam, boşanır başka biriyle evlenirim" diyen eşler genellikle mutlu bir aile yuvası kuramazlar. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu hususta: "Evlenirken eşinizi seçmede çok dikkatli olun, denginizle evlenin. Çocuklarınızı da dengiyle evlendirin. Çünkü damar (huy ve karakter) soya çeker" 4 buyurmuştur. Herkes dengi ile evlenmelidir. Denklik evlilikte uyumu sağlamak için kabul edilmiş bir tedbirdir. Denklik her şeyden önce hayata bakış tarzında olmalıdır. Sonra da beden uyumunda ve maddî/mânevî imkânlarda aranmalıdır.  Uçuk farklara rağmen yapılan evlilikler olumlu sonuç vermeyebilir. Bu sebeple eşler birbirlerine Din, akıl, fikir, kültür eğitim,  güzel ahlâk ve maddî imkân,  yaş, adet gelenek ve diğer tüm noktalardan yakın olan birini seçmelidir. Birbirine en yakın olan insanların en iyi şekilde anlaşmaları ve mutlu olmaları mümkün olur. Bu nedenle eşler, birbirlerini görüp tanımalıdır.
 
Evleneceği Eşi Tanımalı
 
Evlenmeye aday olan gençler birbirlerini görmeden, tanımadan evlenmemelidirler. Tanışma ve evliliğe hazırlık sürecini şu şekilde sıralıyabiliriz:
 
1-  Görmek: Hz. Peygamber (s.a.v.) evlenmek niyetini açıklayan bir sahabenin “Ya Rasulallah, Medineli falanca kadınla evleneceğim, ne dersininiz?” sorusuna “onu gördün mü?” diye karşılık verir. Adam “hayır görmedim” deyince. “git onu gör. O da seni görsün. Ondan sonra evlenin.” 5 buyurur.  Bir başka hadiste de; Hz. Peygamber (s.a.v.) “Ona iyi bakta da al. Çünkü önceden görüşmeniz evlendikten sonra aranızdaki muhabetin devamını sağlar.” 6 buyurmuştur. Evliliğe hazırlık için görmek, konuşmak çok önemlidir. Yukarıdaki hadisler evleneck kimselerin birbirlerini tanımalarının gereğini vurguluyor. Bu konuda dikkatsizlik ve isabetsizlik nice yuvaların yıkılmasına ve birçoklarınında mutsuzluğuna sebep olur. Bu açıdan eş secerken çok dikkatli ve ihtiyatlı olmak gerekir.
 
2- Denetlemek: Evlenme öncesi tarafların birbirlerinin yaşadıkları mekânları görmeleri, davranış biçimlerini gözlemlemeleri, birbirlerinden beklentilerini anlamaya çalışmaları uygun olur. Denetlemenin ailelerin etkili olduğu bir dönemi ifade ettiği söylenebilir.
 
3- Soruşturmak: Evlenirken alacağımız kızın veya damat olacak gencin durumlarını ve ailelerinin durumlarını öğrenmek için soruşturmak da faydalıdır. Yalnız sorulacak kimseler çok önemlidir. Onun için bu hususa çok dikkat etmeli, herkese kanmamalı ve her söze inanmamalıdır. Mümkün olduğu kadar tarafsız ve sözüne güvenilir kimselere sorup bilgi edinilmelidir.
 
4- Duâ: Kişinin bütün bunlardan sonra bir de abdest alıp iki rekât namaz kıldıktan sonra duâ etmeli ve geleceği hakında Allah’tan hayırlısını dilemelidir.

5- İstişare: İstişare değişik görüş ve tecrübeleri dinleyip değerlendirerek en uygun kararı almayı kolaylaştırır. Çünkü istişare, kişisel ve sosyal problemlere sağlıklı çözüm üretebilmek için önemli bir karar mekanizmasıdır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “İş hakkında onlarla müşavere et, danışıp kararını verdiğin zamanda artık Allah’a güven, çünkü Allah kendisine dayanıp güvenenleri sever” (Al-i İmrân 3/159) Peygamberimiz (s.a.v.): “Bir millet, istişare yaptığı sürece zillete düşmez” 7 buyurarak istişare danışma prensibinin İslâm’daki önemini açıkça ortaya koymaktadır.

 
İstişarede, sorunları çözme ve bereket vardır. Kendi başına hareket etmede ise çözümsüzlük, tıkanıp kalmak vardır.  Çünkü her işte olduğu gibi evlilik öncesinde de büyüklerle istişare yapılmalı ve fikir alışverişinde bulunulan biri olmalıdır. Bu sebeple istişare yapılmalı ve daha sonra evliliğe karar verilmelidir. Tercih ve karar aşamasında, aday ile adayın anne-babası, büyükleri hatta akrabalarının katıldığı istişârî bir toplantının yapılmasında büyük yarar vardır. Evlilik teklifi bütün yönleri ile değerlendirmelidir.

 

Eş Seçerken Nelere Dikkat Etmek Gerek?

 

Evleneceği eşini seçerken dikkat etmek sadece erkek tarafına mahsus değildir. Kız tarafı da damat seçerken aynı özeni göstermelidir. Çünkü iki tarafın da seçmesi ve seçilmesi söz konusudur. Eş secerken şu hususlara dikat edilmelidir:

1- Her şeyden önce, evlenecek olanlar birbirlerini istemelidir. İstemeyerek olan hiçbir şeyden hayır gelmez. Memleketimizin bazı yörelerinde ana-babalar çocuklarını istemedikleri kimselerle evlendiriyorlar. Hâlbuki istenmeyen evlilik eşlere huzur sağlamadığı gibi aileleri için de çok üzücü oluyor. Toplumda bu çeşit hadiselere sık sık rastlanımaktadır. Nitekim boşanmaların bir kısmı bu yüzden meydana gelmektedir. Bu hususta haksızlığa uğrayanlar daha çok kızlar olmaktadır. Bunu yapan büyükler de daha sonra ömür boyu pişmanlık duyuyorlar. Bu itibarla aile büyükleri çok dikkat etmelidirler.

2- Evlenecek olanlar kız olsun, erkek olsun hayat arkadaşını iyi bir aileden seçmeli. Evlenen taraflar bir araya gelirken ailelerin şeref ve karakterini de beraber getirirler. Görgü, ahlâk ve davrnışlar gençlere daha çok ailelerinden geçer.

3- Yakın akraba ile evlenmemeye özen göstermeli. Niçin sorusuna şöyle cevap verilebilir: Bütün dünyada yaygın olduğu gibi, akraba evliliklerinden doğan çocukların sakat olma ihtimali vardır. Akraba olan veya bir arada büyümüş olanlar evlenince, eşler arasında evlilikte beklenen sevgi bağları gevşek olur. Aralarında beklenilen saygı olmaz.

4- Evlenmeye aday olan her iki taraf da müstakbel eşinin huyunun güzel olmasına özen göstermelidir. “Yüzü güzelden usanılır, huyu güzelden usanılmaz” sözü düstur olmalıdır. Eşlerin birarada huzur içinde yaşamaları için huy güzelliği çok önemlidir. Güzel huy güzel geçimin temelidir. Güzel huy eşleri birbirine sımsıkı bağlar. Kötü huy ise diken gibi batar, geçimi zorlaştırır, hatta ayrılığa bile sebep olur. Eş, mü’min için dünyada ya huzur ve mutluluğu, âhirette ise cenneti kazandırır, ya da dünyada fitne, stres, kavga ve huzursuzluğu, âhirette de sonsuz azâbı getirir. Dolayısıyla her iki taraf da inanç, ibadet ve güzel ahlâk sahibi olmaya gayret etmelidir.

5- Aile mutluluğunu zedeleyen hususlardan biri de kötü alışkanlıklardır. İçki, kumar, zinâ, sigara, uyuşturucu alılşkanlıkları gibi… Her iki tarafta bu kötü alışkanlıklardan uzak durması gerekir.  Mutlu bir aile yuvası isteniyorsa,  İslâm’ın emir ve yasaklarına uymak gerekir.
Süleyman GÜLEK
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert