Ahmet Kubilay Gavur, Kadın Ve Belediye Başkanı
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Gavur, Kadın Ve Belediye Başkanı
Ahmet Kubilay

Gavur, Kadın Ve Belediye Başkanı

“Zavallı Meksika, Tanrı'dan o kadar uzak, Amerika Birleşik Devletleri'ne bu kadar yakın.”
Porforio Diaz, eski Meksika diktatörü

Meksika'da 2006'dan beri devam eden ve gerçek rakamların üzerinde bir tahminle yüz binin üzerinde insanın öldüğü bir "iç savaş" var. Uyuşturucu kartelleriyle Meksika Birleşik Devletleri arasında devam eden, eşi benzeri görülmemiş bir savaş bu. Savaşı başlatan 2006'da başkan olan Felipe Calderon. Ülkeye eyalet eyalet çöken uyuşturucu kartellerine karşı ilk defa ordu kontrolünde bir operasyonu hazırlayıp, yürüten Meksika başkanı olan Calderon, "harekete geçmekte geç kalsaydık, Meksika uyuşturucu kartellerinin kontrolünde bir ülke olacaktı." diyor. ülkede, karteller belediye başkanları seçtiriyor, milletvekili ayarlıyor, gazeteci satın alıyor, din adamlarını manipüle ediyor. Pek çok şehirde siyasi partiler belediye başkanı bulmakta zorlanıyor, bazen yirmi yaşında bir gencin belediye başkanı seçildiği bile oluyor. Ülkeyi karteller eyalet eyalet bölüşmüşler ve yerel düzeyde devlet neredeyse yok. Federal düzeyde çatışma ağır maliyetlerle devam ediyor. Karteller arası çatışma günlük hayatı pek çok bölgede yaşanmaz hale getiriyor.

Savaşın en kızgın olduğu yerlerden birisi de Michiocan eyaleti. Ve bu eyalette bir kadın belediye başkanı. Maria Santos Gorrostieta Salazar. Bir kadın aktivist. Bir kadın ülkücü ve devrimci.

1976 doğumlu, Meksikalı, hekim, siyasetçi. Kendi ifadesine göre dindar, inancı için yaşayan bir insan. Hayat hikayesinden anlaşıldığına göre de inancı için, dürüstlük, namus için ölmeyi göze alabilen nadir insanoğullarından.

Maria Salazar 2008-2011 arası Meksika'da Michoacan eyaletinin Tiquicheo isimli küçük bir meksika kasabasında belediye başkanlığı yaptı. Küçük bir kasabanın belediye başkanı olduğu için kartellere ciddi bir zararı yoktu ama bir fikir olarak, bir sembol olarak tehlikeliydi. Yaşadığı bölgede iki büyük Meksika karteli hakimdi: Tapınak Şövalyeleri ve Michoacan Ailesi. Görevi esnasında üç kez silahlı saldırıya uğradı. Pes etmedi. Belediye başkanlığı bittikten bir sene sonra dördüncü saldırıda kaçırıldı. İşkence gördü, öldürüldü, cesedi bir tarlaya atıldı.

Salazar rüşvet almadı. Boyun eğmedi, pes etmedi. Karteller onu defalarca tehdit etti. İstifa etmedi, işini gevşetmedi. Üç saldırıdan da yaralı kurtuldu.

Yapayalnızdı. Anlaşmadı, korkmadı, bırakmadı. Gevşemedi.

Uğradığı üçüncü saldırıdan sonra bağırsakları karnının dışında bir "kolostomi çantası"na kondu. "Sizlere yaralı, sıkıntıda vücudumu göstermek istedim çünkü bundan utanmıyorum. Devam eden fiziki ve ruhi sıkıntılarıma rağmen inandığım yolda dosdoğru yürüdüğüm için gururluyum, tam ve güçlü bir kadınım. Utanacak bir şeyim yok." diyerek kolostomi çantası görünür vaziyette pozlar verdi. Bazı "dindar" ülkelerde herhalde kadın olup, göbeği açık pozlar verdiği için kınanmak dışında herhangi bir derinlikte anlaşılıp, takdir göremezdi.

Belediye başkanıyken saldırıya uğradığı zamanlarda bağlı olduğu siyasi partisinden ciddi destek alamadı. Hatta ikinci ve üçüncü saldırılardan sonra parti yetkilileri pek çok telefon çağrısına cevap bile vermedi. Neden? Salazar vazgeçmiyor, mücadeleye devam ediyordu. Belki de kafası ilmi siyasete çalışmadığındandır. Partisinden ayrılıp, başka bir partiye geçti. Kurumsal Devrim Partisi'nden, Demokratik Devrim Partisine girdi.*

Yeni partisinde milletvekili olmak için aday oldu ama halkı onu seçmedi. Belediye başkanlığı da bitince korumasız, cesur hatta delice tek başına dolaşmaya başladı. 15 Kasım 2012 sabahı kızını okuluna götürürken yolunu kestiler. "Kızımı bırakın, ben gelirim" diye pazarlık yaptı. Kızını bıraktılar, onu alıp, bilinmeyen bir yere götürdüler. Bir kaç gün sonra kafasında bir kaç kurşunla öldürülmüş halde cesedini bir tarlaya attılar.  Önceki saldırılardan birinde kaybettiği kocasının yanıbaşına defnedildi.

Demek ki delikanlılığın dini, milliyeti, cinsiyeti yoktur. Adamlık her yerde adamlıktır.

* Kurumsal Devrim Partisi: Institutional Revolutionary Party. Demokratik Devrim Partisi: Party of the Democratic Revolution.

Ahmet Kubilay

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert