Fehmi DEMİRBAĞ Washington portakal.. . orda kal!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Washington portakal.. . orda kal!
Fehmi DEMİRBAĞ

Washington portakal.. . orda kal!

Gıcığım kardeşim şu Trump'a. Kızıyla bile ensest tartışmaları olan bu turuncu heriften hiç haz etmiyorum.

Geçen hafta Mecidiyeköy'deydim. Bir arkadaşla buluşacaktık. Tapınakçıların cifirlerinin kapısı olduğu söylenilen, Aydın Doğan'a ait olan Trump Towers ikiz kulelerinin olduğu avm de buluştuk. Uluslararası bir yayınevi benim kitapların dünyanın bütün dillerine çevrilmesi hususunda arkadaşımı araya koyarak görüşmek istiyormuş. Özellikle gençlere yönelik yaptığımız çalışmalar bütün dünyada gıpta ile takip ediliyormuş. Maneviyattan ve ahlaktan uzak yetişen dünya gençliği insanlığın geleceği için sıkıntılar arzetmekte. Bilim ve siyaset dünyası bu neticeye çözüm yolları ararlarken bizim tespitlerimizin şu an için dünya barışı adına tek bağlayıcı çözüm önerisi olduğu konusunda hemfikirler, hamdolsun!

Arkadaşla konuşurken telefonum çaldı. Telefon hattım ülkemizin tek milli gsm operatörü olan Türkbabanet'e ait. Telefon markamda Baybars.

Baybars'ı bilmeyenimiz yoktur. Hani 1233 yılında Karadeniz'in kuzeyinde doğmuş bir Kıpçak Türk'ü olan, küçüklüğünde Moğollar tarafından Kıpçak steplerinde yakalanarak Bizans tüccarlarına satılan, köle olarak Kahire'ye getirilen, burada Eyyubiler'in hassa ordusuna alınan, zeka ve yeteneğiyle kısa sürede yükselen, devlet mevkilerinde önemli yerlere gelen Baybars'tan bahsediyorum. Cesur bir asker, kudretli bir hükümdar ve iyi bir idareci olduğunu gösteren Baybars, yaşamı boyunca Haçlılara ve Moğollar'a karşı mücadele etti.

Büyük bir devlet idarecisi olan Baybars, Memlük Devleti sınırları içerisinde çoğu günümüze kadar ulaşan çeşitli eserler bırakmıştır. Devletinin en önemli iki şehri olan Kahire ve Şam arasında atlı ulak sistemi kurmuştur. Bunun yanında köprüler, su kanalları ve limanlar inşa ettirmiştir. Ülkesinin tarımına katkıda bulunma hedefiyle eski sulama yollarını tamir ettirip, yeniletip, yeni sulama kanalları açtırmıştır.

Kahire'de ismini taşıyan Baybars Camii'ni yaptırmıştır. Şam'da bulunan türbesi ve yanındaki Zekeriya Medresesi onun adına yapılan ünlü mimari eserlerdendir. Zekeriya Medresesi'ne bağlı olan Zekeriya Kütüphanesi günümüze kadar gelen çok sayıda önemli bilimsel yazma eserleri içinde bulundurmaktadır.

Baybars ülkesinde İslam bilginlerine ve bilim adamlarına büyük önem vermiştir. İsmi İslam dünyasında, ölümünden sonra bir kahraman olarak anılmaktadır.

Ayrıca Türk arama motoru olan Mavera son yıllarda Google ve Yandex'i geride bırakmıştır.

Telefonla beni arayan Trump'tu. Ülkesine davet ediyordu beni. Türkiye'nin Kültür Kuvvetleri Komutanı olarak yani resmi olarak bir ziyaret yapmamı istirham ediyordu.

Hazırlıkları yaptım.

Türk yapımı olan Selçuk yapımı bir jet uçağıyla yolculuğa koyuldum. Kısa kısa Amerika izlenimlerimi paylaşmak istiyorum sizinle.

Daha hava limanına iner inmez Amerika'daki Türk etkisini rahatlıkla gözlemleyebiliyorsunuz. Havalimanında Türk markalarının reklamlarının yer aldığı reklam panoları ziyadesiyle göğsümü kabarttı.

Bütün Amerikalılar "Kumpir Mutfak"larından besleniyor desem yeridir. Çiğköfte dükkanları neredeyse adım başı. Bindiğim taksi bir Türk malı. Karamurat marka. Şoför çatapat Türkçe konuşuyor. Neredeyse aileler Türkçe bilmeyene kız vermiyorlarmış. Arabanın radyosundan yükselen müzik Türkçe. Hem de Türkü. Aşık Veysel'in türküleri çok popüler. Türklük burada çok moda. Gençlerin giydiği tşörtlerde Türkçe yazılar... Özgür Ayasofya, Özgür Kudüs gibi sloganik sözler çok revaçta. Bütün bunları taksi şoföründen dinliyorum ağzım kulaklarındayken. Zenci şoförüm "abi ben var Zenci Musa'yı çok sevmek." Bu sene Will Smith in başrolünü oynadığı "Zenci Musa" filmi gişe rekorları kırmış. Hollywood & Yeşilçam isimli film platoları o kadar çok iş yapan filmlere imza atıyorlarmış ki Amerikan hikayeleri artık iş yapamaz olmuş. Seyyid Onbaşı bir filmde Süperman'ı pataklamış.

Amerikan TV’lerinde Türk dizileri çok seviliyormuş ayrıca. Türk dizileri derken yengesine göz koyan aşk-ı memnu türünden değil ha...

Türk malları tüketicilerin gözdesiymiş ayrıca. Kanserojen olmadığı için Türkiye'den gelen mallara çok güveniyormuş Amerikan halkı.

Tabi bütün bu olan bitenlerden sizin haberiniz yok. Çünkü biliyorum, ilgi alanınıza girmiyor bu konular. Çiftlikbank, Powerbank olayları sizleri bu konulardan uzak tutuyor sanırım.

Neyse konumuza gelelim.

Washington sokakları sucuk ekmek kokuyor. Kokoreç tezgahları buram buram.

Ee ne de olsa son yıllardaki gelişmelerimiz bizi dünyanın süper gücü yaptı. Ülkelerin gücünü ölçmedeki 5 soruyu mükemmel şekilde cevapladık, elhamdulillah!

1 Dünyanın her ülkesinde satılan birçok ürünümüz var.

2 En değerli 500 marka içinde çok markamız var.

3 En iyi 500 üniversite arasında ilk sıralarda yer alan 25 üniversitemiz var.

4 Ülkeler arası Pasaport Gücü Endeksi'nde ilk sıradayız.

5 Artık beyin göçü alıyoruz; artık beyin göçü vermiyoruz. Hatta ömrü yetseydi Stephen Hawking bile Türk vatandaşlığına geçecekti.

Washington’da yapılan yeni konut projelerinde Türkçe kelimeler tercih edilmekteymiş. Ki Beyaz Sarayın bile adresi değişmiş. Endülüs Mahallesi Kılıçarslan Sokak diye geçiyormuş adres.

Neyse varacağımız yere vardık. Şoförümün hoş sohbetiyle adresimize ulaşmıştık, Beyaz Saray'a.

Adının Hasan Corc olduğunu söyleyen şoför arkadaş ısrarla "işin bitince bize gidek abi. Yengene mantı yaptırayım" demez mi? İşte lan" dedim "Türkün gücü bu!"

Sarayın dış kapısında o malum yılışıklığıyla Trump beni bekliyordu. "Reis hoş geldin" dedi gülümseyerek. "Biz de bir Reis var Trump, her önüne gelen Reis diye geçinmemeli" dedim kızgın bir ifadeyle.

"Ağzını yediğim, kusura bakma" diyerek konuyu geçiştirdi turuncu.

Makamına geçtiğimizde yine de yalakalığına devam ediyordu.

"Torunlarım senin Herotürk ürünleriyle büyüyorlar. Herotürk markalı ürünler Amerikan gençliğinin idolü."

İlanihaye müdahele etmesem yılışıklığını sürdürecek. Dedim "Söyle bakalım Trump efendi. Beni buraya kapalı kapılar ardında Washington portakal yemeye davet etmedin herhalde?"

"Sizi buralara kadar yorduk. Kusura bakmayın. Biraz kredi isteyecektim. Senin Reis'le aran iyi. Söylesen de bi koltuk çıksa bize?!"

Ha belirteyim. Trump bütün bu konuşmalarını benimle Türkçe yaptı.

Sonrası mı?

Valla sonrasını çok çalışırsak görebileceğiz. Ben hikayesini yazdım. Siz de gerçekleştireceğimizin hayalini kurun.

Hayalsizseniz, unutmayın başkalarının hayallerini süslüyorsunuzdur. Hedefsizseniz, hedef sizsinizdir!

Fehmi Demirbağ

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert