Abdullah BİR Çocuk İstismarı Yasasının Arkasındaki Hain Planlar
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Çocuk İstismarı Yasasının Arkasındaki Hain Planlar
Abdullah BİR

Çocuk İstismarı Yasasının Arkasındaki Hain Planlar

  Son zamanlar da Ülkemizdeki gündem yoğunluğu ( Zeytin dalı operasyonu vb) nedeniyle “bulanık suda balık avlamak isteyen zihniyet” ve bu zihniyetin değirmenine su taşıyan “cahiller, basiretsizler ve hainler” ÇOCUK İSTİSMARI konusu üzerinden Müslüman Türk Milleti ve Ailesi’nin altını oymaya, kökünü kurutmaya hız vermiş durumda.

Konu cok hassas ve gündeme getirenler de işinin uzmanı, amaçları da “üzüm yemek değil bağcıyı dövmek” olunca profesyonelce yapılan bu algı operasyonunu anlamak, karşı çıkmak ve durdurmak her babayiğidin harcı olmuyor maalesef.

Bu yasanın arka planını ve nasıl uygulanacağını şimdiden fark eden, anlayan, öngören, basiretli Müslümanların veya kendisine adil diyen birilerinin buna engel olması veya en azından engel olmaya çalışması gerekiyor.

Ben de bu sebeple sizler ile tanıştığım ve merhaba dediğim bu ilkyazımda çok önemli bu konuyu gündeme almayı uygun gördüm.

Son zamanlarda medyada sık sık yer alan “Çocuk İstismarı” konusu üzerinden çıkartılmaya çalışılan, çıkartılacak olan yasalar ( kimyasal hadım, ağır hapis cezaları vb ) ile asıl amaçladıkları ve yapmak istedikleri şey bu tür suç işleyen sapıklara gerekli cezaların verilmesini sağlamak değil.

Gerçek amaçları (daha önce farklı konularda birçok defa yaptıkları gibi) sağ gösterip sol vurarak orta ve uzun vade de Müslüman Türk Milleti’nin manevi gücü, var olma ve yaşama sebebi olan “Geleneksel Türk Aile Yapısı”nı yok etmenin hukuksal alt yapısını hazırlamak.

Bu konuda ki çalışmalarının büyük bir bölümünü son 15 yıldır bu ülke de iktidar olan AK PARTİ döneminde başardılar

Ak Partinin iktidarı döneminde sözde AB uyum yasaları nedeniyle;

--Zinanın suç olmaktan çıkartılarak serbest bırakılmasını,

--Kadınlara sınırsız hak ve süresiz nafaka verilmesini,

--Bpşanma durumunda çocukların tamamına yakının velayetinin anneye verilmesini,

--Kadınların çalışmasının teşvik edilerek ailelerin çocuk yapma ve kadınların doğum   oranlarının düşürülmesini,

--Kadının ağzından çıkan her sözü “mutlak gerçek” kabul eden 6284 sayılı kanun vb kadınlar lehine, erkeklere aleyhine çıkartılan, uygulanan adaletsiz ve hukuka aykırı yasaların çıkartılarak

Mevcut da var olan Müslüman Türk Ailesi’ni dağıtmayı, parçalamayı ve yenilerinin de kurulmasını engellemeyi amaç edinmiş yapı, zihniyet ve ayrıca bilerek veya bilmeden bu zihniyete hizmet eden “cahil, basiretsiz, hain kişi ve kurumlar” şimdide “cocuk istimrarı, tecavüzü haberleri” ile altyapısını oluşturdukları “HAİN, KAHPE ve AŞAĞILIK PLANI” iyi niyetli ama madalyonun arka yüzünü göremeyecek kadar saf ve zavallı insanlar (gazeteci, siyasetçi, bürokrat, din adamı(?), bilimadamı vb ) üzerinden son hızla yasalaştırmaya çalışıyor.

Sözde çocuk istismarını önleme ve bu sucu işleyenlere ağır cezalar vermeyi istediğini söyleyen hain yapının ifade ettiklerinden çok farklı amaçları var.

Müslüman Türk düşmanlığında birleşen zihniyetlerin çıkmasını istedikleri bu yasa ile

1- Masum niyetli ve sevgi dolu erkeklerin (dede, baba, dayı, amca, ağabey, öğretmen, hoca vb kimlikli erkeklerin) evladı, yeğeni, torunu, kardeşi, talebesi, öğrencisi, komşusunun çocuğu olan bebekleri, yavruları

a) Sevgi ve merhamet amaçlı erkek dokunuşundan ve sevgisinden mahrum bırakmak,

b) Bu konuda ki münferit olayları özellikle, abartarak ve sürekli gündeme taşıyarak bu tür haberler ile özellikle kadınların duygusal hassasiyetleri üzerinden Türk toplumunun zihninde “negatif algı, paranoya ve korku operasyonu yapmak” suretiyle sevgisiz ve korkak bir nesil oluşturmak.

c) Tarafların ailelerinin ve tarafların karşılıklı rızası ile bile olsa erken yaşta (16-17 yas) bir kız ile yapılan “normal evliliklerde” bile çıkartılacak yeni yasalar ile o kız ile evlenen yetişkin erkeğe ağır (kimyasal hadım, ağır hapis vb) cezalar vererek sözde o erkeği, gerçekte ise o erkek ile severek, ailesinin bilgisi dahilin de ve gönül rızası ile evlenmiş olan yası 18 den küçük kızları, her iki tarafın ailesini, ve hasılı özetle Müslüman Türk toplumunu cezalandırmak suretiyle normal aile kurulmasına engel olmak,

d) Bu şekilde gençleri meşru ve insani olan evlilik ilişkisi yerine haram ve hayvani olan zinayı yaygınlaştırarak Türk toplumunun ahlakını ve nüfus yapısını bozmak, doğum oranlarını düşürmek, genç nüfusu azaltmak, ekonomik özgürlüğü olan boşanmış veya bekar kız ve kadınları ucuz iş gücü ve potansiyel müşteri olarak kapitalist sisteme köle ederek her anlamda onlardan faydalanmak, onları kullanmak suretiyle istedikleri düzeni ülkemizde tesis etmeye ve uygulamaya çalışmaktadırlar.

Peki bunu bu konu üzerinden nasıl yapacaklar?

Aslında kendi “kahpe ve hain amaçları” için bu konuyu gündeme getirenlerin bütün çabası ortalığı ve insanların zihinlerini bulandırarak halkın, yetkililerin ve siyasilerin aklı yerine duygularını ön plana çıkartıp koyun-sürü psikolojisi ile bu sorunun gerçek cevabını ve gerçek niyetlerini gizleyerek kolayca amaçlarına ulaşacaklar.

Bunu da

Yan yana getirdikleri “İKİ KELİME” üzerinden ve insanların genelinde olan “algısal yanılgı, peşin hükümlülük” özelliğini kullanarak yapacaklar.

O iki kelime “ÇOCUK ve İSTİSMAR” dır.

İSTİSMAR ( cinsel taciz, tecavüz vb) kelimesi özellikle son zamanlarda medyanın etkisiyle kavram olarak halkın büyük çogunluğu tarafından manası öğrenilen, bilinen bir kelime oldu.

Peki ÇOCUK kelimesinin manasını ve tanımını halkımızın kaçı doğru algılıyor ve biliyor?

Emin olun halkımızın çok az bir kesimi bu kelimenin hukuksal anlamını doğru biliyor.

Halkımızın kafasında ÇOCUK olarak kabul ettiği, gördüğü insan ile devletin kendi yasalarına göre “ÇOCUK” kabul ettiği birey, insan arasında ki BÜYÜK İFADE ve ANLAM FARKI hainlerin işini kolaylaştırıyor.

Özellikle son zamanlarda 3-5-8 yaşlarında ki cocuklara yönelik cinsel saldırı haberleri kullanılarak halkımızın gözünde ki, beynınde ki “sabi-sübyan-çocuk” kavramı pekiştirilerek devletin yasaları ile 18 yasını doldurmasına 1 gün kalsa dahi 18 yas altında ki her bireyin devlete göre “sabi-sübyan-çocuk” olduğu gerçeği gizlenmeye çalışılıyor

İşte çıkartılacak yeni yasalar nedeniyle Müslüman Türk Toplumu olarak ileride yaşayacağımız sıkıntıların, büyük problemlerin de, bu konu üzerinden toplum mühendisliği yapmak isteyen HAİN YAPI’nın da beslendiği, insanımızı aldattığı, tuzağa düşürdüğü ASIL KAYNAK halkın zihninde ki çocuk ile devletin dilinde ki ÇOCUK ifadesinde ki farklılıktır.

Peki çocuk ifadesinde MİLLET ile DEVLET arasında ki bu ALGI FAKLILIĞI bu şerefsiz hainlerin işlerine nasıl yarayacak?

Sizlere sadece bir iki soru sorarak empati yapmanızı ve konuyu anlamanızı sağlamaya çalışacağım.

Siz 20-25 yaşlarında bir Müslüman bir Türk erkeğisiniz, nufusta 16-17 yaslarında görünen bir kızı sevdiniz, kızda sizi sevdi, Allah'ın emri ve Resulullah’ın sünneti gereği kızı ailesinden istediniz, aile de evlenmenize razı oldu ve evlendiniz. Aynı kızı isteyen ama kızın istemediği, sevdiği kızın başkasıyla evlenmesini istemeyen bir erkek veya sizi seven ama sizin istemediğiniz ama sizin başka bir kız ile evlenmenizi kabullenmeyen farklı bir kız sizi ÇOCUK İSTİSMARI suçlaması ile polise veya savcılığa şikâyet etti, yargılandınız, suçlu bulundunuz ve kimyasal hadım veya ağır hapis cezası ile cezalandırıldınız.

Veya siz Mesleğine ve çocuklara aşık, çok temiz, iyi niyetli bir ilkokul öğretmeni veya Kuran kursu hocasısınız, zeki, başarılı ve sevimli bir öğrencinizin veya Kuran talebenizin hoca, ağabey, baba sevgisiyle ve temiz duygularla başını okşadınız, onun başına, yanağına bir öpücük kondurdunuz. Çocuk bunu evde ailsine anlattığında zaten daha önce medya aracılığıyla paranoyak haline getirilmiş çocuğun annesi veya babası “öğretmeni-hocası çocuğuma cinsel tacizde bulundu” sözleriyle soluğu karakolda veya savcılıkta alsa, çıkartılmak istenen yasanın taciz ve şiddet konusunda kadınların her sözünü doğru kabul etmesi nedeniyle sizde masum bir baba sevgisinin ifadesinden başka bir anlamı olmayan çocuk başı okşama veya öpücüğünden dolayı tutuklansanız ve hayatınızı perişan edecek bir ceza alsanız.

Böyle bir durumda siz ve aileniz bu devlet, adalet sistemi ve yasalar hakkında ne düşünürdünüz?

Sizin akıbetinizi gören veya bu tür bir olaya şahit olan çevrenizde ki gençler, insanlar ve halk kendilerinin de böyle bir durumla karşılaşmaması için ne yapardı, devletine ve adalete güvenir miydi?

Bu tür de ki birçok soruyu, cevaplarını ve sonuçlarını alt alta sıralamak için bilim adamı veya müneccim olmaya gerek yok.

Karşımızda ki düşman sadece terör ile üzerimize gelmiyor.

Allah’ın düşmanları olan yapı bütün bir toplumu ve devleti bu tür hainlik, ayak oyunları ve kahpeliklerle kendilerine ve şeytana köle, vatandaşlarımızı da devletine düşman yapmak için gece gündüz çalışıyor.

Benim tezime inanmayanlar benzeri ayak oyunları ile sözde kadını şiddetten korumak amacıyla 2012 nisan ayında çıkartılan 6284 sayılı yasa çıkmadan önce aile içi şiddet ile öldürülen kadın sayısı ile yasa çıktıktan sonra ki yıllarda aile içi şiddet ile öldürülen kadın sayısına bir baksın.

Fatma Şahin bu yasayı çıkarttıktan sonra (Nisan 2012 de) “6284 sayılı yasa ile biz en iyi kanunu çıkardık ve kadın cinayetlerini hızla sıfıra indireceğiz.” Diye hava atmıştı. Ama devletin bu konuda açıkladığı rakamlar Fatma ŞAHİN’i yalanlıyor.

Çünkü o günden bu güne Aile içi şiddet sebebiyle öldürülen kadın sayısı % 330 artı. (2011 de öldürülen kadın sayısı 121, 2017 de ise bu rakam 409 oldu)

Bunun tek sebebi de erkeğin savunma hakkını elinden alan, bütün erkekleri kadın düşmanı, şiddet uygulayan bir hayvan olarak gören ve evli erkekleri şamar oğlanı,  kadının kölesi ve akabinde de canlı bomba haline getiren zalim, adalete ters ve hukuksuz 6284 sayılı FATMA ŞAHİN yasasıdır.

Nisan 2012 sonra önceki yıllar göz önüne alındığında o yıldan sonra 122. Kadından başlamak üzere öldürülen her kadının kanı dönemin Aile bakanı Fatma ŞAHİN ve o yasanın çıkmasına sessiz kalan, katkısı olan siyasilerin ellerine bulaşmıştır ve herkes hesap gününde bu dünyada yaptıklarının ve yapmadıklarının hesabını verecektir.

Safımızın belli olması için bu konuyu bu açıdan da siyasilerin gündemine almasını sağlamak boynumuzun borcudur.

Çünkü bizler kötülüğe engel olmak ve iyiliği emretmekle mükellefiz.

Selam ve dua ile…

Abdullah Bir

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
misafir     2018-03-28 Ahlaksızlık serbest oldu binalarda oturuyoruz gireni çıkanı belli değil günübirlik kiralık evler rezillik kızıyoruz ama çocuklar adına inanın torunumdan küçük olanların tacizine maruz kaldığım oluyor derli topluda insanım uyuşturucu yaşı 12 kafayı bulan herşeyi yapar hadi korkma En sağlam değerimiz aile birliği iken sarsıldı kadaınlar erkekleri ha yar sigortası görüyor nafaka almak adına başkasıyla nikah yapmadan yaşıyor var çev rede Babasız aileden yoksun çocuk ziyanlığı ALLAH sonumuzu hayretsi
misafir     2018-03-28 Sanki herkes potansiyel sapık Biz çalışan anneydik çocuklarımızı akraba komşular bak tı sokakta oynayarak büyüdü şimdi tv ve bilgisayar başında torunlar çok farklı yetişiyor özgüvenden yoksun Arkadaşım ikinci evliliğni yaptı çokda ahlaklı biriyle iki çocuğu var dı büyük çok emek verdi adamcağız büyüttü kız okulu bıraktı para çalmalar yalnış şeyler yapmaya başladı babanın sabrına şaşırdım neden suskunsun dedim kızı iftira atarım ta ciz etti diye kardeşimide elinden alılar dediğini söyledi buyrun
GALERİLER
Advert
Advert