Nuri BAŞAR Korkularımız hayat çizgimizi etkilememeli!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Korkularımız hayat çizgimizi etkilememeli!
Nuri BAŞAR

Korkularımız hayat çizgimizi etkilememeli!

Korku, yaratılmışların fıtratına yerleştirilen beşeri bir duygudur ve her canlıda az veya çok bulunur. Canlılar arasında insan, duygularıyla değil aklı ile hareket ettiği için diğerlerinden farklıdır. Konumu, kariyeri veya statükodaki yeri ne olursa olsun; her insanın kendisine göre çekinceleri, endişeleri veya korkuları vardır. Bu durum herkesin kişilik durumuna göre değişkenlik arz eder. Korku, insanın sevindiğinde gözlerinin içinin gülmesi, hüzünlendiğinde yüz şeklinin değişmesi, heyecanlanınca terleme veya titremesi kadar doğaldır.

Allah (c.c.) akıl nimeti ile insana; doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden, adaleti zulümden ve Hakk’ı batıldan ayırma özelliği vermiştir. Bunun yanında, imtihan edilmek ve sınanmak için gönderildiği dünyada aklını kullanarak iradesini; iyiden, doğrudan, güzellikten, adaletten ve Hakk’tan yana kullanmasını tavsiye etmiş, buna uymaması halinde “dönüşünüz bana” diye de ikaz etmiştir.

İnsan dünyaya denenmek ve imtihan edilmek için gönderildiğine göre; başarılı olabilmesi, deneme süresini duygularının esiri olarak değil aklını kullanarak geçirmesi halinde mümkün olacaktır. Bu başarının kazanabilmek için de hayat çizgisinde korkuların değil, doğruların hâkim olması gerekir.

Güç, kuvvet, itibar, iktidar ve saygınlık gibi güzellik ve özellikler Allah (c.c.)’ın nezdindedir. Kişinin tercih ettiği yaşantı şekline göre dilediğini dilediğine verir ve istediğini de geri alır. Buna hakkı ile inanan insanın korkuları, doğrularını etkilemez ve çizgi sapması yaşamaz.

Dünya hayatında güçlü olduğunu zanneden veya kendi değer ölçülerine göre güçlü olduklarına inanan şahıslar, uluslar veya uluslararası zorba güç odakları toplumu sanal güçlerine itaat ettirmek ve boyun eğdirmek için korku ortamı oluştururlar. Korkutma amaçlı girişimlerin merkezinde, aslında başkalarını korkutmayı amaçlayanların kendi korkuları vardır. Onlar kendileri korkuları ile hareket ettikleri için herkesi tehdit ederek istediklerini yaptırbileceklerini zannederler.

Günümüzde “Benden değilsen düşmanımsın” ve benzeri batı menşeeli ve batıl içerikli algı operasyonları ile masum insanlara boyun eğdirmeye çalışmakları, batıl zihniyet yapısının çirkin bir ürünüdür. Müslüman hakiki gücün Allah (c.c.) nezdinde olduğunu, O’ ndan başka korku duyulacak güç olmadığını bilir, zulme asla teslim olmaz ve boyun eğmez.

Müslümanın denenmek için çıkarıldığı imtihan alanından başarı ile çıkabilmesi ve ölüm geçidinden ahiret âlemine iman ile geçebilmesi; dünya hayatındaki yol haritasını korkuların değil doğruların belirlemiş olması ile mümkün olur.  Sebebi ne olursa olsun, sıkıntı nerden gelirse gelsin, korkularını doğruların önüne koyanlar imtihanı kaybetme riski ile karşı karşıya kalırlar.

Netice olarak öyle veya böyle herkes az veya çok korkar. Ancak korkularımız doğrularımızı etkilememeli, korkular doğrulardan en küçük taviz  vermemize neden olmamalı. Neticede hakkımızda her halûkârda Allah’ın takdir ettiğinin tahakkuk edeceği bilinmelidir.

Nuri Başar  

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert