Ali KAYIKÇI Avrupa sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek!..
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
 Avrupa sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek!..
Ali KAYIKÇI

Avrupa sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek!..

*  “Mü’minler, mü’minleri bırakıp kâfirleri velî (dost) edinmesinler.  Kim böyle yaparsa,  Allah ile ilişiğini kesmiş olur.”     (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet, 28)

* “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”  (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi vesellem”)

* “Yâ eyyühe’llezîne âmenû la tettihizû bitâneten… (Ey îman etmiş olanlar, ey Müslümanlar, içinizden olmayanlardan, size yabancı kimselerden dost ittihaz etmeyiniz. Âyet-i celiledeki ‘bitâne’, içli dışlı görüşülen, kendisine her türlü sırlar emânet edilen samimi dost, yârıcan arkadaş, mahrem-i esrar mânâlarınadır. Öyle bitâne ki, ‘la ye’lûnekûm habâlen’, sizlere karşı mazarrat ika etmekten,  aranıza fitneler, fesatlar sokmaktan hiçbir vakit geri durmazlar.  Ellerinden gelen fenalıkların hiç birini sizden esirgemezler. ‘Veddû mâ ‘anittüm’, sizin sıkıntılara, mûsibetlere, felâketlere uğramanızı isterler...”  (M. Âkif-Kastamonu Nasrullah Camiî; 19.10.1920)        

* “Yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman bir araya toplanmalı. Bakınız bu Siyonistler, kendi ülkelerini birleştiriyor, Avrupa Birliği’ni kuruyor. Bize gelince, Osmanlı’yı yıktığı yetmiyor, şimdi de Türkiye’yi parçalamak  istiyorlar.”   (Prof. Dr. Necmettin Erbakan-TBMM, 1991)                                                                                       

* “Çok samimî olarak îtiraf edeyim ki, Avrupalılar Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslâm düşmanlığı, Hıristiyanların hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince…”  (Prof. Dr. Fritz Naumark-Türkiye Gazetesi; 08.06.2001, s. 15)     

Saygıdeğer Okuyucularımız!..

Bilindiği üzere “Cumhurbaşkanımız Sn R. Tayyip Erdoğan”;  önceki günlerde,  3 günlük bir ziyaret için (13-15 Mayıs tarihlerinde) “İngiltere Birleşik Krallığı”nda bulunmakta ve “Kraliçe II. Elizabeth ve Başbakan Theresa May” ile bir dizi görüşmeler yapmakta idi.

 Bu vesile ile bugün de sizlere;  başta “AB/Avrupa Birliği” olmak üzere “Bâtıl/Batı Dünyâsı”nın biz Türkleri/Müslümanları niçin sevmediğini/sevemeyeceğini, bâzı misâller vererek anlatmaya çalışacağız.                        

Malûmları olduğu üzere, Mayıs-2014’te gerçekleştirilen Avrupa Parlamentosu Seçimleri’nden kazançlı çıkan “ırkçı parti”lerin liderleri, peşi peşine Türkiye aleyhine verdikleri beyânatlar ile dikkat çekmeye başladılar.

Bunlardan Danimarka Halk Partisi Genel Başkanı Morten, aldığı yüzde 27’lik oyun da desteği ile, “Türkiye, Erdoğan yönetimi ile AB’ye üye olacak bir ülke değildir.” derken önceki yıllarda “Hızla şeriat yönetimine doğru yol alan Türkiye’nin AB adaylığı askıya alınmalı” sözlerini de âdeta tekiden tekrarlamakta, Fransa Ulusal Cephe Lideri Marine Le Pen de ondan geri kalacak değil ya. Bakınız o da nasıl bir dil kullanarak nefret kusmaktadır: “Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği veto edilmeli.” (Bkz: Türkiye Gazetesi; 28.5.2014, s. 13, 16)

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck” Cenapları(!) da 2014 yılı Nisan ayında ülkemize yaptıkları ziyâret sırasında diplomatik nezaket kurallarını aşarak memleketimiz aleyhine bir takım lâflar etmiş ve Başbakanı Merkel’i aratmayacak sözler sarf etmiş idi.  

Bütün bu yamuk beyanatların ve bunlar gibi nice yazılı-sözlü açıklamalar ve davranışların temelinde,  Alman asıllı “Prof. Naumark” tarafından gayet güzel bir şekilde dile getirilmiş şu hususlar bulunmaktadır:

Çok samimî olarak îtiraf edeyim ki, Avrupalılar Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslâm düşmanlığı, Hıristiyanların hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince: 1- Müslüman olduğunuz için sevmezler. Ama faraza lâiklik şöyle dursun, Hıristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam ederler. (…) 3- Avrupa’nın pazarı idiniz. Şimdi Avrupa’yı Pazar yapmaya başladınız. 4- En az 400 yıl Avrupa’da sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz. 5-Selçuklular Anadolu’yu, Osmanlılar da Orta Avrupa ve Balkanları haçlı ordusuna mezar ettiler. (…) 7- Selçuklu ve bilhassa Osmanlı, İslâmiyet uğruna her şeyini fedâ etmeseydi, İslâmiyet bugün belki sâdece Hicaz’da varlığını devam ettirirdi. Kaldı ki Vehhâbiliği kuranlar da, İngiliz Dominyon Bakanlığı’nın adamlarıdır. Batı, her yerde İslâmiyeti sapık inançlara kanalize etti. Ama Osmanlı, Asr-ı Saadet’i devam ettirdi. 8-Kilise size kin kusmaktadır ve sebepleri yukarıdadır. (…) 10-Sizler, gerçek hüviyetinize döndüğünüz an, Avrupa’nın refahı ve medeniyeti yıkılır. 11-Yine sizler, Avrupa’nın tarihî düşmanısınız ve dâima düşman olarak kalacaksınız.”

Millî şâirimiz “M. Âkif”in, yukarıda “serlevha” hâlinde verdiğimiz vaazının devamında, bunun yaklaşık bir asır öncesindeki teşhisini bulacaksınız:

“Ey müminler, size ellerinden gelen fenalığı yapmaktan çekinmeyen, bu hususta hiçbir fırsatı kaçırmayan, dininize yabancı kimseleri kendinize mahrem-i esrar dost, arkadaş ittihaz etmeyiniz. Bunların suret-i haktan görünerek size güler yüz göstermelerine, hayrınızı ister gibi tavırlar takınmalarına asla kapılmayınız. Onların gece gündüz isteyip durdukları sizin felâketinizden, izmihlâlinizden, esaretinizden başka bir şey değildir. Baksanıza, size karşı kalplerinde besledikleri düşmanlık o kadar dehşetli ki, bir türlü zapt edemiyorlar da ağızlarından kaçırıyorlar. Hâlbuki yüreklerinde kök salmış olan husumet, ağızlarından taşan ile kabil-i kıyas değildir, ondan çok fazladır, çok şiddetlidir. Bu âyet-i celile, Sûre-i Âl-i İmrân 118’dedir.” (Bkz: Mehmet Âkif ve Safahat-Tercüman Gazetesi Yy. İstanbul 1986, s. 136-138’den)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..

 İlk ve eski “AB Bakanı Egemen Bağış” ile diğer bâzı siyasîlerimiz; batılı ülkeler karşısında, onlara şirin görünmek adına, âdeta öyle nice“taklalar” atmış ve yine atacak olsalar bile onlar, bizleri “sevmedi” ve “sevmeyecekler…”

Öyleyse bunu bilerek ve asla hâtırımızdan çıkarmayarak yapmamız gereken şey; millî bir ülkü ve ideâl olarak “Türk-İslâm Birliği”ni sağlamak, 1997’nin “D-8”lerini “D–60/160”lara çıkarmaktır!..

Bunun için de; İran’ın tâ Şâh İsmail zamanından başlattığı ve 1990’larda giderek hız verdiği ve yaydığı “Râfizî  İnanç Seferberliği”ne karşı çâre (Fazla bilgi için bkz: Millî Misyonu Oluştururken-Dr. Yaşar Kalafat; Erciyes Dergisi, S. 415, s. 7-8), “Ehl-i Sünnet İnancı”nı benzeri bir şekilde “Anadolu merkezli” olarak yaygınlaştırmak ve gönüllü kişi ve kuruluş (STK)ların sayısını hızla arttırmaktır…

Yoksa İran’ın; Irak, Suriye, Lübnan, Azerbaycan, Afganistan, Bangladeş, Pakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Moğolistan gibi ülkelere yayarak, hatta Türkiye’mizin çeşitli bölgelerine sızarak gerçekleştirdiği “Şiâ tahribatı” karşısında “Âh-vâh!..” eylemek; 28 Şubat” ,“Ergenekon”, “Balyoz”, “Eldiven”, “Ay Işığı” ve “15 Temmuz” gibi içe dönük darbeler ile vakit, nakit ve enerji harcamak değildir…

Diyoruz ve “Prof. Naumark”’ın teşhisine, “Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.)”in yukarıya aldığımız buyrukları doğrultusunda rahmetli “Erbakan Hoca’nın Reçetesi” ile bir cevap verelim istiyoruz:

- * - *  (  1 ) - * - *

“Sevmez” bizi Avrupa, “Müslüman”ı hiç sevmez;

“Pazardık” “Pazar” oldu, bunu canı hiç sevmez;

Şimdi  ne “yaşayanı”, ne “atanı” hiç sevmez…

“Avrupa” sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek;

“Böldü-parçalar” yuttu, bundan hiç dönmeyecek!..

 

“Sevmez” bizi Avrupa, “Haçlıya mezar” kazdık;

Bir-iki, üç-beş değil, “4 asır destan” yazdık;

“Selçuklu-Osmanlı”yla, duvarca-durayazdık…

“Avrupa” sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek;

“Kore”de şehîd verdik, övmedi-övmeyecek!..

 

“Ahmedî-Vehhâbîlik”, hep “İngiliz oyunu”;

“İbni Sebe” gününden, “Siyon” ister hep bunu;

“Abduh-İbni Teymiyye”, “son asır versiyonu”…

“Avrupa” sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek;

“Kopenhag” duvar ördü, “vize”miz vermeyecek!..

 

“Güvenlik Konseyi” ne?: “Kâfirlerin kalkanı”;

“5 daimî” borusu, sardı bütün cihânı;

“1,5 milyar” nerde, yok mu bir borazanı?..

“Avrupa” sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek;

“Erbakan”ca konuşan, gelmedi-gelmeyecek!..

 

“Sevmez” bizi Avrupa, “Müslüman”a uzaktır;

“Irak” bitti-bitiyor, “Suriye” bir tuzaktır;

Hani “Kırım”da birdik, ilk verilen “Azak”tır…

“Avrupa” sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek;

Onlar “domuz” besliyor, yemedik-yenmeyecek!..

 

KAYIKÇ’Ali “özet” bu, “sevgi” gönül işidir;

“Hümanist” geçinirler, “emperyal” bir dişidir; 

“Madde” olmuş tapınak, Batı can çekişidir…

“Avrupa” sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek;

“Gelin can bir olalım”, denmedi-denmeyecek!..

- * - *  (  2 ) - * - *

“Hak-hukuk yenende”, ille “Müslüman!”;

“Kanı dökülende”, ille “Müslüman!;

“Suriye’de-Yemen’de”, ille Müslüman!..”

Bunlara aldanır, medenî sanan;

Ey “AB hayranı”, uyuma “uyan!..”

 

“Alaman”ı böyle, “Fransız” aynı;

“İtikat”ta kardeş, hısımdır-kaynı;

“Mide”si “sömürü”, “Vatikan” beyni;

“Încîl”i okuyup, çok olur kanan;

Ey “AB hayranı”, uyuma “uyan!..”

 

“İtalya-İspanya”, isimde ayrı;

Bunların “İslâm”a, dokunmaz hayrı;

“İlâç” “öz”ündedir, düşersen sayrı;

Önemlidir daim, reçete yazan;

Ey “AB hayranı”, uyuma “uyan!..”

 

“İsviçre” hep sözde, “tarafsız ülke”;

“Matta” yahut “Markos”, “Yohanna” ilke;

“Lukas”ı beyninden, tümüyle silke;

Yoksa yanılırsın, olursun yanan;

Ey “AB hayranı”, uyuma “uyan!..”

 

KAYIKÇ’Ali der ki, tam “yarım asır”;

“Hedef”e kitlendik, olduk “bir esir”;

“Gümrük Birliği”nden, “bütçeme tesir”;

Biz “düdük” çalarız, onlar “borazan”;

Ey “AB hayranı”, uyuma “uyan!..”

Derebahçeli/Ali Kayıkçı

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert