Ali KAYIKÇI Saymış “Bizim Suudi(!)”, “Milyon-Milyon Doları!..”/2
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Saymış “Bizim Suudi(!)”, “Milyon-Milyon Doları!..”/2
Ali KAYIKÇI

Saymış “Bizim Suudi(!)”, “Milyon-Milyon Doları!..”/2

(“3 Kafadar”ı “Taşlama, “Haşaratı Haşlama!..”)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..

Bilindiği üzere dün başladığımız bu seri yazımızda; “Suudi” yetkililer tarafından “ABD”de yapılan bir müzayedede 450 milyon dolara satın alınan bir tablodan bahsetmiş ve böylelikle de aslında “Coni/Siyon hamilerine” yapılan dolaylı bir “malî desteğe” dikkat çekmiştik. Bu gün de bu “Şer Üçgeni/Sacayağı”nın birinci unsurundan söz etmek istiyoruz...

İşte “ABD”:

* “1954’te İncirlik üssü, İsrail’den sonra Ortadoğu’nun bağrına saplanan en büyük hançer. Irak’ın işgali, Suriye’nin parçalanması hep buradan yönetildi.”, “1975’te ABD, Erbakan Hoca’nın liderliğinde gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerekçe göstererek Türkiye’ye karşı 3 yıl ‘Silâh Ambargosu’ uyguladı.”, “1992’de, Muavenet Gemimiz kalbinden yani Köprü üstü ve Savaş Harekât Merkezi gibi iki noktadan ABD Savaş Gemisi tarafından 2 füze ile vuruldu; 5 askerimiz şehîd oldu.”,  “2003’te ABD askerleri, Süleymaniye’de Türk Özel Kuvvetlerine mensup, 3’ü subay, 8’i astsubay 11 askerimizin başına çuval geçirerek derdest etti.”, Türkiye’de bütün darbelerde olduğu gibi, 28 Şubat’ın da arkasında ABD’nin eli vardı. 15 Temmuz 2016 gecesi İncirlik’ten kalkan uçakların sırrı hâlâ çözülemedi.”, “2017’de tarihte benzeri görülmemiş bir rezalete daha şahitlik ettik. Bir NATO ülkesi diğer bir NATO ülkesine ilk kez vize yasağı koydu. ABD’nin son darbesi en ağırı oldu. Krize sebep olan isim ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, casusluk ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından tutuklandı.” (Millî Gazete; 10.10.2017, s. 1)

*  “İdlib, Türkiye zaviyesinden Afrin’i kuşatma vesilesidir. Afrin, PYD/PKK’nın elindedir. Amerika, İsrail, PKK/PYD; Kuzey Suriye’den Akdeniz’e bir koridor açma niyetindedir. Bizim ‘Terör Koridoru’ dediğimiz aslında bir ‘Petrol Hattı’dır. Şimdi saydığımız devlet ve terör örgütlerine artık Barzani idaresi de dâhil olmuştur. Bu idare, 3 sene evvel Ankara ile anlaşma yapıp Ceyhan’dan dünya pazarlarına açılmıştı. Bahsi geçen devletler, önce tavır koymuşlardı. Belli ki daha sonra Barzani’yi yanlarına çekme taktiğini düşünmüşler. Referandum, bu düşüncenin yapılma sebeplerinden biridir. Niyetleri, Ceyhan yerine petrolün İsrail’in Hayfa şehrinden akıtılmasıdır.”, “Türk Milleti için NATO masum değildir. Bu ülke insanı, 27 Mayıs’tan 15 Temmuz’a kadar yapılan her darbenin arkasında NATO’nun olduğuna kesin şekilde inanmaktadır. Gözden kaçmasın ki ABD ve NATO, Türk kamuoyu nezdinde hızla itibar kaybetmektedir.” (Rahim Er-Türkiye Gazetesi; 10.10.2017, 20.11.2017 s. 2, 3)

* “Amerikalı askerler Nevada çölünde bir tatbikat yapıyor. Adı: Milennium Challange 2002. Türkçesi ‘Bin yılın meydan okuması’. Allah, bu Amerikalılar kime meydan okuyor acaba diyorsunuz hâliyle. Tam 13 bin 500 personel katılıyor, üç hafta sürüyor bu tatbikat. ABD tarihinin en büyük tatbikatı aynı zamanda. Pek çok NATO ülkesi davetli. Ancak NATO’nun en büyük ordularından birine sahip Türkiye davet edilmemiş. Her tatbikatta malûm bir senaryo vardır. Senaryoda da haliyle mutlaka bir düşman bulunur. Tatbikattaki hedef ülke, iki kıt’ada konuşlu bir ülke…” (Em. Kurmay Albay Mustafa Önsel-1 Köy 4 Adam 6,5 Darbe)

*  “Hem İtiraf, Hem de Tehdit Kokuyor: ABD Büyükelçisi John Bass, ‘Türkiye’de eğer 9 aydır bombalar patlamıyorsa, ABD’nin sayesinde’ dedi.” (Millî Gazete; 12.10.2017, s. 1, 12)

“Amerika, uzun zamandır Orta Doğu’da Türkiye’ye güvenmiyor. Çünkü Türkiye’nin kendi oyun plânı var. Kendi çıkarları var. Kendi politikası var. Başkasının politikasını belirlediği Türkiye artık eskide kaldı.  Amerika Türkiye’den rahatsız.  Becereyemeceğini bildiği için askerî darbe seçeneği dışında başka alternatifler arıyor. Ekonomik saldırılar ve PKK’yı kullanarak bize zarar vermek isteyeceklerdir.” (Cem Küçük-Türkiye Gazetesi; 27.10.2017, s. 12)

*  “ABD, 15 Temmuz’un şifrelerinin çözülmesinden mi çekiniyor. Bu ihanetin perde arkasında ABD’nin bulunduğuna dair çok ciddi deliller kamuoyuna yansıdı. Heybeliada’da CIA ajanlarının yaptığı gizli toplantıdan, İncirlik Üssü’nden darbecilere verilen askerî desteğe kadar onlarca iddia gündeme geldi. Bu iddialar bugüne kadar tam anlamıyla hiçbir zaman sorgulanamadı. Biz merak ediyoruz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir konsolosluk çalışanının gözaltına alınması ve sorgulanması, ABD’yi neden bu kadar rahatsız etmektedir. Acaba ABD yönetimi, bu sorgulama gerçekleştiği takdirde, 15 Temmuz darbe girişimindeki rolünün deşifre olmasından mı korkmaktadır?”,  “İŞİD gibi örgütleri kuran Batı dünyâsı ve Amerika’dır. Bakmayın ‘demokrasi ve insan hakları’ açıklamalarına. ‘Demokrasi’, ABD’nin umurunda bile değil. Onlar, sadece ‘insanları ne kadar sömürebiliriz?’, ona bakıyorlar”,  “Biz Saadet Partisi olarak NATO’nun yapısı ve faaliyetleri ile ilgili endişelerimizi 40 yıldır dile getiriyoruz. Bilindiği gibi NATO, Varşova Paktı’nın sona ermesi ile birlikte NATO da varlığını sona erdirmesi gerektiği hâlde bunu yapmamış ve 7 Haziran 1990 tarihinde İskoçya’da yapılan NATO toplantısında İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher’in ‘Sovyetler Birliği yıkılmıştır, karşımızda düşman kalmamıştır. Ama düşmansız bir ideoloji yaşayamaz. Yeni bir düşman bulmamız lâzım. Düşman aramaya ise gerek yok; yeni düşmanımız İslâm’dır’  sözleriyle komünizmin yerine bu defa Müslüman dünyâsını kendisine yeni düşman olarak belirlemiştir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde, Norveç’te yaşanan rezalet, basit bir hata değil, bizce NATO’nun İslâm’ı ve Müslümanları düşman olarak gören anlayışın bir dışa vurumudur.” (SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu- Millî Gazete; 12.10.2017, 14.11.2017, 20.11.2017)  

*  “Bir resmi bankamızın genel müdür yardımcısını, görevli gittiği ülkenizde yaka paça tutup hapse atarken bize mi sordunuz, bizden izin mi aldınız? 15 Temmuz alçak darbe girişiminin başı FETÖ’yü neden orada besliyorsunuz, bu müttefikliğe sığar mı? Bu dostluğa sığar mı? Türkiye’de halkın yüzde 80’den fazlası ABD’ye sempati duymuyor. Müttefikliğimiz devam edecekse Suriye’de, PKK’nın kuzenleri, yeğenleri PYD, YPG’ye kol kanat germekten vazgeçmeli. Düşmanlarımızla iş tutmak müttefikliğe yakışmaz.”, “Başbakan Yıldırım, Gülen’i vermemek için ‘yeterli delil yok’ bahanesinin arkasına sığınan ABD’li yetkililere seslendi: ’11 Eylül’de El-Kaide’yi sorumlu tuttunuz. Kimse size bir deliliniz var mı, diye sormadı’ dedi.”, “Güya YPG, ABD ve koalisyonla birlikte Rakka’yı DEAŞ’tan temizleyecekti. Gel gör ki neler olmuş neler! DEAŞ’ı temizlemek yerine destek vermişler.” (Başbakan Binali Yıldırım; 11.10.2017, 13.11.2017, 15.11.2017-Basın)

“Adam gibi karşımıza çıkamayanlar, terör örgütleri aracılığıyla bizi arkadan hançerlemenin hesabı içinde… Bu milleti tanımayanlar Çanakkale’ye, İstiklâl Harbi’ne baksın… Varsa aynı bedeli ödemeyi göze alan; buyursun, gelsin. Hepsine hodri meydan diyorum!..(Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan; Ankara Keçiören-05.01.2017); “Güçlü bir Türkiye olsun istemiyorlar.” (CB. Erdoğan; Şanlıurfa-06.01.2017), “Müttefik dediğimiz kimi devletlerin ülkemize karşı sergiledikleri ikiyüzlü tutumdan çok rahatsızız. Yüzyüze geldiğimizde bize her türlü sözü verenlerin arkamızdan oynadıkları oyunların çirkinliği gizlenemez hâle geldi. Artık mızrak çuvala sığmıyor. Bu gece Pensilvanya’dan tehditleri aldık. Uçakla, helikopterle bize saldırabilirler. Arkadaşlarımıza terör eylemi yapabilirler. Ey Amerika, kimi beslediğinin farkında değilsin. 4500 dönüm arazide böyle bir kişiyi besliyorsun.” (CB. Erdoğan; 14.10.2017), “Stratejik ortağımız ABD, Suriye’de, terör örgütü PKK’nın düşük çocuğu olan PYD ve YPG ile birlikte Rakka operasyonunu yapıyor. ‘PKK değil’ diyorlar. Peki, Rakka’da bölücü terör örgütünün dev posterlerinin asılmasını ey Amerika, neyle izah edeceksin?”, (Almanya polisinin PKK gösterisine verdiği desteği ve Fransa’nın terör örgütü posterlerine izin vermesini de eleştiren Erdoğan): “Hani PKK, AB üyeleri olarak terör örgütüydü. Niye izliyorsun, niye indirmiyorsun? Bu soruyu sormak bizim hakkımız değil mi? Bu nasıl dostluktur?” dedi.”,  “Erdoğan, ‘Irak’ta ve Suriye’de bütün terör kamplarını yerle bir edeceğiz; bu böyle biline. Oralarda sakındığı bir şey olan varsa, şimdiden tedbir alsın! Bugüne kadar ‘müttefiklik’, stratejik ortaklık’, ittifak ilişkileri’ diyerek, bizi oyaladıklarını sananlara son sözümüz budur’ diye rest çekti.”(Basın: 25.10.2017, 04.11.2017)

*  “Hakkâri’nin Şemdinli ilçesi Ortaklar bölgesinde, sınırın sıfır noktasında teröristlerle dün sabaha karşı çatışma çıktı. Bölücü teröristlerin yoğun sis ve olumsuz hava şartlarından yararlanarak sınırdan sızdıkları bildirildi. Çıkan çatışma sonucunda 2’si korucu olmak üzere 8 askerimiz şehit oldu. Çatışmayla ilgili TSK’dan yapılan açıklamada; çatışmanın hemen ardından yurt içi ve yurt dışında operasyonlar başlatıldığı, 24 saat içerisinde 55 teröristin etkisiz hâle getirildiği, ele geçen silâhlar arasında ABD’nin DEAŞ’la mücadele iddiası ile YPG’ye verdiği AT-4 Tanksavar Silâhı ve bâzı kamuflaj malzemelerinin de ele geçirildiği belirtildi.” (Basın: 03-04.11.2017) 

* “DEAŞ’ı kimin kolladığı ortaya çıktı. Savaş Oyunu Belgelendi. DEAŞ, Rakka’yı ABD ve PYD’nin koruması altında boşalttı. Taşeron örgüt, ağır silâhlarıyla yeni görevler için başka bir yere nakledildi.” (Türkiye Gazetesi-15.11.2017, s. 1, 10)

*  “Bir Tehdit de ABD’den: S-400 Alırsanız F-35’leri Vermeyiz. NATO’da yaşanan bu rezaletin ardından ABD’den de S-400 tehdidi geldi. Hava Kuvvetleri Müsteşar Yardımcısı Heidi Grant, Rusya’dan S-400 füze savunma sistemleri satın alması hâlinde Türkiye’nin NATO teknolojilerine erişiminin kısıtlanacağını söyledi. Defense News’e konuşan Grant ‘s-400 anlaşmasının hayata geçmesi hâlinde Türkiye ve NATO arasındaki askerî işbirliği ciddi şekilde etkilenir. İleriki aşamada da Türkiye’nin F-35 tipi 5. Nesil Bombardıman Uçaklarını edinme ve kullanma imkânlarına yönelik tedbirler alınabilir’ dedi.” (Türkiye Gazetesi-18.11.2013, s. 13)

*  “27 Mayıs askeri darbesini yaptıran ve Menderes’i astıran da NATO değil miydi? 12 Eylül 1980 askerî darbesi de bir NATO darbesi değil miydi? 28 Şubat postmodern darbesinin mimarı NATO değil miydi? Libya’yı darmadağınık eden, Afganistan, Irak, Suriye’de taş üstüne taş koymayıp milyonlarca Müslüman’ı perişan eden, İslâm dünyâsını kan ve gözyaşına boğan  -boğmaya da devam eden- bu NATO değil mi? NATO’nun Norveç’te düzenlediği komuta kontrol amaçlı tatbikatta Atatürk’ün fotoğrafı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da ismi ‘düşman taraf’ olarak gösterildi. Bu tam anlamıyla düşmanca bir tutum ve tam anlamıyla skandal bir davranış değil miydi?” (Adnan Öksüz-Millî Gazete; 20.11.2017, s. 12) 

*  “15 Temmuz’da, NATO ve arkasındaki güçler, o tarihte hiç de beklemedikleri tarihi bir ders almışlardır. Şimdi tüm yapılanlar o dersten dolayı duydukları hazımsızlık ve onun rövanşını alma girişimidir.” (Prof. Dr. M. Seyfettin Erol-Millî Gazete; 20.11.2017, s. 7)

*  “Mânevî bağlardan yoksun, içinde Allah korkusu olmayan insan, en büyük canavardır.” (M. Said Arvas-Türkiye Gazetesi; 23.11.2017, s. 15)

“Amerika bize Apo’yu niye verdi, onu ben de hâlâ bilemiyorum.”  (Bülent Ecevit-Başbakan-Sabah Gazetesi; 13.04.2005)

*  “Henry Kissinger, ‘Dostumuz olan ülkeler, Washington tarafından çizilen genel çerçeve içerisinde kalmak kaydıyla, bulundukları bölgedeki çıkarlarını kendileri hararetle takip etmelidir’ demektedir.” (Prof. Dr. Burhanettin Can-Millî Gazete; 06.01.2017, s. 14) 

“Türk halkının yüzde 66’sı AB’ne, yüzde 70’i NATO’ya, yüzde 72-73’ü ABD’ye, yüzde 73’ü Rusya’ya, yüzde 86’sı İsrail’e olumsuz bakıyor.”  (Ahmet Sağırlı-Türkiye Gazetesi; 04.11.2014, s. 9)

“1947’den beri Türkiye ile ABD arasında pek çok kez siyasî krizler uç verdi. 1960’lardla dönemin Başkanı L. Johnson’un İnönü’ye gönderdiği skandal mektup… 1970’lerin başında Nixon’un, haşhaş ekimi konusunda düpedüz devrin başbakanı Süleyman Demirel’e yönettiği tehditler… Keza 1974 Kıbrıs Harekâtından sonra uygulanan silâh ambargosu… Nihayet 2000’li yılların başında yaşanan ‘Tezkere’ ve çuval krizi… Her biri başlı başına bir derin hikâye… Netice; Başbakanın ifadesiyle, Obama Yönetiminin ajanları (memurları) giderayak zevzeklikler yapıyor. Bakalım iki hafta sonra göreve başlayacak olan Trump döneminde, bunca hasarın telâfisi mümkün olabilecek mi? Yahut Çavuşoğlu’nun dile getirdiği ‘Güven Bunalımı’ devam mı edecek?” (İsmail Kapan-Türkiye Gazetesi; 07.01.2017, s. 13)

“Amerikan donanmasının 241’inci yıldönümü dolayısıyla Twitter hesabından paylaştığı tabloda yer alan ‘düşman’ figüründe öne çıkan Türk Bayrağı, Türk-Amerikan ilişkilerinin geldiği noktayı mı temsil ediyor?” (Prof. Dr. Kemal İnat-Türkiye Gazetesi; 15.10.2016, s. 19) 

“Doğru aklı, öğüdü nerede bulsan/Al, çağın gereği budur bilesin!.. Aldatanla dost olma, tek de kalsan/Alçağın gereği budur bilesin!..” (Ekrem Şama-Millî Gazete; 02.10.2017, s. 17)

*  2017 yılı Eylül ayına kadar bir Atasözü,  “Alma mazlumun âhını, çıkar aheste aheste!..”şeklinde söylenirken bu tarihten sonra ise “Alma mazlumun âhını, çıkar Harvey, Irma-Irma!..” şeklinde olacak gibi görünüyor. (Âşık Derebahçeli)

* “BOP”: Büyük Ortadoğu Projesi…

* “BİP”: Büyük İsrail Projesi…                              

 

Saygıdeğer Okuyucularımız!..

Verilen bu bilgiler ışığında his ve düşüncelerimizi dillendirdiğimizde, aşağıdaki mısralarımız ortaya çıkmış oldu; diyoruz ve bu mısralarımız ile de Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakalım istiyoruz…

Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

                = = = * = = =

“BİP” uğruna bu işler, “BOP Plânı” işliyor;

“Yanki” “NATO” destekli, “Siyon Düşü” düşlüyor;

Bunca “Yeni Lawrence”lar, “kim-kiminle” fişliyor?!..

“Böyyük Şeytân” “Dede”den, “komut almış: Karıştır”;

“Kıyâmet Savaşı”na, “İblisçe yakarıştır!..”

 

“Bir devleti 3-5 yap, bana mevzi-lokma kap…”;

“Aldığın benim için, ben almışın bir hesap…”;

“PKK’ymış-YPG”, “benim adıma kasap!..”

“Böyyük Şeytân” “Dede”den, “komut almış: Karıştır”;

“Kıyâmet Savaşı”na, “İblisçe yakarıştır!..”

 

“Çok insan var maddeye, ($=Dolar)ıma tapıyor…”;

“Avro destek veriyor, nerde bulsa kapıyor…”;

“Pop: Sesli bir afyon, podyum-podyum sapıyor!..”

“Böyyük Şeytân” “Dede”den, “komut almış: Karıştır”;

“Kıyâmet Savaşı”na, “İblisçe yakarıştır!..”

 

“İnternet Oyunları”, “Bonzai’nin Hapları”;

“Gençliği Uyuşturmak”, “Saf dışı… hesapları”;

“Filistin’i bitirmek”, “Gazze’nin Kasapları!..”

“Böyyük Şeytân” “Dede”den, “komut almış: Karıştır”;

“Kıyâmet Savaşı”na, “İblisçe yakarıştır!..”

 

“Kassam Roketleri”ne, “Fosfor” ile katliâm;

“El-Fetih” yok “Hamas”mış, “İntikam!.. Hep intikam!..”

“Kudüs benim başşehrim, başka bir şey tanımam!..”

“Böyyük Şeytân” “Dede”den, “komut almış: Karıştır”;

“Kıyâmet Savaşı”na, “İblisçe yakarıştır!..”

 

“Batı Şeria-Gazze”, “bölündükçe bölünsün!..”;

“Şeyh Ahmet Yasin gücü, silindikçe silinsin!..”; 

“Golan benim olmalı, bu iş böyle bilinsin!..”

“Böyyük Şeytân” “Dede”den, “komut almış: Karıştır”;

“Kıyâmet Savaşı”na, “İblisçe yakarıştır!..”

 

“İslâm’ın gücü birlik, aman birlik olmasın!..”;

“Hiçbir Müslim yurdunda, aman dirlik olmasın!..”;

“Böl-parçala-dilim et, boğazımda kalmasın!..”

“Böyyük Şeytân” “Dede”den, “komut almış: Karıştır”;

“Kıyâmet Savaşı”na, “İblisçe yakarıştır!..”

 

“Talmûd-Mişnâ Masalı”: İsrail’in Büyüsü”;

“Sabra-Şatilla-Cenin”, “Katliâmlar Öyküsü”;

“Deir Yasin”le başladı, şu “Menaham” deyyusu!..

“Böyyük Şeytân” “Dede”den, “komut almış: Karıştır”;

“Kıyâmet Savaşı”na, “İblisçe yakarıştır!..”

 

Söyle DEREBAHÇELİ, “Nablus’u da unutma!”;
“Nobel” “ödül”ü vermiş, “katil”i “gözde tutma!”;

“BM” misin, sen nesin; Müslüman’ı uyutma!..”

“Böyyük Şeytân” “Dede”den, “komut almış: Karıştır”;

“Kıyâmet Savaşı”na, “İblisçe yakarıştır!..”

                                                                                                              (Devam Edecek)

Derebahçeli/Ali Kayıkçı

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert