Vehbi KARA İftiralara Cevap
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
İftiralara Cevap
Vehbi KARA

İftiralara Cevap

Beni tanıyan dost ve düşmanlarım bilir ki ben Nur talebesiyim. Çocukluğumdan beri Bediüzzaman Said Nursi’nin eserlerini okuyup istifade ediyorum. İmanımı bu kitapları okuyarak takviye edip güçlendirmeye çalışıyorum.

Beni bazı medya organlarında suçladıkları Feto denilen zındık ise Bediüzzaman’ın bütün prensiplerini reddeden din düşmanı vatan haini bir kişidir. Bana bu fena insanın kurduğu örgüte mensup diyen iftiracılara ruz-i mahşerde hesabını soracağım elbette. Şimdilik bu FETÖ örgütü ile ilgili olarak bazı hususları tekrar dile getireyim ki iftira atanlar belki utanırlar ve yüzleri kızarır…

FETÖ örgütünü 1982 yılında Deniz Harp Okulunda fark ettim. Namaz kılan öğrencilere “bu şekilde açıktan namaz kılmayın sizi okuldan atarlar” diyorlardı. Her ne olursa olsun İslam’ın en önemli şartı olan namazın terk edilemeyeceğini ve “ima ile namaz” denilen şeyin dinde yeri olmadığını anlatarak bu örgütle mücadeleye giriştim. Zaten Marksistlerle kavgalıydım bir de bunlarla mücadele etmeye başladım.

FETÖ örgütü benim için “bu Donkişot’la birlikte görünmeyin yoksa sizi de ordudan atarlar” diye propaganda yapıyorlardı. Nitekim benden korkan sınıf arkadaşlarım yanıma dahi yaklaşmıyordu.

Askeri okulu bitirip mezun olunca bu örgütle mücadelemiz daha da alevlenerek devam etti. Namazdan başka bu seferde evlendiğimiz eşlerimizin başörtülü olmaması gerektiğini söylüyorlardı. Hatta Feto “başörtüsü füruattır” diyerek hepsine emir vermiş ve uygulatmıştı. Hâlbuki komutanları “başörtüsü kimseyi ilgilendirmez, eğer görevini yapmıyor ise ceza verebilirsin başka türlü ordudan insanları atamazsın” diyerek yavaş yavaş ikna etmeye de muvaffak olmuştuk.

Fakat Yaşar Nuri Öztürk ve bu Feto zındığı ne zaman “dinde başörtüsü yoktur” diyerek ortaya çıktılar işte o zaman komutanlar 180 derece dönüp bizleri de sırf başörtüsü ve namaz kılıyor diye ordudan attılar.

Bu iş için kurulmuş “Batı Çalışma Grubu” binlerce askeri fişleyerek ordudan atmıştır. İşin kötüsü bu fişlemede suç olarak “eşi başörtülü” denilemeyeceği için abuk subuk suçlar icat edilmiştir.“ İsmini dahi ilk defa duyduğumuz örgütlere üye” gösterilerek 28 Şubat 1997 yılında Yüksek Askeri Şura kararı ile ordudan tasfiye edildik. Bana da Feto’cu yaftası takılmıştı.

Sene 1997. Dikkatinizi çekerim bundan tam 21 yıl önce. Herkesin Feto’ya methiyeler düzdüğü benim gibi adamların “ bu adam namazı tağyir ediyor, dine zarar veriyor” diye konuştuğumuz zaman hakaretlere uğradığı zamanlar…

Şimdi 28 Şubat davasında “Batı Çalışma Grubu üyesi” olarak yargılanmış Alican Türk isimli şahıs hakkımda “Feto örgütü üyesi” diye yalan haber üretmekten utanmamaktadır. Hem yalan bilgilerle fişliyorsun hem de seni uğruna mücadele ettiğin bir örgüte üye olmakla suçluyorlar. Bu iftiraların mahşer günü yüzlerine çarpılacağından habersiz olsalar gerektir. Bu ayrı bir konu fakat yalan haber ve bilgilerle yayın yapan Alican Türk ve bunu paylaşan gazeteler büyük bir haksızlık yaptıklarını bilmeliler.

Hakkımda iftira atan kişilere söylemek istediğim ikinci husus ise şudur. Fikirlerime katılmayabilirsiniz. Ret etme hakkınız da vardır. Belki de ben gerçekten yanılıyorumdur. Hata etmiş de olabilirim. Fakat bunu yazı ile ispatlayıp ikna etme yolunu tercih etmek yerine niçin hakaret ediyorsunuz?

Sizin düşüncenize katılmadığım için iftira atmak, yalan haber üretmek fikir ve düşünce insanına yakışır mı?

Lisans eğitiminden sonra 25 yıl çalışıp emek vererek yüksek lisansımı ve doktoramı tamamladım. Her babayiğit bu şekilde mücadele edemez. Her ne ise… Bunca emekten sonra ekonomi doktoru oldum. Hiç olmaz ise uzmanı olduğum bir konuda yazı yazmama saygı duymanız gerekmez mi?

“Kadınlar yuvalarına dönmeli” dediğim zaman okuduğum kitaplardan yararlanarak bunu söylüyorum. Bana saygınız yok ise ABD’li akademisyenler Elizabeth Warren ve Suzanne Venker gibi araştırmacılara saygı duyun. Hem bu insanlar masa başında çalışarak değil yıllarca anket yapıp sahada binlerce kişi ile konuşarak eser üretmişler.

İşin kötüsü dün yazılmış kitaplardan değil 15 yıl önce yazılmış kitap ve araştırma sonuçlarından bahsediyorum. Bana yoksa da ilme saygı duyun. Verilen onca uğraş ve emeği nasıl çöpe atarsınız?

Yarın Demokrat Parti’nin başkan adayı olarak Elizabeth Warren dünyanın huzuruna çıkınca hiç utanmayacak mısınız? Bu siyasetçi ve akademisyen kadın “İki Gelir Tuzağı” isimli çalışması sayesinde kariyer yapmış ve siyasetin zirvesine çıkmıştır. Siyaset ve güç odaklarının torpili ile değil bizzat bilimin hakkını vererek o makama ulaşmışlardır.

Bu söylediğim hususlar bir gün vicdanlı insanlar tarafından tartışılacak elbette. O zamana kadar hayatta kalır mıyım Allah bilir. Fakat şahsımdan özür dilenmedikçe ruzi mahşerde yapılan iftiralara ve saygısızlıklara karşı hesap soracağımdan kimsenin şüphesi olmasın vesselam…

Vehbi Kara

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Oğuzhan Mete     2018-08-13 yanındayız vehbi reis
GALERİLER