Yaşar BAŞ İstanbul Barosu Seçimlerinde Bu Sefer Umut Var
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
İstanbul Barosu Seçimlerinde Bu Sefer Umut Var
Yaşar BAŞ

İstanbul Barosu Seçimlerinde Bu Sefer Umut Var

Baroların, avukatların mesleki ihtiyaçlarına odaklanmaktan başka hiçbir önceliğinin olmaması gerektiğini yıllardan bu yana yazıyorum.

Bir baronun misyonuna sadık kaldığında neleri başarabileceğini gösteren örnekler Türkiye’de var.

Örneğin Afyonkarahisar Barosu yönetimi ve Başkanı Av. Turgay Şahin var. Örneğin Tokat Barosu Yönetimi ve bu seçimde aday olmayan Başkanı Av. Faruk Bostancı var. Başka örnekler de var.

Küçücük illerin baroları, avukatlık mesleğin ihtiyaçlarına odaklanıp Türkiye için model olacak performanslar ortaya çıkardılar.

Avukatlık mesleğinin ihtiyaçları sadece Ankara İstanbul ve İzmir baroları ile bu baroların vesayeti altında olan barolar birliğinin gündemine gelemedi.

Barolar marjinal söylem ve siyasetten rol çalma alışkanlıklarını bırakıp doğrudan kendi meslektaşlarının ihtiyaçlarına odaklanmalı.

Bir tarafıyla avukatların mesleki statüsünü geliştirecek bir iş planına sahip olmak bir taraftan da avukatlık mesleğinin etik değerlerini ve itibarını koruyacak bir bakış açısına sahip olmak gerekiyor

Bu misyonu ayağa kaldırmak için marjinal ve iktidar düşmanı söylemler bize gram mesafe kazandırmadı. Hükümet dışı bir kuruluş olan baroların hükümetin her kararını benimsemesi de şart değil. Yerinde ve derinlikli eleştiriler hükümetin en çok ihtiyaç duyacağı şey olur.

Hiç kimse dayanakları sağlam ve düşmanca üsluba bürünmemiş bir eleştiri nedeniyle diyalog kanallarını kapamaz. 

Barolar kendi görev alanlarına odaklanıp, bir taraftan mesleğin statüsünü yükseltecek taleplerin sözcülüğünü yapmalı. Bir taraftan adliyede işini takip etmek ve helal rızık kazanma peşinde koşan meslektaşlarının bir sorunla karşılaştığında arkasında kendi barosunun bulunacağı hissiyatını ayakta tutmalı. Bir taraftan da avukatlık cübbesinin altına marjinal söylemleri gizleyen terör örgütlerinin sözcüleri ile mesleğin itibarını yerlere seren ahlak yoksunlarına karşı mücadeleyi kendi içinden yapmalı. 

Bu seçimdeki İstanbul baro başkan adaylarını izliyorum.

Prof. Dr. Talat Canbolat ile telefonla konuşma fırsatı da buldum. 

Görüşlerimiz arasında örtüşmeyen konular da var. Tutuklulara tek tip kıyafet, örneğin Ömer Kavili ile ilgili konularda farklı görüşlere sahibim. 

Önemli olan bütün görüşlerimizin örtüşmesi değil. Önemli olan baroların misyonu konusundaki görüşleri benim için. Talat Hoca dedi ki; “Baro yönetimi hiçbir ayrım yapmadan sadece avukatların mesleki ihtiyaçlarına odaklanmalı. Avukat işini yaparken arkasında kendi barosu olduğunu hissetmeli. Hiç bir avukat kendisini yalnız, problemlerini çözümsüz, geleceğini ümitsiz görmemeli.” 

Bu temel ilkeler benim için ziyadesiyle yeterli. Talat hoca ile konuştuktan sonra, “Keşke İstanbul Barosu seçimlerinde oy kullanacak avukatların tamamıyla konuşma fırsatı bulsaydı” dedim içimden.

Görüşlerimiz farklı olabilir. Öncelikleriniz farklı olabilir. 

Ama hepimizin savunması gereken temel mesleki değer saygınlık olmalı. 

Bu misyona sahip bir yönetim alternatifine sahip olmak çok önemli. Bu değerlerin ayakta kalması gerekiyor.

Ben şahsen seçimlerde sonuçlardan çok daha önemli olanın doğru öneriyi savunmak olduğunu düşünüyorum.

Ancak şunu da görüyorum. Bu sefer sonuç çok yakın. Onun da altını çizeyim. 

Yaşar Baş

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert