Ahmet Kubilay Bu Şey Bu Korku
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Bu Şey Bu Korku
Ahmet Kubilay

Bu Şey Bu Korku

https://www.twitter.com/AhmetKubilay_ | https://www.facebook.com/AKubilayB

İçimizde öyle derin ve anlamsız bir korku var ki söyleyebileceklerimizin hemen hemen hiçbirini söyleyemiyoruz. Bu korku bizi kısıtlıyor. Bu korku gözlerimizi zayıflatıyor, görüşümüzü karartıyor. Bu korku nesillerdir bizi takip ediyor. Bu korku nesillerdir kültürümüzün ırzına geçiyor. Bu ne korkusudur?

En kötüsü; bu korkuyu tanımlamak o kadar zor ki. "Korku dağları bekliyor!". Ne muhteşem bir ifade bu. Ne harika bir söyleyiş. "Korku dağları bekliyor!" Bu çok modern bir ifade biçimi. O kadar modern ki bunun ifade edilebileceği bir zaman dilimi, daha kolay kolay, üzerimizden asırlar geçmeden bize gelemez.

Bu korku zihnimizi toplamamızı engelliyor. Bu korku, bu korku, bu korku. En kötüsü nedir, biliyor musun sayın okuyucu? Bu korku tanımlanamıyor. Daha da kötüsü nedir? Tanımlanamadığı gibi, bu korkudan haberimiz bile yok. Evet, bu korkunun gücü, neredeyse kimsenin ondan haberdar olmayışından geliyor. Haberdar değiliz. Bu korkudan haberdar değiliz. Bu korkudan haberdar olmadığımız için de ona karşı bir tedbir geliştiremiyoruz. Her günümüzü, her günümüzün her saat, her dakika, her saniyesini bu korkuyla yaşıyoruz. Bu korku yüzünden en gerilerde, en altlarda, en aşağıların aşağılarında yaşıyoruz ve ara sıra bu pozisyonumuzu fark etsek de, anlamlı bir sebepten haberdar olmayışımızdan ötürü, bulunduğumuz halden çıkamıyoruz.

Bulunduğumuz halden çıkamıyoruz çünkü bu halin neyin nesi olduğundan, bu halin bizi mahvettiğinden haberimiz yok. Kendimizi bilemiyoruz, kendimizi bulamıyoruz. Çünkü herşeyi mahveden bir korku herşeyi mahvediyor.

Nedir bu korkunun tanımı? O ifade edilemeyen, o farkında olunmayan, o korkunç, o çok tehlikeli. O "şey". O "korku". Bu "şey". Bu "korku".

Farkına varmak için tanımlanması gerekiyor. Tanımlandığında artık ortada korkulacak bir şey kalmayacak. Bu korkunun kaynağı nedir? Bu nedir?

Bu almazlıktır. "Almazlık". En kutsal korkumuz. Herşeyi mahveden, madde-antimadde çiftlerinin evrenin boşluklarını doldurduğu gibi, kozmik arka alan ışınımın ilk patlatıldığı, yaratıldığı günden beri evreni kaplayışı gibi herşeyi işgal eden bu şey almazlıktır. Bu “büyük hayvan”dır. Küfrün çok özel ve enteresan bir biçimidir. Ve can sıkacak, can acıtacak kadar buradan, bizden ve yerlidir.

Almazlık gaflettir. Almazlık ihanettir. Almazlık ihanettir. Almazlık adı konmamış "şey"dir.

Kurtulunması gereken bir şeydir. Almazlık alt-kültürdür. Almazlık kifayetsiz muhterisliktir. Almazlık bir "nomos" sahibi olamamak, namussuzluktur. 

Tekrar söylüyorum, bu, almazlığın farkında olduğumuz an bitirecek bir işgaldir. Kurtuluş gafletten uzak bir hayat sürmektedir.

Ahmet Kubilay

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert