Recep YAZGAN Trenden inenler mi trene suikast tertipleyenler mi!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Trenden inenler mi trene suikast tertipleyenler mi!
Recep YAZGAN

Trenden inenler mi trene suikast tertipleyenler mi!

‘Onlar yola çıktıklarını yolda bulduklarına değiştiler. Hem yollarını hem de dostlarını kaybettiler’

Bu sözü siyasi çizgisinden sapma gösterenler için kullanıyorlar son günlerde.

Sözün özünde tasavvufi bir istikamet ve istikamet üzere olan tasavvuf yolcusunun halleri anlatılıyor olsa da ‘içinden incisi düşmüş istiridye gibi’ değersizleştirilerek gündelik parti değiştirmeleri, yeni parti kurmaları, siyasi kaypaklıkları tarif etmek için müracaat ediliyor.

Tıpkı Reis’in “Sen dinlen buraya bir başkasını koyalım' dediğimizde bir de bakıyorsunuz ki bizim trenden inip başka trene biniyorlar. Bugün bize ihanet edenler yarın da gittikleri yere ihanet edeceklerdir" dediği durumda olduğu gibi.

Esasen trenden inmelerin veyahut başka trene binmelerin faydalı yanı var.

Safların sıklaşmasını ve safların netleşmesini sağlıyorlar.

‘Sen dinlen buraya bir başkasını koyalım' dediğimiz adamın kaç kuruşluk haysiyeti varsa ona göre hareket ediyor.

Peki ya haysiyete, yola, yolculara, davaya ihanetini trenin içinde kalarak sürdürmeye devam edenlere ne yapacağız?

Başka trene binenleri ‘içimizdeki ayrık otlarının temizlenmesi’ olarak kabul ederek istikamet üzere devam edersin.

Fakat hızla yoluna devam etmekte olan trene ne zaman bir suikast yapacağını kestiremediğimiz insanlarla aynı trende yolculuk yapıyor olmak daha tehlikeli değil mi?

Bunları nasıl tespit edecek ve bunlardan nasıl kurtulacağız?

İçimizdeki hainlerin, sinsi plan sahiplerinin, makam ve mevki ve dünyalık uğruna yüzümüze gülen ‘Dragosları’ ne yapacağız?

Bu kriptolara karşı nasıl savaşacağız?

Ve bu kripto hainleri bünyemizden nasıl temizleyeceğiz?

At iziyle it izinin birbirine karışmasının müsebbipleriyle aynı trende yolculuk yapıyoruz.

Trenden inenlere bizden fazla tepki gösteren, dün birlikte plan kurduklarını bizden evvel hain ilan eden ve sureti haktan görünmek için ‘prezantabl’ duruşlarını bozmayanlara karşı bir sadakat testi geliştirebilecek miyiz?

İpleri başkalarının elinde olan bu kukla tiplerin, her kuytu yerde efendilerine bağlılık yeminleri yaparken yüze güler dost geçinmeleridir ki asıl ihanet ve bizi esaretten bir türlü kurtaramayan asıl sebeptir.

İçeriden ve dışarıdan aldıkları emir ve maaşlarıyla içimize kadar sokulmuş bu ajan tipli sızmalara karşı ne yapacak ve ne gibi önlemler alacağız?

Odalarındaki mumları yatsıya kadar yanık tutan, gündüz Müslüman gece Yahudi olan bu dönmeleri içimizden söküp atacak bir yol bulabilmeliyiz.

Bu yol da her halükarda istikamet üzere yürümek ve bu istikamette yürüyebileceği şaibeli olanları yanımıza yamacımıza yanaştırmamaktan başka bir şey değildir.

Ancak böylelikle ne kadar gizleseler de alamet-i farikalarını gün yüzüne çıkaracak bir usul ve bir fırsat bulabiliriz.

Önce kendi ayağımızı hak yolunda sabitleyelim ve sonra yolumuza engel için her yolu ve imkanı deneyecek olanlara fırsat vermemesi,  bize de basiret ihsan etmesi için Allah’a dua edelim.

Recep YAZGAN

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert