Yaşar BAŞ Bu barolar cesareti nereden alıyor!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Bu barolar cesareti nereden alıyor!
Yaşar BAŞ

Bu barolar cesareti nereden alıyor!

İzmir Barosu’nun çağrısı, İstanbul ve Ankara Barolarının bu çağrıya öncülük etmesiyle bazı baro başkanları Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen adli yıl açılış programını boykot edeceklerini açıkladılar.

Bunların tıyneti zaten bu. Hiçbir şey yapmazlar. Yapılan ne varsa karşı çıkarlar. Bunların avukatların hukukunu temsil etmek yerine siyaset yapmalarına izin verilmesinden cesaret alıyorlar aslında.

Eğer üç büyük ilin baro yönetimleri hakkında yasalar eksiksiz uygulansa ve barolar birliğinde adil bir temsil düzeni kurulsaydı, şimdi konuştuğumuz konular bunlar olmazdı.

Siyasetin yedek kulübesi haline dönen üç büyük ilin barosu, dünyanın en adaletsiz delege sistemi nedeniyle barolar birliğini de vesayet altında tutuyor. 

İstanbul’da kayıtlı avukat sayısı kırk binin üzerinde. Bu avukatların sadece yüzde yirmisinin oyunu alan liste İstanbul’da avukatları temsil edecek barolar birliği delegelerinin tamamını kazanıyor.

Herhangi bir ilde birinci olan partinin milletvekilliklerinin tamamını kazanması gibi bir uygulama yani. 

Kayıtlı avukat sayısından hareketle belirlenen delege dağılımına göre Türkiye genelinde kayıtlı avukatların oylarının ancak yüzde yirmisine karşılık gelen üç büyük ilin seçim kazanan listeleri barolar birliğindeki seçimin tek hakimi oluyor.

Diyebilirsiniz ki siz de adam gibi liste yapın yüzde yirmi oyu siz alın. Orası üzerinde çokça konuşulması gereken bir bahsi diğerdir. İstanbul’daki oyların yüzde yetmişini muhafazakâr kitle oluştururken, baro seçiminde muhafazakârların çıkardığı liste kayıtlı avukatların neden yaklaşık yüzde beşinin oyunu alıyor? Dediğim gibi bu da bir başka konudur ama hiçbir şey barolar birliği delege sistemindeki haksızlığı örtemez.

Delege seçim sisteminde çoğulculuğu hayata geçirecek bir düzenleme yapılmadığı takdirde, üç büyük baronun öncülüğündeki bu son derece cüretkâr yasa dışı davranışlar değişmez.

Eğer Türkiye’de hukuk işleseydi, İstanbul seçimlerinde bazı baroların siyasete doğrudan dahil olmalarının bir sonucu olurdu ve bugün tanık olduğunuz cüretkarlık yerine avukatların mesleki ihtiyaçlarına odaklanmış baro yönetimleri görüyor olurduk.

En başından ve her vesileyle söylüyorum. Kuralları koyanlar, bu kuralları uygulayanlar ve uygulamayı denetleyenler arasındaki rol paylaşımı normale dönmeden Türkiye normale dönemez.

İstanbul, Ankara ve İzmir Barosu başta olmak üzere baro yönetimlerinin, avukatların ödedikleri aidatlarla siyaset alanına müdahil olmaları yasalara aykırı değil mi? Peki bu yasa dışılık karşısında devletin kurumları niye harekete geçmiyor? Çünkü Türkiye’de muhalefet alanına müdahale konusunda aşırı duyarlılık var. İktidara saldırmak ve sallamak serbest hatta küfretmek nerdeyse ödüllendiriliyor. Peki, yasalar bu kadar açıkken yürütme yargı alanındakilerin görevi sadece ve sadece kuralı uygulamak değil mi? Haaaaa. Kuralı uygularsan kamuoyunda yanlış bir algı oluşur. Bu algıyı gözetmesi gereken taraf siyaset kurumlarıdır. Siyaset dışı kurumların siyaset alanından rol kapması son derece yanlış oluyor. Kural neyse uygulansın. Sonuçları doğru olmazsa, kuralı siyaset alanı değiştirsin. Verdiği kararı da zamanı gelince seçmenin onayına sunsun.

Siyaset alanı baro yönetimlerinin bu cüretkârlığını kesinlikle örtmesin. Temsildeki bu adaletsizlik bir an önce düzeltilsin.

Baro yönetimlerini CHP başta olmak üzere sol partilerin yedek kulübesine çevirenler hukuk devleti ve tarafsızlık konusunda ahkâm kesemezler.

Cumhurbaşkanlığında yapılacak törene katılmak yargının bağımsızlığını niye etkilesin ki? Yargı törene ev sahipliği yapanın emrine mi girmiş oluyor? Yıllarca bu program Yargıtay’da yapıldı. Avukatlar Yargıtay’ın emrine mi girmiş oldu? Böyle saçma sapanbir görüşün avukatlar adına savunulması bir avukat olarak beni incitiyor gerçekten.

Ama onlar da bu cüretkârlığı dünyanın en adaletsiz temsil sisteminden alıyor.

Yaşar BAŞ

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert