Fehmi DEMİRBAĞ Eğitsel Araç Olarak Çizgi Romanın Önemi
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Eğitsel Araç Olarak Çizgi Romanın Önemi
Fehmi DEMİRBAĞ

Eğitsel Araç Olarak Çizgi Romanın Önemi

İçinde bulunduğumuz çağda görselliğin, özellikle de medya yoluyla günlük yaşamı kuşatan bir hakimiyeti söz konusudur.

Bunun etkileri eğitime de yansımakta, görsel araç-gereçlerin derslerde kullanımı öğrenmenin ve dersin başarısını belirlemektedir. Eğitim uygulamalarındaki yeni yaklaşımlar, çoklu öğrenme ortamlarını zorunlu kılmaktadır. Yalnızca ders kitaplarına dayanan öğrenme ortamları, derslerin tekdüze hale gelmesi tehlikesini barındırdığı gibi, öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarının karşılanmasına da katkıda bulunmamaktadır. Çizgi roman, metinle resmi iç içe geçirerek bütünlüklü bir anlatı haline getiren görsel bir medya aracı olduğundan - özellikle metin unsurunu da içinde barındırdığı ve bu yönüyle okuma anlama becerisine de seslendiği için - Türkçe derslerinde ders malzemesi olarak kullanılmaya son derece uygun araçlardır. Tıpkı diğer metin türleri gibi çizgi romanlar da, derslerde çok farklı biçimlerde kullanılarak öğrencileri kapsamada çeşitli olanaklar sunarlar. Bu çalışmada, çizgi romanın Türkçe derslerinde hangi yönleriyle kullanılabileceğine dair bir örnek sunulmaya çalışılacaktır.

Çizgi roman, bir olayı veya bir öyküyü anlatan bir resim dizisidir.  Anlama, kavrama ve ifadelendirme konusunda etkin bir eğitim metodudur. Çizgiroman aynı zamanda sinemanın ilk evresidir; story-board’dır. Kültür ekonomisinin önemli mihenklerindendir. Özellikle internet dünyasında yer almak adına başlama evresidir.

Çevremizi kuşatan sayısız çeşitlilikteki görsel unsur, gündelik yaşamımızın ayrılmaz bir parçasını oluşturmakta ve adeta toplumun gelişimini belirlemektedir. Her geçen gün daha da gelişen medya çağında, sözlü kültürden görsel kültüre adeta bir “Görsel Milat” ile evrilme söz konusudur .

“Aynı anda birden fazla yerde bulunma” özelliklerinden dolayı resimlerin/görsellerin gündelik yaşam içerisinde öğrenme süreçlerine, bilgi edinme süreçlerine ve estetik alımlamaya katkıları giderek daha fazla önem kazanmaktadır.

Resimler/görseller özellikle de çocukların ve gençlerin alımlama alışkanlıklarında gözle görülür avantajlar sağlamaktadır. Çocuklar ve gençler, çizgi roman, televizyon, bilgisayar oyunları, videolar veya cep telefonları gibi çeşitli görsel medya araçlarıyla yetişkinlere göre daha fazla zaman geçiriyorlar. Böylece gerek sözlü, gerekse

yazılı dillerine ve metin yapılarına yansıyan bir etki ortaya çıkmaktadır. Giderek daha fazla öğrencinin, bir metin oluştururken medya araçlarından edindikleri deneyimlerden yararlandıklarını ortaya koymaktadır.  Çalışmalar göstermektedir ki belirli bir resim/görsel için öğrenciler tarafından oluşturulan metinlerde medya ile (örneğin belirli kişiler veya olaylar gibi) sıkı bağlar kurulduğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlama erkek öğrencilerde, kız öğrencilere oranla iki kat daha fazla rastlanması, ayrı bir çalışmanın konusu niteliğindedir.

Çocukların ve gençlerin okul dışında akınlarca resime/görsele maruz kalmaları,  görsel unsurlarla ve bunların

anlamlarıyla ilgili eleştirel bir hesaplaşmayı gerekli kılmaktadır. Otomatikleşmiş ve mekanikleşmiş bir dünya algısının oluşmasını önlemek için öğrenciler, resimleri/görselleri anlamlandırmayı okulda öğrenmeli, böylelikle eleştirel bir medya okuryazarlığı yetisi kazanmalıdır.   Görsel yazın, yani görsel iletileri anlamak, oluşturmak ve iletişim surecinde kullanmak, öğrenilmesi gereken bir süreçtir. Farklı biçimlerdeki resimler/görseller ve barındırdıkları olanaklar, derslerde bilinçli bir şekilde kullanılmalıdır. Burada kastedilen, resimlerin derslerde yoğun olarak ele alınması ve çözümlenmesidir. Bu sürece, betimleme, sıralama, yorumlama, eleştirel yansıtma, yargılama ve kendi kendine resim oluşturma gibi tutum ve davranışlar da dahildir. Böyle bir çalışma okullarda, özellikle de anadili olarak Türkçe derslerinde, görsel okur yazarlığın geliştirilmesine katkı olması ve görsel unsurların etkili ve amaca uygun bir şekilde kullanılması için gereklidir.

Burada Türkçe derslerinin, sözlü kültürün görsel kültüre evrilmesi olgusunu nasıl ve hangi araçlarla bir kazanıma dönüştürebileceği sorusu ortaya çıkmaktadır. Dahası, öğrencilerin görsel unsurlarla sorumluluk sahibi ve eleştirel bir ilişki kurabilmeleri yönünde Türkçe derslerinin hangi katkıları sunabileceği üzerine kafa yorulmalıdır.

Özellikle 21. yüzyılda diğer ilgi çekici medya ortamları (internet, bilgisayar, oyunları, tv gibi) arasında çizgi romanların okuma alışkanlığı yaratmadaki öncü rolü de hesaba katıldığında, metin turu olarak çizgi romanın eğitim öğretim faaliyetleri açısından önemi bir kat daha artmaktadır.

Bu anlatımımızda, çizgi roman türünün birçok kullanım biçimi arasından, eğitsel boyutuyla ilgili bir kullanım biçimi önerilmektedir. Çizgi romanın Türkçe derslerine ne tür katkılar sağlayabileceği, okuma ve bilgi edinme sürecini öğrenciler için daha zevkli bir sürece dönüştürmede nasıl kullanılabileceğine dair  ifadelendirmelerimiz olacaktır.

Dünyadaki gelişimin bir benzeri olarak Türkiye’de de çizgi roman ilk olarak gülmece içerikli ve resimli çocuk dergilerinde, çizgi bant şeklinde görülmüştür. 1900’lerin başında fıkraların resimlendirilmesi gibi çizgi romana dahil edilmeyecek çizimler kullanılsa da gazetelerde çizgi roman sanatçılarına özel bir yer ayrılmamıştır.

Cumhuriyetin yeni kurulduğu bu dönemde dışarıdan gelecek her türlü ürüne kültürel yozlaşmaya yol açacağı düşüncesiyle sıcak bakılmamıştır . Türkiye’de çizgi romanın genel gelişimine bakıldığında çocuklar için üretimin çok az olduğu, genellikle yabancı kaynaklı çizgi romanların bu açığı kapattığı görülmektedir. Ancak,

60’lı ve 70’li yıllarda sosyo-politik gündemin de etkisiyle Türk çizgi romanı, üretim ve çeşitlilik konusunda oldukça zenginleşmiştir.

Yaklaşık yüz yıllık geçmişiyle oldukça yeni bir anlatı biçimi olan çizgi roman, dersler icin bir öğrenme materyali olarak sınırsız olanaklar sunmaktadır. Görsel malzeme olarak öğrencilere çok kısa sürede çok fazla bilgi aktarma özelliğine sahip olan çizgi roman, aynı zamanda eleştirel ve bilincli bir görsel okuma için zemin sağlar. Özellikle okuma alışkanlığı ve okuma yetisi zayıf olan öğrenciler için daha pratik bir bilgi edinme aracıdır. Anlatı biçimi bakımından diğer yazınsal türlere oranla daha etkin bir anlatı biçimine sahip olan çizgi romanın ders aracı olarak kullanımı pragmatik acıdan son derece yalın ve basittir.

Statik, küçük ve tekil resim panellerinden oluşan çizgi romanlar hem özgün bir metin türü olarak edebiyat ile yakın ilişki içerisindedir, hem de grafik özelliklerinden dolayı görsel medyanın bir parçasıdır. Dünyada da sayısızörneği olan ve ülkemizde Shakespeare, Dostoyevski ve Kafka gibi klasik yazarlara ait edebiyat klasiklerinin çizgi roman haline getirilerek NTV yayınları tarafından seri halinde yayımlanan  “Çizgi Roman Dünya Klasikleri “, edebiyat ile çizgi romanın birleşmesine örnek olarak gösterilebilir.

Bu bağlamda çizgi romanın, kullanım biçimine göre yazınsal bir niteliğe de büründüğünü söylemek mümkündür.

Tekil resim panelleri, birbirine bağlı ve anlamlı bir anlatı ağı oluşturarak sayfa içerisinde uygun bir biçimde  yerleştirilir. Resimler anlatımı, yazılı metinlere oranla daha açık hale getirmekte ve yoruma daha fazla yer vermektedir. Görsel algı daha kısa sürede, daha dolayımsız gerçekleşir ve doğrudan duygusal boyutta karşılığını bulur. Bir resimden diğerine geçişte doldurulması  gereken boşluklar vardır: birinci resim biter, ikinci resim başlar ama ikisinin arasında anlatım acısından anlamlı bir boşluk vardır. Burada söz konusu olan, okuyucunun çıkarsama yoluyla doldurması gereken anlatısal bir boşluktur. Resimler arasındaki bu tamamlama işlemi, yani paneller arasındaki anlatısal bağı kurma işlemi öğrencilerin kendi kendilerine tamamlamaları gereken bir sürectir. Bunun yapılabilmesinin ön koşulu ise tıpkı yazınsal metinlerde olduğu gibi okurun ön bilgileri ve deneyim ufkudur. Çizgi roman okuyucusu, her bir kare için gerekli olan olayların gerçekleşme süresini kendisi belirler. Paneller, okura olaylar örgüsü içinden sadece belirli kesitleri sunar, okuyucu bu kesitler arasındaki boşlukları doldurarak kendi hayal gücünü ve birikimlerini de kullanarak olay örgüsünü tamamlar. Böylece her okur için farklı bir algılama ve alımlama boyutu söz konusudur.

Edebiyat eserlerinin çizgi roman tekniğine uyarlanması, giderek yaygınlaşan ve edebiyat çevrelerinde kabul gören bir yöntemdir. Aynı yöntemin, okullarda ders içeriklerinin çizgi roman tekniğinden yararlanılarak öğrencilere aktarılması surecinde de kullanılması mümkündür. Özellikle metinlerin ders materyali olarak başat

rol oynadığı Türkçe ve edebiyat dersleri için, okuma becerisinin geliştirilmesi bağlamında çizgi roman tekniğinden yararlanılması, hem Türkçe ve edebiyat derslerini tek düze olmaktan çıkaracak, hem de öğrencilerin bireysel öğrenme ortamlarına farklı ve yenilikçi bir anlayışla katkıda bulunacaktır. Belirli bir olay örgüsü ve öğrencilerin kendilerini özdeşleştirebilecekleri farklı karakterler yaratılarak, dersin konusu işlenebilir, dersin kazanımlarını hedef alan bilgi böylelikle öğrenciler tarafından daha rahat anlaşılabilecektir.

Çizgi Romanın ve Çizgi Roman Tekniğinin Eğitsel Amaçları

 Çizgi romanların derste kullanımının zengin görsel yapısı, heyecanlı, merak uyandıran kurgusu, kahramanların olumlu nitelikleriyle sempati/empati yaratmaları, öykülerin kısalığıyla çabuk sonuca ulaştırmaları ve okunmalarının, elde edilmelerinin kolaylıkları, ama öncelikle zevk için okunmalarından ötürü, okuma

alışkanlığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu belirtmektedir

Araç gereç çeşitliliği sağlamak için, konuyu daha ilginç hale getirmek için, karmaşık bağlantıları görselleştirmek için ve öğrencileri motive etmek için resimlerin ve resimli öyküler gibi görsellerin derslerde amaçlı bir şekilde kullanıldığı bilinmektedir. Bu bağlamda çizgi roman, resimlerin ve görsellerin yerine getirdiği işlevi, sürece metni de dahil ederek bir adım öteye taşımaktadır. Çizgi roman ne resim, ne de yazıdır. Resmin ya da yazının, bütünleyici olarak kullanılan diğer bir unsurla ilişkisi sonucunda ulaşılan bir sentezdir. Yani çizgi roman, birbirinden farklı iki temel unsurun (metin ve resim) kaynaşmasıyla oluşan bir anlatım biçimi, bir kurgu sanatıdır.

Çizgi roman, öğrencileri özellikle okuma eylemine teşvik etmek icin son derece uygun bir araçtır. Özellikle ülkemizde okuma alışkanlığı edinememenin bertaraf edilmesi adına önemli bir çözüm teklifidir. Ancak tek yanlı olan yabancı kaynaklı çizgi romanların kültürel yozlaşmada önemli bir misyon edindikleri gerçeğini de görmezden gelemeyiz. Her konuda olduğu gibi millileşmenin önemini bu konuda daha iyi anlayabiliyoruz. Hele ki ülkemizde basılan kitapların %90’ının tercüme eserlerden ibaret olduğunu düşünecek olursak… Bu konuda acilen çizgi roman sanatçıları yetiştirmeliyiz ki eserleri ortaya koyacak bizden sanatçılarımız olsun. (www.cizgiromanokulu.org)

 Bunun yanı sıra çizgi roman, konuşma ve yazma alıştırmaları için de birçok olanak sunmaktadır. Çizgi romanın vazgeçilmez unsurları olan konuşma ve düşünme balonları, boşluk doldurma alıştırmaları düşünüldüğünde, bir anda yararlı birer ders aracı haline dönüşmektedir. Panellerin (çizgi roman karelerinin) sırasının karıştırılmasıyla, öğrencilerin panelleri doğru sıraya göre dizme işlemi, okuma-anlamaya yönelik başka bir alıştırma örneği olarak

gösterilebilir.

İlköğretim Türkçe derslerinde çizgi romanı bir metin turu olarak kullanmak mümkün olduğu gibi, çizgi roman

tekniğinden yararlanılarak ders konularını çizgi romana uyarlamak da mümkündür. Yukarıda da belirtildiği gibi,

çizgi roman bir metin türü olarak özellikle okuma, konuşma ve yazma beceri alanlarına yönelik çok işlevli bir

ders aracı niteliğindedir. Dilbilgisi alanı düşünüldüğünde de, çizgi roman tekniğinin dilbilgisi konularını

aktarmada öğretmen icin büyük olanaklar barındırdığını söylemek mümkündür. Böylelikle öğretim programında

belirtilen kazanımlara ve konulara bağlı kalınarak, öğrencilerin çoğu zaman anlamakta zorlandıkları dilbilgisi

konularının aktarımı hem daha eğlenceli hem de daha yalın bir şekilde gerçekleşecektir.

BULGULAR

Çizgi roman, eğitim-öğretim faaliyetlerinin de ilgi alanına girmeye başlamıştır. Ancak Batı’da 70’ li yıllardan beri ders malzemesi olarak algılanmasına karşın çizgi romanın dil öğretimi derslerindeki kullanım olanakları ile ilgili kısıtlı sayıda kuramsal çalışma bulunmaktadır. Burada, çizgi romanın dil öğretimi dersleri için sunduğu

olanaklara dair bazı yaklaşımların ortaya konulduğu az sayıdaki makale söz konusudur.

Ders aracı olarak çizgi romanın derslerde etkili bir biçimde kullanılabilmesi için öncelikle eğitim-öğretim

bağlamının içerisine yerleştirilmesi gerekmektedir.  Çizgi romanı, derslerde zaten kullanılmakta olan resim türlerinin arasına yerleştirilmelidir.. Bu acıdan bakıldığında çizgi roman, resim olarak,

daha doğrusu resimli hikaye gibi de ele alınabilmekte ve “gerçek hayatta karşılaşılan nesne ve canlılarla

doğrudan benzerlik gösteren” görsel araçlardan birini oluşturmaktadır. Öyleyse

çizgi roman bir resim türü olarak ele alındığında, görsel okuma öğretimine dair ortaya konulan görüş ve

kuramların, çizgi roman ile ilgili kuramsal yaklaşımlar ve eğitsel çözümlemeler geliştirmede yararlı veriler ve

dayanaklar sunduğu söylenebilmektedir. Buradan yola çıkarak teklif te bulunmak istiyorum; Düşünsenize tarih derslerinin çizgi roman yöntemiyle çocuklarımıza aktarıldığını.

 Çizgi romanlar işaret kodlarından oluştuğundan, sözlü ve görsel araçların arasına yerleştirilmeli ve bir “bileşik araç” olarak sınıflandırılmalıdır . Çizgi roman tekniğinin dil öğretiminde bir ders aracı olarak kullanılmasına olanak sağlayan özellik, sözlü ve görsel unsurların ortaklığının belirleyiciliğidir. Bu bağlamda dil öğretiminde çizgi romandan nasıl yararlanabileceğine dair bazı öneriler şu şekilde sıralanabilir:

1) Çizgi roman tekniği ile kelime dağarcığının geliştirilmesi

2) Konuşma balonları tamamlama

3) Çizgi roman aracılığıyla aktarılan olay, durum veya konu hakkında görüşlerini belirtme

4) Çizgi roman oluşturma veya tamamlama

5) Çizgi roman tekniğinden yararlanarak canlandırmalar yapma ve çizgi roman öyküleri oluşturma

6) Çizgi roman oluşturma (hem içerik hem de biçim olarak)

7) Okunan çizgi romanın sözlü veya yazılı olarak özetlenmesi

8) Aidiyet, algı ve bilgi yüklemlemesi yapılır.

Sekiz yıllık ilköğretim sürecinde Türkçe öğretiminden beklenen, öğrencinin okuma, dinleme/izleme, konuşma ve

yazma becerilerini dilin kurallarına uygun olarak geliştirmesidir. Bir sonraki aşamayı oluşturan ortaöğretim ise

Türkçe’nin imkanları çerçevesinde, tarihi süreçte oluşan edebi dilin gelişimini, özelliklerini ve ürünlerini öğretmeyi hedefler. Bu açıdan bakıldığında ilköğretimin 6, 7 ve 8. sınıfları bir geçiş dönemi özelliği gösterir. Öğrenci bu dönemde, 1ile 5. sınıflarda öğrendiklerini, seviyesine uygun Türk ve dünya edebiyatının seçkin örnekleriyle geliştirir ve kendi anlam dünyasını yapılandırmaya başlar. Bu sebeple 6-8. Sınıflar Türkçe Dersi Öğretim Programı, bu bütünlük ve devamlılık göz önünde bulundurularak hazırlanmaya çalışılmıştır.

Türkçe öğretimi; Dinleme/İzleme, Konuşma, Okuma, Yazma ve Dilbilgisi olmak üzere beş öğrenme alanından

oluşmaktadır.  Bu nedenle standart bir yıllık plan uygulanması mümkün değildir. Ancak Türkçe dersi öğretmenleri okutacakları metinlere göre yıllık plan yapmaktadırlar. Dilbilgisine yönelik kazanımlar ise sınıf seviyesine göre değişmekte olup bu kazanımların programda belirtilen sıraya göre verilmesi esastır. Bu çerçevede dilbilgisi kazanımlarının yıllık bir plan dahilinde verilmesi mümkündür.

SONUÇ

Medya (Hele ki sosyal medya) araçları ile ilgili yaratılan talepler, seçenekler ve bunların kullanımı son on yıl içerisinde büyük değişikliler göstermiştir. Günümüz toplumlarında iletişim büyük ölçüde görsel ve elektronik medya araçları yoluyla gerçekleşmektedir. Veriler, bilgiler, hikayeler ve eğlence programları sorunsuz bir şekilde her an her yerde erişilebilir durumdadır. Karmaşık iletişim yapılarının sürdürülebilirliği ve siyaset, ekonomi ve kültür alanlarındaki faaliyetlerin işlerliği için giderek daha yeni medya araçlarına gereksinim duyulmaktadır. Yeni

araçlar, iletileri özellikle resimler ve konuşulan dil yoluyla aktarmaktadır. Bu nedenle görsel araçlar çocuklar

tarafından, yazılı araçlara, yani önce okurun kafasında kendi hayal gücü yardımıyla resimlere dönüştürülmesi

gereken işaretlerle kodlanmış bir dile göre daha kolay anlaşılabilmektedir. (Hayal Fabrikası isimli projemize bakınız.)

Çizgi romanın eğitsel boyutunu ele alan ve çizgi romanın bir ders aracı olarak kullanılmasını öneren çalışmalar,

daha çok sezgisel olarak geliştirilmiştir. Öğretmenlere, çizgi romanı derslerde kullanma konusunda yol

gösterecek, onları teşvik edecek açıklıkta kavramlar ve yaklaşımlar bu zamana kadar ortaya konulmamıştır. Ta ki bizim Türkiye’nin ilk ve tek çizgi roman okulunu kuruncaya dek. Daha ileri aşamada, Türkce derslerinin öğretim amaçlarına uygun olarak hedeflenen kazanımların elde edilmesinde çizgi romanın seçimi için gerekli ölçütlerin de belirlenmesi gerekmektedir. Ki bu konuda da nacizane ortaya somut şeyler ortaya koyan yine biz olduk.

Ne yazık ki ülkemizde bizim dışımızda çizgi romanın eğitsel bir araca dönüştürülmesine dayanak oluşturacak ve bu konuda öğretmenlere yol gösterir nitelikte acık ve net bir yöntem önerisi koyacak kimse yoktur.   Öğrencilerin çizgi romana karşı sergiledikleri acık tutum, çizgi romanın eğitim-öğretimde bir ders aracı olarak geliştirilmesi ve kullanılması icin önemli ve olumlu bir ön şartı yerine getirmektedir. Eğitim, gerçeklere odaklanmalıdır. Öğrencilerin çizgi roman ile kurdukları olumlu ilişki de bu gerçeğin bir parçasıdır.

Fehmi DEMİRBAĞ

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert