Yaşar BAŞ Şu barolar ve odalar nerelerde!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Şu barolar ve odalar nerelerde!
Yaşar BAŞ

Şu barolar ve odalar nerelerde!

Advert

Seçimlerin öncesinde ve seçimin iptal süreci ile yenilenen seçimlerde CHP’nin yedek kulübesi gibi davranan barolar ve meslek odaları, emekçilerin maruz kaldığı hukuksuzluk karşısında neredeler? Marjinal sol siyasi hareketlerin prova alanına dönen meslek kuruluşlarının neden toplum nezdinde bir karşılığının olmadığını şimdi tam olarak anlıyorsunuz değil mi?

Anti-emperyalizm, anti-faşizm ve emekçilik sloganlarıyla seçim kazananlar; küresel emperyalizmin kucağında, silahlı faşizm ile kol kola emekçilerden intikam alıyorlar. 

Türkiye böyle bir ülkedir işte. Emperyalizmin azat kabul etmez köleleri antiemperyalist, silahlı teröristler barış elçisi, burjuvanın baronları emekçi görünümündedir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinde sosyal demokrat siyasetin bir temsilcisi var.

İçerde Nişantaşı, Cihangir, Bağdat Caddesi, Nakkaştepe’den daha mutlu olan bir bölge var mı? 

Dışarda Kandil, Pennsylvania veya diğer karanlık merkezlerden daha mutlu neresi var?

Dün anti Amerikancı sloganlar eşliğinde ABD silahları ile Kürt gençlerini Afrin’de ölmeye yolladılar.

Bugün emekçilerin alın teri üzerinden Bodrum tatillerinde kaynakları küresel sömürü düzeninin yerli işbirlikçilerinin önüne sermek için sıradalar.

İşten çıkarılan silahlı teröristler için hukuk ayini düzenleyenler, bugün insanlık suçu işlenerek SMS ile toplu işten çıkarmaları Boğaz kenarından viski  yudumlayarak seyrediyor.

Biz bunların tiynetini iyi biliriz de; bilmediğimiz bilemeyeceğimiz ve asla hazmedemeyeceğimiz düne  kadar bizim dualarımız ve alın terimiz üzerinden siyaset yapanların, terör işbirlikçileri görevden alınırken bir yerlerine çuvaldız batmış gibi zıplarken, emekçilerin toplu kıyımını burjuvanın baronları gibi seyretmeleridir. 

Bugünler de elbette geçer. Her birimizin niyetleri dahil olmak üzere zerre miktarı da olsa yaptıklarımızın tartıldığı şaşmaz terazinin önünde hesaba dizildiği zamanlar da gelir. Bakalım bu siyaset histerisinin oralarda bir kıymeti olacak mı?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinden çıkarılan işçiler konusu siyasetin turnusol kağıdıdır.

Hiçbir siyasi kavram, insanların maişetine bu kadar kaba bir saldırıyı meşrulaştıramaz. 

Turnusol kağıdını bazılarına döndürdüğümüzde kıpkırmızı olmasının toplumun vicdanında mutlaka bir karşılığı olacaktır.

İşçilerin topluca kıyımına karşı sessiz kalan herhangi bir kimse veya kuruluş; yarın hak hukuk adalet gibi kavramları ağzına alamaz. 

Daha doğrusu belki de en fazla yine onlar bu sloganları kullanır. Bu zamana kadar bu kirli siyasetin hesabını kim sordu ki? 

Seçilmiş iradeye saygı gösterisi altında sahadan kaçıp işçileri kaderi ile baş başa bırakanların, dün saygı davetinde bulunduklarının bugün yaptıkları karşısında nasıl davrandıklarını da izleyeceğiz? Onlar da bu turnusol testinden geçiyorlar?

O bıyığını balta kesmeyen, siyaset olunca bize konuşacak söz bırakmayan müteahhitlerin de neler yaptığını, bu vicdansızlık karşısında tavır mı aldıklarını yoksa şimdiden arka sokaklarda Ekrem ile köprü mü atadıklarını tarih de not edecek biz de not edeceğiz! 

Siyaset bu olanları kirlerinden en küçük zerresine kadar arınmak için fırsata dönüştürmeli.

Kimler dava adamı ve ayakta, kimler kuşatma altında aşk fırsatı arıyor, görmek için en uygun zaman.

Türkiye barolar başta olmak üzere meslek odalarının siyasetin, hatta bazılarının terör örgütlerinin yan kuruluşu gibi çalışmasına sessiz kalır ve hukukun gereğini yapmazsa çok daha ağır bedeller öder.

Bu saldırganlıklar bugün camilerimizde hutbe esnasında sloganlar atılması aşamasına geldiyse, oturup düşünmemiz gereken çok konu var demektir. 

Yaşar BAŞ

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert