Atilla YARGICI Hoştur Bana Senden Gelen
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Hoştur Bana Senden Gelen
Atilla YARGICI

Hoştur Bana Senden Gelen

Dünya bir sınav yeridir.  Bizler türlü şekillerde bizi Yaratan Allah tarafından sınav ediliyoruz. Kimi insanlar bu sınavın farkında. Kimileri ise farkında değil.
Sınavın farkında olmak, insanın Yaratıcısı olan Allah ile irtibatına/ilişkisine bağlı.

Sınavlarımızdan birisi de hastalıktır.

Hastalığın birçok sebepleri olabilir ya da görünüşte hiçbir sebebi olmayabilir. Ama her şeyin Yaratıcısı Allah olduğu gibi, hastalığı da var eden Yüce Allah’tır.
Bunun f arkında olmak çok şeyi değiştirir.

85 yaşlarında çok eskiden tanıdığım bir amcayı ziyaret ettik  geçenlerde. 
Nasılsın amca diye sordum. Bana üzüntülü bir şekilde baktı ve gözlerinden yaşlar akarak, “Çok üzülüyorum” dedi. Niçin  üzüldüğünü sordum. “unutuyorum” dedi, “biraz önce söylediğim şeyi şimdi unutuyorum, aklıma gelmiyor.” Bunu söylerken üzüldüğü yüzünden belli oluyordu ve hıçkırarak ağlıyordu.

Bu amca,  sağlıklı olduğu zamanlarda ara sıra camiye geliyordu. Ancak onu tanıyan bir başka birisinin anlattığına göre, dindar bir ailede büyümediği için   inancı taklidi seviyede kalmış. Bence de hastalığın bir imtihan olduğunun farkında değildi. Halbuki insanın yaşı ilerledikçe  ölümün keşif kolu olan hastalıkların insana hücum etmesi kaçınılmazdı. “Biz de bu yaşta unutuyoruz” dedim. Onu teselli etmeye çalıştım.

Bir başka gün  Yusuf isminde yaşça  daha genç bir hastayı ziyarete gittik. Yusuf görünce ağlamamak için kendimi zor tuttum.  Ünlü Alman Fizikçi Stephen Hawking’in yakalandığı ALS hastalığına yakalanmıştı.( (ALS) hastalığı, beyin ve omurilikte istemli kas hareketlerinin kontrolünü sağlayan sinir hücrelerinin hasarlanması ve kaybıyla ortaya çıkıyor. ALS, motor hücrelerin (nöronlar) büyük bölümünü öldürerek sinir sistemini felç ediyor ancak beynin zihinsel faaliyetlerini fazla etkilemiyor. Halk arasında “Kas erimesi” olarak adlandırılan ALS vücuttaki tüm kasları işlevsiz hale getirebiliyor ve zamanla ses yitimine de yol açıyor. )
Bu yüzden konuşamıyordu, beyni iyi çalışıyordu. Kendisi emekli Matematik öğretmeniydi. Cihazlara bağlıydı. Yemek yiyemiyordu. Mama ile  besleniyordu  ama ağzında değil şırınga ile  başka bir şekilde hayatını devam ettiriyordu.

Ben  bulunduğumuz yerin küçük camisinde zaman zaman gelenlerde dini  sohbet yapıyordum.  Beni görünce eşine bir şey söylemek istedi. Sadece gözleriyle konuşabiliyordu. Eşi emekle hemşire. Ona  harfleri kodlamış,  öğretmiş, harfleri söylüyor, kastettiği kelimede  o harf geçiyorsa, gözüyle onay veriyor, geçmiyorsa  onay vermiyordu. Bir kelimeyi bulmak için 5-10 dakika çaba sarfetti. “vaiz” kelimesini söylemek istiyordu. Benim camide  yaptığım sohbetleri dinlediğini hatırlatmak istemişti.

Yüzü daima gülüyordu. Böyle bir hastalık sahibi ama ümitle yaşıyordu. Ben de çok merak ettim. Acaba nasıl böyle hayata olumlu bakıyordu? Sonunda anladım.
Eşine bir şey daha söylemek istediği, bana bir soru sormak istediğini bildirdi gözüyle. Bu duruma gelmeden önce namazını tam olarak kılıyordum, bu durumda da mümkün olduğu kadar abdest aldırmaya çalışmışlar namazını kılmaya gayret etmiş. Ama artık abdest alamıyor, namaz da kılamıyordu. Ben de teyemmümü ve gözüyle namaz kılabileceğini söyledim. Yine gülümsedi. Zaten hep  tebessüm ediyordu.

Bunun Allah ile irtibatının sağlam olduğunu anladım. Hala ibadetlerini yapma peşinde. Ve muhtemelen bunun bir imtihan olduğunun farkında idi. Ve  şöyle der gibiydi:
Hoştur bana Senden gelen,
Ya gonca gül yahut  diken,
Ha hilat ü yahut kefen
Lütfun da hoş, kahrında hoş.
Rabbim,  her şeyin Allah’tan geldiğinin sırrına eren insanlardan eylesin hepimizi. Gerçek mutluluk ve huzur bu olsa gerek.

Prof. Atilla YARGICI 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert