Yaşar BAŞ Ders kitaplarını değiştirmeliyiz!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Ders kitaplarını değiştirmeliyiz!
Yaşar BAŞ

Ders kitaplarını değiştirmeliyiz!

Batının üzerine oturduğu propagandanın nasıl çirkin bir yalan olduğunu görmemiz için sadece son bir haftaya bakmamız yeterli.

Hukuk devleti, insan hakları, eşitlik, özgürlük, suçla mücadele daha aklımıza gelmeyen ve referans olarak batı medeniyetine dayandırdığımız bütün kavramlar batının çöp yığınları arasına girdi.

Almanya eski Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel açık açık söyledi. Bugün batının paralı askeri haline dönen PKK, batılı propagandanın temelini oluşturan büyük kavramlara ihanet etmiş bir suç örgütü.

Adam öldüren, insanları kaçıran, tehdit eden tüm özgürlüklerini elinden alan, uyuşturucu kaçakçılığı ve batıdaki kamu yönetimindeki yolsuzluğun aracısı haline dönen bir terörist örgüt özgürlük savaşçısı, insanların sığındığı bir kale olan hak arama mekanizmaları batılı devletlerden de çok daha iyi çalışan Türkiye devleti nerdeyse terörist muamelesi görüyor.

Hadi kendini bilmez birkaç kişinin abuk subuk mesajlarını bir tarafa bırakalım. Avrupalı devletlerin hükümetleri, ABD’de bile sistemin dışına atılmasına ramak kalmış Amerikan Derin devletinin memuru gibi davranıyor.

Dün savaş karşıtı sloganlar eşliğinde silahlı terör örgütünün propagandasını yapıyorlardı. Bugün azil soruşturmaları ile darbe peşinde koştukları TRUMP dışında çatışmasız çözümden mutlu olan bir tek batı hükümeti yok.

Her türlü kepazeliğin içinde yüzen terör örgütleri baş tacı ediliyor.

Terör örgütleri eliyle vekâleten yürüttükleri savaşın maliyetini Türkiye karşılıyor.

Batının karanlık odaklarının ipinin ucundaki terör örgütlerinin kana bulmadıkları coğrafya ile aralarında Türkiye gibi bir bent olmasa, o burnundan kıl aldırmayan batılı hükümetler bir hafta dayanamaz.

Türkiye, savaş alanlarından fışkıran suç bataklığı ile batı toplumları arasındaki bağı kesiyor.

Uyuşturucudan insan ticaretine her türlü yüz kızartıcı suç ile Türkiye’nin mücadelesi bittiği gün batının ne ekonomisi kalır ne devlet sistemi ne de toplum düzeni.

Türkiye’nin ağırladığı ve batıya geçişini önlediği göç dalgası Türkiye’yi aşarsa, bilin ki tüm batı sisteminin en fazla bir aylık ömrü kalır.

Batının görünümü bir propaganda ve algı operasyonu. İnsanlığın değerlerini batılı değerlermiş gibi çocuklarımıza öğretmeye ben şahsen utanç duyuyorum.

Zaman zaman da bazı saftirik arkadaşlarımız İslami değerlere uygun davranan devlet sistemlerini sıralarlar. 

Hak, hukuk, adalet denilince listenin üst sıralarında batılı devletler dışında yer bulamazsınız.

Batılı devletleri birer ütopya haline getirenlerin birkaç kişi dışındakilerin batı algısı gözleme dayalı bir nesnelliğe değil, sinema filmlerinin oluşturduğu algıya dayanır.

Bu sefer hepimiz olanı biteni yakından izliyoruz. Meşru bir devletin askerlerine selam göndermek suç, her türlü aşağılık suçu işleyen terör örgütlerinin açık sembollerini taşımak ve destek olmak serbest. Serbest de değil bizatihi devlet tarafından destekleniyor. Medya organları bu alçaklığı eleştirmek bir yana destekliyor. Yargı organları da öyle.

Bir devleti ayakta tutmaya yarayacak hangi değer yargısının Batı’da yaşama hakkı var sizce?

Bu kokuşmuşluğu çocuklarımıza model olarak anlatan ne kadar eğitim materyalimiz varsa değiştirip artık, batı gerçeğini tüm çıplaklığıyla çocuklarımıza anlatmanın zamanı geldi. 

Yaşar BAŞ

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert