Mehmet Nuri BİNGÖL Medeniyet dediğin tek dişi savunan kimler?..
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Medeniyet dediğin tek dişi savunan kimler?..
Mehmet Nuri BİNGÖL

Medeniyet dediğin tek dişi savunan kimler?..

Bazı mefhumlar o kadar açık  ki izaha lüzum olmadığı halde, “hakiki vukuatı kaydeden tarih” ve “ hâl-i hazır”a  şaşı bakıldığından gerçeğin tekrarına- kendi nefsimin ıslahı için de- ihtiyaç duyuyorum.

“Bütün kemâlâtın üstadı ve üç yüz yetmiş milyon nefisleri bir tek nefis hükmüne getirebilen ve hakikî bir medeniyetle ve müspet ve doğru fenlerle teçhiz edilmiş olan ve hiçbir kuvvet onu kıramayacak bir mahiyette bulunan hakikat-i İslâmiyettir.”( Hutbe-i Şamiye, 35) buyurur Üstad Bediüzzaman.  “Hakiki bir medeniyet” de ne ola?..

İslam Alemine daha da kırpıp yepyeni sınırlar çizerek, siyon yıldızlı devlet benzeri “çıbanbaşı”lar üretmek için “menşei hariçte” komiteleri silahlandırıp kadın-çocuk-yaşlı demeden, silahsız masum insanları katletmelerini teşvik eden Batı medeniyeti; ya da Üstad’ın bir diğer tabiriyle “mimsiz medeniyet” midir?

Saddam ve Esed katilinin katliamlarına göz yumarak “zamanı gelinceye kadar” masum insanları “itlaf” etmesini “arzulayan” ya da  zehirli gazlarla, modern silahlarla onları teşvik edip “ hedefe vardıklarında” önce Saddam’ı safdışı eden, ileride de – stratejileri bu adamların- Esed’e yol verecek olan  kapital sistem mi?

Yakın tarihimize gömülen – elhamdullillah- darbeler hazırlansın diye on binlerce gencin ölümünü seyredip sonra “kurtarıcı” gibi ortaya çıkan, bu şekilde “bizim masum” dini grupların kimilerini bile “süfyan komitesi”nin bu oyununa “mudhike” (oyuncak) yapan derin muhitler mi?

Yüzbinlerce muhafazakâr ve Emr-i İlahi farzlarını yapmaktan başka gayeleri olmayan; açık diyelim, şimdiki – savcılık  ve MGK tarafından resmileştirilen ve bizce de tam yerinde bir şekilde isimlendirilen – FETÖ tarafından “açığa düşürülen” insanların âhını alan “ılımlı ve rafizi gibi” mânalandıran reformist anlayış mı?

Yoksa  Üstad Hazretleri’nin çok yerde beyan ettiği gibi “tar u taze iman esasları” mı? 

Binlerce misallerden bir  misal:

“İnşaallah istikbaldeki İslamiyet’in KUVVETİ ile medeniyetin mahasini  galebe edecek, zemin yüzünü PİSLİKLERDEN temizleyecek.” ( Hutbe-i Şamiye, 36)

Demek ki zemin yüzü hala pisliklerle dolu. 

Bir iddiacının –ve de yaşı büyük mesleken selef  “nakamil” birinin –  dediği gibi Avrupa temizlenmiş de, “Müslümanlar” – sanki kendisini dahil görmüyormuş gibi- tamamen bozulmuş???  Sanki içlerindeki terör örgütlerini kurup başımıza saran ve lojistik ve askeri olarak onları desteklemiyorlarmış gibi…

Bazen aklıma takılmıyor değil:

“Acaba bazıları dünyada değil de ayda mı yaşıyorlar?” diye…

“Hakiki medeniyet” tabirini anlamak için koca külliyatı taramaya da lüzum yok. Eski adı Yesrib olan şehrin Medine’ye inkılap ettirilme sebebini düşünmek bile kafi. 

Mâlum: Medine “medeniyet ya da medeniyetliler şehri” demek!

Mehmet Nuri BİNGÖL

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert