Yaşar BAŞ OHAL İnceleme Komisyonu’nun Bank Asya Yaklaşımı
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
OHAL İnceleme Komisyonu’nun Bank Asya Yaklaşımı
Yaşar BAŞ

OHAL İnceleme Komisyonu’nun Bank Asya Yaklaşımı

Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonu Başkanı Salih Tanrıkulu ile gazetemiz Ankara Temsilcisi Hacı Yakışıklı tarafından yapılan röportajı okumayanlar varsa dönüp okumasında fayda var.

Kamudan ihraçlar konusunda etrafımızda uçuşan spekülasyonların nasıl dayanaksız olduğunu göreceksiniz.

Bank Asya hesap ilişkileri nedeniyle ihraç ve cezalandırmalar konusunda koparılan kıyameti biliyorsunuz. 

Yok birine havale gönderdiği için, yok biri kendisine havale gönderdiği için, yok devletin çalışmasına izin verdiği bankanın önünden geçtiği için sanki insanlar ihraç ediliyor veya cezalandırılıyor algısı bazıları tarafından bilinçli bir şekilde yerleştirilmeye çalışılıyor ve büyük emekler verilen, büyük bedeller ödenen FETÖ mücadelesi itibarsızlaştırılıyor.

 Röportajdan anlıyoruz ki, Bank Asya ile her bankacılık ilişkisi FETÖ irtibatına ve iltisakına temel oluşturmuyor.

En başından itibaren Bank Asya konusundaki yaklaşım doğru ifade edilemedi. Sanki devletin verdiği lisans ile çalışan bir kurumda yapılan her işlem suç sayılıyor algısını FETÖ’cü odaklar pompaladı, bu algı operasyonunun belli ölçüde etkisi de oldu.

Oysa suç sayılan, Pensilvanyalı şeytanın çağrısı ile ve terör örgütünün liderine itaati göstermek için eylem yapılmasıdır. Terör örgütünün lideri bir başka bankaya para yatırılması talimatını verse, bu talimata bağlı kalarak bir başka bankaya para yatırılması da suç olurdu.

Burada zor olan kısım şurası. Rutin bankacılık işlemleri ile terör örgütü liderine itaat ve bağlılık göstergesi olarak yapılan işlemler birbirinden nasıl ayrıştırılacak.

Elbette en başından itibaren kabul edilen ve süreç içinde veri tabanı genişledikçe güncellenen ayrıştırma kriterleri var. 

Binbir suratlı, kişiliksiz, tarihin en kirli örgütünden söz ediyoruz. Bilinen ve bu şeytanların kirletemediği bir tek kavram yok. Kavramları ve insanları itibarsızlaşmada şeytanın eline su dökemeyeceği bir karakter sorunu var karşımızda.

Bu kadar karaktersiz bir örgütü karakterize etmekte yani robot resmini çizmekte yaşanabilecek zorluğu da bilmek lazım.

Uygulamalardaki en küçük bir yanılmadan büyük ihanet teorileri çıkarmadan samimi ve rasyonel eleştirilere ihtiyaç var.

Temel kriterler işin esasını açıklamaya uygun ama bu kriterlerin sorgulanmasına dönük yöntemler sürekli güncellenmeli.

OHAL Komisyonunun sorgulama kriterleri benim gözümde işin esasını doğru anlamaya uygun göründü. Hatta yargı mercilerinin de OHAL Komisyonunun veri tabanından faydalanması iyi olur. 

Anlaşılıyor ki komisyon, incelemelerini fazla sürmeden bitirecek. FETÖ mücadelesi konusunda OHAL komisyonunun kazandığı deneyimin, komisyon çalışmaları bittiğinde heba edilmemesi gerekir.

Bu kadar sağlam bir veri tabanı, bu veri tabanından yola çıkarak örgütün yapısını ve hiyerarşisini tanımaya yönelik deneyim, yeniden kurgulanarak bu mücadelenin merkezinde kalmalı.

Öyle anlaşılıyor ki bu mücadele yıllar boyu sürecek. Şeytanın ordusunda asker olanlar, en küçük bir pişmanlık emaresi göstermeden yeni yollar arıyor. Devletin bu ihaneti kılcal damarlarına kadar arındırması için sürekli ayakta kalan ve her deneyimi mücadelenin parçası haline getiren bütüncül yaklaşımlara ihtiyacı var.

Devletin terör mücadelesine odaklanmış kurumları var.

Çok yönlü terör mücadelesinin içinde FETÖ konusunda uzmanlaşmış kurumlara da ihtiyaç var.

OHAL Komisyonu itiraz işlemlerini tamamladığında, bu uzmanlığın rolü ve yapısı güncellenerek birikimleri ile devletin terör mücadelesine katkı sağlayacak hale getirilebilir. Hatta getirilmelidir. 

Yaşar BAŞ

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert