Erol AYDIN Şerefin Yükseldiği Zirve; Alicenaplık
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Şerefin Yükseldiği Zirve; Alicenaplık
Erol AYDIN

Şerefin Yükseldiği Zirve; Alicenaplık

Dil yaşayan bir varlık olarak zaman içerisinde değişip, dönüşerek yok bile olabilir. Buna bağlı olarak da bazı kelimler de kullanılmadıkların da ölmeye mahkûmdurlar.

Güzel Türkçemiz; temel olarak, Arapça, Farsça ve Osmanlıcadan mürekkep zengin bir dil olduğu için bir kavramı açıklamak için hiçbir dilde olmayan çeşitliliğe sahiptir.

            Bu kelimelerden birisi de alicenaptır. Günümüzde kullanımı edebi eserlerin ötesine geçmemektedir.  Günlük hayatta neredeyse kimsenin kullanmadığı bir kelimedir.

            Bir insanın vasıflarını sayarken sadece alicenap bir davranış sergilediğini söylediğimizde aslında birçok şeyden aynı anda bahsetmiş oluruz. Karşılık beklemeden, hemen herkese karşı yapılacak her türlü iyi niyet gösterisi bu kavramın kapsamındadır. Bir insanı överken, yaptığı davranışın yüceliğini abartılı bir şekilde ortaya koymanın en kestirme yoludur. Kelimenin etimolojik yapısına baktığımız zaman, öncelikle bir sıfat olduğunu görüyoruz. Arapçadan dilimize geçmiştir. Kelime yapısına baktığımızda ise, ali; yüce ve yüksek anlamında, cenap ise, haysiyetli, şerefli anlamındadır. Birleştirdiğimizde yüksek haysiyetli, yüksek şerefli gibi bir mana ihtiva etmektedir. 

Bu kelime ile anlatılanları alt alta sıraladığımızda küçük dilinizi yutabilirsiniz, bu durum bir dilin ne kadar zengin olabileceğine güzel bir örnektir.

Alicenap veya alicenaplık dendiğinde aslında şunlar anlatılmak istenmektedir;

  1. Cömert
  2. Onurlu
  3. Şerefli
  4. Merhametli
  5. Affeden
  6. Bağışlayan
  7. Haysiyetli
  8. Düşmana bile iyilik yapacak olan
  9. Yüce gönüllü

Şimdi bu kelimeyi kullanmayarak ne çok şeyden mahrum olduğumuzu tahmin edin. Hiçbir dil bu kadar zengin değildir, bunun kıymetini bilip sahip çıkmazsak bir yerde karşılaştığımız apışıp kalmamak için bilmek gerekiyor.

            Bu kavramı, toplum içinde ve günlük konuşmalarda mutlaka kullanmak yaşatılması adına önemlidir. Kimse anlamasa da anlamını bilmese de ve hatta dalga geçilse bile dilimize olan saygımızdan dolayı ısrarla yeri geldiğinde kullanmaktan çekinmemek gerekir.

            Bazıları Türkçede bulunan yabancı kelimelerin ayıklanarak ari dil konusunu gündeme getirebilirler. Bunun dayandığı bir mesnet bulamazsınız, dili sadeleştirmeye kalkarsanız ortada dil diye bir şey kalmayacaktır.

            Günümüzde Türk Dil Kurumunun kelimelere Türkçe karşılık bulacağım diye uydurdukları ile konuşmaya kalkarsak anlaşmamız mümkün olmayacaktır. Toplumda karşılığı olmayan “götürgeç”, “oturgaç” gibi kelimelerle iletişim kurmaya çalışmak alay konusu olmaktan öteye geçmeyecektir.

            Sonuç olarak; bizleri şerefin zirvesine taşıyacak alicenaplığı yapmak zorundayız. Telaffuzundaki soyluluk, sesindeki yumuşaklık, kulağı tırmalamayan tınısı ile bizden bir parça olan bu asil kelimeyi yaşamak ve yaşatmak aslında geleceğimizi de inşa etmekle eş anlamlı olmaktadır.

Esenlik dileklerimle,

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert