Esat BEŞER Türk Dili Ve Tarihi Gelişimi – II
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Türk Dili Ve Tarihi Gelişimi – II
Esat BEŞER

Türk Dili Ve Tarihi Gelişimi – II

Türk Dili, özellikle, 11. – 16. yüzyıllardan günümüze değin sürekli değişim ve gelişim göstermiştir.

 

Bu süreçte, Türk Dili, birtakım dönemlerden oluşmuştur.

 

Öyle ki; öncelikle, Orta Türkçe ve Kıpçak Türkçesi ile Çağatay Türkçesi olmak üzere, Yeni Türkçe ve Modern Türkçe, 11. – 16. yüzyıllardan bugüne dek mütemadiyen değişen ve gelişen Türk Dili Dönemleri’dir.

 

Orta Türkçe Dönemi

 

Orta Türkçe Dönemi, çeşitli Türk Yazı Dilleri’nin oluşma dönemiydi.

 

Orta Türkçe Dönemi Dilleri

 

Orta Türkçe Dönemi’ndeki başlıca Yazı Dili, Karahanlı Türkçesi’ydi. Buna ilaveten, Harezm Türkçesi de Orta Türkçe Dönemi’ndeki bir başka Yazı Dili’ydi. Aynı şekilde, Kuzey, Doğu ve Batı Türkçesi de Orta Türkçe Dönemi’ndeki Yazı Dilleri’ne dâhildi.

 

Karahanlı Türkçesi

 

Devlet ve medeniyet kuran ilk Müslüman Türkler, malûmunuz üzere, Karahanlılar’dı. Yazı Dilleri’yse, Karahanlı Türkçesi’ydi.

 

Karahanlı Türkçesi Eserleri

 

Karahanlılar, kendilerine özgü eserlerini, kendi dilleriyle, Karahanlı Türkçesi’yle yazmışlardı.

 

Harezm Türkçesi

 

Harezm Türkçesi, bir Geçiş Türkçesi’ydi. Karahanlı Türkçesi’yle, Çağatay Türkçesi arasında, bir Geçiş Türkçesi.

 

Bu, böyle bilinmektedir. Değerlendirilmektedir.

 

Bir Geçiş Türkçesi olarak, Harezm Türkçesi, Karahanlı Türkçesi temelinde, Oğuz dil öğelerini, bünyesine almıştı. Aynı şekilde, Kıpçak dil öğelerini de bünyesine almıştı.

 

Kendi Gayesinde

 

Bölgedeki böylesine güçlü, böylesine üstün dil öğelerini bünyesine alan Harezm Türkçesi, bu değişim ve gelişim sürecinde, kendisine özgü bir yön belirlemişti. Kendisine bir gelişim yolu çizmişti.

 

Tüm Dünyayı Etkileyen İstilâ ve Akıbeti

 

Malûmunuz üzere, tüm dünyayı etkisi altına alan Moğol İstilâsı, Orta Asya’da, çoğunlukla, Kuman – Kıpçak Türkleri’nin yaşamakta olduğu sahalarda, birtakım değişikliklere sebep olmuştu.

 

Siyasî ve Coğrafî Değişim

 

Siyasî ve coğrafî alandaki bu değişiklikler, çok büyüktü. Tek kelimeyle, muazzamdı.

 

Yıkıma Uğrayan Ülke

 

1237 yılında, Moğol Ordusu, Batu Han’ın yönetiminde, İdil-Bulgarları’nın üzerine yürümüştü. Bunun sonucunda, İdil-Bulgar Ülkesi, büyük çapta, yıkıma uğramıştı. Bu güzergâhta, ayrıca, seferler de yapılmıştı ve yapılan bu seferlerde, birçok Kuman-Kıpçak Türk’ü Moğol Ordusu’nun önüne katılmıştı. Dahası, yerlerinden yurtlarından edilmişlerdi.

 

Kıpçak Türkçesi – Kuzey Türkçesi

 

Velhâsıl, Kıpçak Türkçesi, Güney Rusya Stepleri’nde konuşulan ve yazılan bir dildi.

 

Bunun dışında, Kıpçak Türkçesi, ayrıca, Ön Asya’da, Mısır – Suriye Bölgesi’nde de konuşulmaktaydı ve yazılmaktaydı.

 

Kıpçak Türkçesi Eserleri

 

Kodeks Kumanikus, Kıpçak Türkçesi’nde, bir eserdi. Buna ilaveten, Hüsrev ü Şirin ve Gülistan Tercümesi de Kıpçak Türkçesi’nde yazılmış önemli eserlerdi.

 

Kodeks Kumanikus

 

Kodeks Kumanikus, ilahiler ve bilmeceler içermekteydi ve tüm bu ilahiler ile bilmeceler, Hristiyanlık dinine ilişkindi.

 

Kodeks Kumanikus, ayriyeten, Türkçe, Farsça, Almanca ve Latince sözlük parçaları içermekteydi.

 

Tümüyle Bir Derleme

 

Kodeks Kumanikus, tüm bu yönleriyle, bir derlemeydi.

 

Hüsrev ü Şirin

 

Manzum bir eser olan Hüsrev ü Şirin, Genceli Nizami’nin Farsça mesnevisinden tercüme edilmişti.

 

Hüsrev ü Şirin’i Kıpçak Türkçesi’ne şair Kutb, tercüme etmişti.

 

Gülistan Tercümesi

 

Gülistan, Sadi’nin Farsça eseriydi.

 

Sadi’nin bu eserini, Kıpçak Türkçesi’ne Saraylı Sevf, tercüme etmişti.

 

Doğu Türkçesi (Çağatay Türkçesi)

 

Rus ve Sovyet politikasının sonucu var olan lehçeler, Doğu Türkçesi (Çağatay Türkçesi) Dönemi’nde, Yazı Dili’ne dönüştürülmüştü.

 

Akabinde, Çağatayca’nın yerini, Modern Özbekçe almıştı.

 

Aslında, Yeni Uygurca da bu kapsamdaydı.

 

Dolayısıyla, Doğu Türkçesi (Çağatay Türkçesi), tarih sahnesinden tamamen çekilmişti.

 

Doğu Türkçesi (Çağatay Türkçesi) Eserleri

 

Mecalisü’n-Nefais, Muhakemetü’l-Lugateyn ve Babürname, Doğu Türkçesi’nde (Çağatay Türkçesi) yazılmış en önemli eserlerdi. Gerçi, Türk ve Türkmen Şecereleri de bu dilde yazılmıştı.

 

Mecalisü’n-Nefais

 

Ali Şir Nevai’nin bu eseri, Türk Edebiyatı’ndaki ilk Şuara Tezkiresi’ydi.

 

Peki Ya Şuara Tezkiresi Nedir?

 

Şuara Tezkiresi, bir şairin yaşamı ve şiiri/şiirleri hakkında, bilgi vermektedir. Bu bağlamda, başlı başına bir başeserdir.

 

Muhakemetü’l-Lugateyn

 

Ali Şir Nevai, Türkçe’yle, Farsça’yı karşılaştırmıştı. Bu iki dil arasında karşılaştırma yapınca, Türkçe’yle de başarılı şiirler yazılabileceğini ifade ve iddia etmişti.

 

“Türkçe, Edebî Bir Dildir.”

 

Ali Şir Nevai, Farsça, her nasıl ki; edebî bir dil ise, Türkçe’nin de edebî bir dil olduğunu, daima kanıtlamaya çalışmıştı. Bu uğurda çabalamıştı.

 

Babürname

 

Babür Şah, bir devlet kurucusuydu. Afganistan, Pakistan ve Hindistan toprakları üzerinde, bir devlet kurmuştu.

 

Babürname ise, Babür Şah’ın en önemli eseriydi.

 

Türk Edebiyatı’ndaki anı-gezi eserlerindendi. Bu yöndeki eserlerin en eskilerindendi.

 

Türk ve Türkmen Şecereleri

 

Türk ve Türkmen Şecereleri de Doğu Türkçesi’nde (Çağatay Türkçesi), en önemli iki eserdi.

 

Bu şecerelerin yazarı, Ebü’l-Gazi Bahadır Han’dı.

 

Batı Türkçesi (Eski Oğuz Türkçesi)

 

Oğuz Türkleri, Anadolu’ya yerleşmişlerdi. Anadolu’ya yerleşen Oğuz Türkleri, kendi lehçeleri temelinde, Yazı Dili de oluşturmuşlardı: Batı Türkçesi (Eski Oğuz Türkçesi).

 

Malûmunuz üzere, Anadolu, siyasî ve sosyal gelişmeler geçirmişti.

 

Bu gelişmeler paralelinde, Batı Türkçesi (Eski Oğuz Türkçesi), üçe, üç alt bölüme ayrılmıştı:

 

Selçuklu Dönemi Türkçesi, Beylikler Dönemi Türkçesi ve Osmanlı Türkçesi’ne Geçiş Dönemi.

 

Selçuklu Dönemi Türkçesi

 

Selçuklu Dönemi Türkçesi, Anadolu’da ve ayrıca, Rumeli’de konuşulmakta olan Oğuzca temelindeki Türkçe’ydi.

 

Selçuklu Dönemi’ndeki eserler, Arap Alfabesi’yle yazılmıştı.

 

Beylikler Dönemi Türkçesi

 

Beylikler Dönemi’nde, medreselerdeki öğretim dili, çoktan beri, Arapça’dan Farsça’ya çevrilmişti.

 

Gerçi, bilim dili yine de Arapça’ydı.

 

Farsça ise, edebiyat ve sanat diliydi.

 

Avam Dilin Hor Görülüşü

 

Türkçe ise, ne yazık ki; avam dili olarak bilinmekteydi. Bu nedenle, hor görülmekteydi.

 

Karamanoğlu Mehmet Bey, 1277 yılında, bir ferman buyurmuştu.

 

Fermanıyla, Türkçe dışında, başka dillerin konuşulmasını yasaklamıştı.

 

Osmanlı Türkçesi’ne Geçiş Dönemi

 

Osmanlı Türkçesi’ne Geçiş Dönemi’nde, Türk Dili’ndeki Arapça ve Farsça, çok yoğundu.

 

Yeni Türkçe Dönemi

 

Yeni Türkçe Dönemi’nde, Türk Dili’yle, birbirinden tamamen farklı coğrafyalarda, edebiyat yapılmıştı.

 

Buna ilaveten, Türk Dili, geniş topluluklarca konuşulmuştu.

 

Dolayısıyla, Türk Dili, çeşitli lehçelere sahip bir dil oluvermişti.

 

Modern Türkçe Dönemi

 

Yeni Lisan Hareketi, Modern Türkçe Dönemi’nin başlangıcı kabul edilmektedir.

 

Bu süreçte, Arapça’dan ve Farsça’dan Türkçe’ye giren Dil Bilgisi Kuralları kaldırılmıştır.

 

Yalnızca, bununla, sınırlı değildir. Keza, Arapça ve Farsça Dil Bilgisi Kuralları’nın kaldırılmasının dışında, bu dil bilgisi kurallarıyla yapılan tamlamalar da tamamıyla kaldırılmıştır.

 

Bunun dışında, Yazı Dili ile Konuşma Dili arasındaki farklılıklar da ortadan kalkmıştır.

 

Sonrasında, tüm bunlar, birer ilke olarak, kabul edilmiştir.

 

Türk Dili’nin Bölümlere Ayrılışı

 

20. yüzyıl ve sonrası süreçte, Modern Türkçe Dönemi’nde, Türk Dili, çeşitli bölümlere ayrılmaktadır.

 

Öyle ki; öncelikle, Türkiye Türkçesi, Azeri Türkçesi ile Türkmen Türkçesi ve Gagavuz Türkçesi olmak üzere, Modern Türkçe, çeşitli bölümlere ayrılmaktadır.

 

Türkiye Türkçesi

 

An itibariyle, Modern Türkçe Dönemi’nin yazmakta ve konuşmakta olduğumuz bölümü, Türkiye Türkçesi’dir.

 

Selâmetle...

 

Dipnot: Müslüman Dünyası’nda, böylesine bir bayram, daha önce, yaşanılmış mıydı? Kutlanılmış mıydı? Yine de Ramazan Bayramımız, kutlu olsun.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER