Recep YAZGAN Zulüm Ne Zaman Başladı!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Zulüm Ne Zaman Başladı!
Recep YAZGAN

Zulüm Ne Zaman Başladı!

Yeryüzünde zulüm, Kabil’in, Habil’i öldürmesiyle, yani toprağa ilk kanın dökülmesiyle başladı.. O gün bugündür zulüm dünyadan hiç ama hiç eksik olmadı.. Fakat zulüm rüzgarı, bazı dönemlerde öyle şiddetli, öyle çeşitli, öyle düzenli bir şekilde esti ki, insanın ‘Yok böyle zulüm, bu zulmü tarih yazmaz!’ diyesi geldi.. İşte, akla ilk gelenlerden, unutulmayanlardan, unutulmaması gerekenlerden muhtasar zulüm kronoloji… 27 Mart 1923, Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey, bir cinayete kurban oldu.. Cenazesi dört gün sonra bulundu.. Kazım Karabekir, Ali Şükrü Bey’in Meclis’te Mustafa Kemal’e en muhalif milletvekili olduğunu, Mustafa Kemal’in Ali Şükrü Bey’in matbaa satın alıp gazete çıkaracağını öğrendiğinde “yakın, yıkın” emrini verdiğini yazmaktadır.. 29 Ekim 1923, Cumhuriyet ilan edildi.. 3 Mart 1924, Osmanlı Hanedanı elinde bulunan Hilafet makamı, TBMM tarafından kaldırıldı. Aynı yıl Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi; Tekke ve zaviyelerle birlikte Mahalle mektepleri ve medreseler de kapatıldı. İlkokullardan Kur’an, ortaokul ve liselerden din, Arapça ve Farsça dersleri çıkartıldı. 12 Aralık 1925, Rize’de şapka giymek istemedikleri için Ulu Cami önünde toplanan kalabalığa jandarma ateş açtı; 17 kişi öldü, 143 kişi tutuklandı.. Yetmedi, o dönemin en büyük savaş gemisi olan Hamidiye zırhlısı Rize sahillerini topa tuttu.. 24 Kasım 1925, Erzurum’da bir kadın, Aslı adı Şöhret, lakabı Şalcı Bacı, ‘Şapka Kanunu’na muhalefet’ten asıldı. Kadıncağız idama giderken “Benim şapkayla ne işim olur” diye ağladı ama meramını kimselere anlatamadı. Erzurumlular bu kadının iade-i itibarını istemeliler. 29 Haziran 1925, Şeyh Muhammed Said Nakşibendi "Şark İstiklal Mahkemesi" tarafından idam edildi. Mehmet Akif Ersoy, 1925 yılında Yazarı olduğu Sebilürreşad Dergisi sırf ‘Şeyh Said Sebilürreşad okuyor’ diye kapatılıp derginin sahibi Eşref Edip Fergan tutuklanarak istiklal mahkemeleri tarafından idamla yargılanmaya başlayınca kendi tabiriyle, “peşindeki polis hafiyesiyle gezmekten” sıkıldığı için 52 yaşındayken 11 yıl kalacağı Mısır'a hicret etti.. 4 Şubat 1926, İskilipli Atıf Hoca, Şapka Kanunu çıkmadan 1,5 yıl önce ve bakanlık izni ile basılan 'Frenk Mukallitliği ve Şapka' kitabı yüzünden idam edildi. Temmuz 1926, Mevlevî Şeyhi İbrahim Hakkı Efendi’nin, Atıf Hoca'nın idamından 4 ay sonra gıyabında gerçekleştirilen mahkemesinden idam kararı çıktı. Karardan hemen sonra Kemah'taki köyünde sabah namazında secdede ruhunu Rahman'a teslim edince hakkında arama emri bulunduğu için oğlu babasının vefatını jandarmaya haber verdi. Köye gelen Seyyar mahkeme kararıyla mezarı açıldı, cenazesi kefeniyle birlikte darağacına asıldı. 1 Kasım 1928, 1353 sayılı ‘Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun’ kabul edildi. 20 Ekim 1930, Yerel Seçimlerde Serbest Cumhuriyet Fırkası'ndan Samsun Belediye başkanı seçilen Boşnakzade Ahmet Resai Bey, partisi kapatıldıktan sonra Mustafa Kemal tarafından istifaya davet edildi. Bu talebi reddedince 8 Mart 1931 tarihinde görevinden azledildi. Bugün, Samsun Canik Belediye Başkanı Osman Genç, Ahmet Resai’nin iade-i itibarını ve Samsun’daki okullara isminin verilmesini istiyor..  15 Kasım 1937, Dersim İsyanı devam ederken barış görüşmeleri yapmak üzere Erzincan'a çağrılan Seyit Rıza, yolda tutuklanarak Elazığ Askeri Mahkemesi tarafından idam edildi. 1937-38 yılları arasında Dersim'de devlet hâkimiyetini sağlamak için askeri harekât düzenlendi. Netice, bölgede yaşayan 13.000'den fazla sivil, aralarında Sabiha Gökçen’in de olduğu 3 uçak filosu tarafından bombalanarak öldürüldü..  12.000'e yakın insan da sürgüne gönderildi. ZULÜM DÖRT KOLDAN DEVAM EDİYOR 1933, Kazım Karabekir’in hatıratları matbaada basılırken toplandı. Evine yapılan baskında ele geçirilen belgelerle birlikte kireç kuyusunda yakıldı. İsmail Nazım Ergenel tarafından yazılan Enam-ı Şerif adlı broşür, Mustafa Kocabaş tarafından yazılmış olan Din Kılavuzu, İman ve Amel isimli kitap, Ayet, Hadis ve ahlaki öğütleri içeren Arapça bir eser, Dua Mecmuası, Çocuklarımıza Din Okuma Kitabı, Tam ve İlaveli Mevlüd-ü Nebi adlı kitabın satışı yasaklandı. Halep’te basılan ‘İslamiyet’te Tesettürü Nisvan’ adlı kitap Mustafa Kemal imzalı bir kararnameyle toplatılarak ülkeye girişi men edildi. 1943, Ahmet Hamdi Akseki tarafından hazırlanan ‘Peygamberimiz Hz. Muhammed’ adlı bir kitap sakıncalı bulunarak toplattırıldı. Mayıs 1944, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu Dergisi, “Allah’a itaat etmeyene itaat edilmez” hadisini kapak yapınca, ‘Halkı yöneticiler aleyhine kışkırttığı’ gerekçesiyle kapatıldı.. 1923’ten 1950 yılına kadar tek başına ülkeyi yöneten CHP iktidarında Kur’an-ı Kerim’in okunması, evlerde bulundurulması dahi engellendi; Kur’an Kur’an öğreten hocaların evleri basıldı, hapse atıldı.. 18 Temmuz 1932 tarihli Diyanet İşleri Başkanlığı genelgesi ile Ezanın Arapça olarak okunması yasaklandı.. 18 yıl boyunca Ezan Türkçe okundu.. 1945, Maraş Türkoğlu Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Ulucami ibadete kapatıldı. Zamanla hayvanlar içeri girerek camiyi ahır haline getirdi. Antalya'da Selçuklu eseri olan Yivli Minare Camii, Osmancık ilçesindeki Akşemseddin Camii ahır olarak kullanıldı. Bursa'daki Mollaarap Camii askeriyeye devredildi.. İbadete kapatılan caminin alt katı ve bahçesi at ahırı olarak kullandı. Bingöl'de İsfehan Bey Camii buğday deposu haline getirildi. 1936, İzmir Seferihisar Hereke köyündeki II. Bayezid zamanından kalma tarihî cami tahrip edilerek ahır haline getirildi. İstanbul'un Silivrikapı’da, Sitti Hatun Camii, Vakıflar İdaresi tarafından kiraya verildi. Kiralayanıncamiyi ahır olarak kullanmasına göz yumuldu. BENİ SİZ VURSAYDINIZ, ŞU GÂVURUN YERİNE  1946, Sovyetler Birliği'nden Türkiye'ye iltica eden 146 Azerbaycanlı mülteci, geri iade edilir edilmez, Aras Nehri üzerindeki Boraltan Köprüsü'nde kurşuna dizildi. Bir rivayete göre kurşuna dizilenlerin sayısı 407'dir. 6 Mayıs 1972, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu üyesi Deniz Gezmiş, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın bir kısmını tağyir, tebdil veya ilgaya cebren teşebbüs suçunu işlediği gerekçesiyle idam edildi.. 13 Aralık 1980, 12 Eylül Darbesi öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü suçlamasıyla hüküm giyen Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi Erdal Eren, idam edilecek yaşta olmamasına rağmen, yaşı büyütülerek asıldı.. 14 Temmuz 1987, Hüseyin Kurumahmutoğlu, Mamak Askeri Cezaevinde namaz kılarken işkence yapılarak şehid edildi. 28 Şubat için ayrı bir fasıl açmak lazım ama çok yakın tarih olduğu için herkes ne zulümlerin yaşandığını üç aşağı beş yukarı biliyor..  28 Şubat, merhum Erbakan’ın, başörtü mağdurlarının ve Salih Mirzabeyoğlu’nun yaşadıkları zulümlerle sembolleşti..

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert