Vehbi KARA Askeri liseler ve harp akademileri kaldırılmalı mı?
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Askeri liseler ve harp akademileri kaldırılmalı mı?
Vehbi KARA

Askeri liseler ve harp akademileri kaldırılmalı mı?

Yeni düzenlemelerle birlikte askeri liseler ve harp akademileri kaldırıldı. Çok yerinde fakat geç kalmış bir karar zira faşist geleneğin en kuvvetli olduğu yerler bu kurumlardır.

Lise eğitimi 4 yıl ve harp okulu eğitimi 4 yıl olmak üzere en az sekiz yıl askeri eğitim alan bir insanın sivil dünyadan ne derece uzaklaştığı herkesin malumudur. Orduevleri ve tel örgülerle çevrilmiş askeri lojmanların dışında da bir hayat olduğu bütün askerlerimize anlatılmalı, zorla sürüklendikleri ve sosyal durumlarının bozulduğu bu ortamlar tamamen kaldırılmalıdır.

İşte bu sayede ABD’den emir almayan ve halkın üstüne bomba atıp tankı sürmeyen askerler yetişebilir. Bu konu bir hayli derin ve insanın içini acıtacak bir mahiyette olduğu için işin sadece bir yönünden girerek anlatmaya çalışayım:

15 Temmuz 2016 Darbesi göstermiştir ki bu kurumlarda “Kamalizm” adı altında askerlerin darbe yapması ve devleti yönetmesi öğrencilerin bilinçaltına yerleştirilmektedir. Darbe sonrası yürürlüğe sokulan “vesayetçi anayasalar” faşist ilke ve inkılapları en acımasız ve sert şekilde uygulamaları ile ortaya konulmaktadır.

Benim gibi sivil liselerden gelip harp okullarına giren öğrencilerin yontulması faşist geleneklerle donatılması bir hayli güçtür. 8 Yıllık bir askeri eğitim sonucunda genç dimağlar kolaylıkla istenilen şekle sokuluyor Kamalist ilke ve inkılaplar bir daha çıkarılamayacak kadar zorla kafalara sokuluyordu. Bunu basın ve TBBM zabıtlarından da takip edebiliriz. Bakın 1980’li yıllarda neler olmuştu:

12 Eylül 1980 tarihinde darbe yaparak rakipsiz olarak girdiği seçimi kazanan ve Cumhurbaşkanı koltuğuna oturan Kenan Evren, talihsiz bir konuşma yapmış faşist idarecilerin yapabileceği en açık itirafta bulunmuştu.

30 Ocak 1985 günü Çukurova gezisi sırasında Hatay'ın Samandağ ilçesinde yapılan Atatürk anıtının açılışında yaptığı konuşmada, apaçık şunları söylüyordu: “İçimizdeki bazı hainler Atatürk'ü Türk milletine unutturmak istiyorlar. Atatürkçülüğü herkesin kafasına sokacağız”. Bu ifade TBMM’de gündeme gelmiş “Atatürkçülüğü kafalara sokacağız” ifadesini bazı milletvekilleri savunmak zorunda kalmış ve yumuşatmaya çalışmıştır.

Tevfik Bilal isimli bölge milletvekili “bazı kötü niyetli ve kışkırtıcı görevliler, Cumhurbaşkanımızı yanılttı” diyerek faşist ve fütursuzca yapılan bu konuşmayı muhafaza etmeye çalışmıştır.( T. B. M. M. Bülteni   B: 76 - 06 .03. 1986  - O: 1) Öyle ki darbe diktatörü Evren’in “Atatürkçülüğü kafalara çakacağız” dediğini birçok gazete dile getirmiştir.

Konuyu demokratik ilkeler ve vicdan özgürlüğü yönü ile ele alırsak ne derece yanlış bir yolda gidildiği anlaşılacaktır. Romanlara konu olan ve gençlerimizi Almanların her emredileni yapan ahmak askeri “Şvayk” gibi robotlaştıran bir sistemi sorgulamak zorundayız. İhtilalcilerin dayattığı ve “devleti yönetmenin aslında askerlerin işi olduğu” saçmalığına bir son vermek istiyor isek köklü değişimler yapma zamanımız gelmiş demektir.

FETÖ örgütünün yaptığını yıllarca Kamalist sistem yapıyordu zaten. Örneğin içki içmeyen ve eşi başörtülü olan bir subay asla harp akademilerine giremezdi. Askeri okullardan her nasılsa geçmiş ve askeri disiplin ve başarılarından dolayı geleceği parlak olan subaylar, komutanları tarafından hizaya getirilir ve Kamalist ilke ve inkılaplara bağlı kalmak şartı ile bu kurumlara sokulurdu. Yine her nasılsa generalliğe yükselme fırsatı bulan birisi olursa behemahal eşinin başı açılır, dans balo vs. eğlencelere katılarak alkollü içki içmesi sağlanırdı. Bu sayede “darbe yapmaya elverişli ve kullanıma hazır generaller” yetiştirilirdi.

15 Temmuz 2016darbesi devlet yöneticilerini bir parça uyandırdı. İşin vehametinin farkına vardılar. Nihayet kendilerinin de imzalamış olduğu ve onbinlerce askerin ordudan atıldığı faşist gelenekler bir anda kenara konuldu. Artık eşi başörtülü general görürsek şaşmayın. Ben inancım gereği alkollü içki içmem diyen bir general karşınıza çıkarsa “dut yemiş bülbüle dönmeyin” sakın.

Ne demiş atalarımız “bir musibet bin nasihattan yeğdir” Evet bu darbe musibeti birçok kişinin gözünü açtı her ne kadar uykuya dalmış ve faşist darbe hayalleri ile yaşayanlar var ise de bu saatten sonra hayal kırıklığından başka bir sonuç karşılarına çıkmayacaktır. İyisi mi sizde aklınızı başınıza alıp faşist ilkeler yerine özgürlük ve hürriyetin hazzını yaşamayı deneyin. İnanın çok daha fazla mutlu olacaksınız, vesselam…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert