Lale Devri müslümanları
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Lale Devri müslümanları
22.12.2011 14:43:29

 

Lale Devri müslümanları

Ülkemiz insanının (özellikle son 10 yıldır) kapitalist sistemin temelini oluşturan ve günümüzün “global ağaları” hükmündeki bankaların kölelik senedi olan kredi kartlarıyla “ günümüzü gün edelim, yarına Allah kerimdir” anlayışının bizlere kazandığımızdan fazlasını harcatarak insanımızı her geçen gün kapitalizme biraz daha fazla köle yapması yakın bir gelecekte Türkiye Cumhuriyeti devletine pahalıya patlayacak gibi görünüyor

Ülkemiz insanının (özellikle son 10 yıldır) kapitalist sistemin temelini oluşturan ve günümüzün “global ağaları” hükmündeki bankaların kölelik senedi olan kredi kartlarıyla “ günümüzü gün edelim, yarına Allah kerimdir” anlayışının bizlere kazandığımızdan fazlasını harcatarak insanımızı her geçen gün kapitalizme biraz daha fazla köle yapması yakın bir gelecekte Türkiye Cumhuriyeti devletine pahalıya patlayacak gibi görünüyor.
 
Osmanlının içinde bulunduğu yıkılış sürecini hızlandırdığı kabul edilen ve tarih kitaplarında “lale devri” (1718-1730) olarak anılan; (tahtta sultan 3. Ahmet sadrazam ise damat İbrahim paşa) saray ahalisi, devlet ricali ve burjuvazide sarhoşluğun, nefsanî azgınlıkların, zevki sefanın,rüşvetin,adam kayırmanın, gösteriş ve ihtişamın zirve yaptığı o dönem yaklaşık üç yüzyıl aradan sonra adeta “tarih tekerrürden ibarettir” sözünü doğrularcasına  AKP yönetimindeki günümüz Türkiye’sinde tekrar yaşanıyor.
 
O dönemde olduğu gibi günümüzde de AKP imparatorluğunun, pardon iktidarının bedava odun, beyaz eşya, ihale “al gülüm” bana destek ve oy  “ver gülüm” mantığıyla anadan doğma ve sonradan olma layt Müslüman kimlikli burjuvaziye sağladığı ayrıcalık, makam ve nimetler sayesinde ellerindeki gücün keyfini sürdüğü bu dönemin yakında çıkması muhtemel yeni bir  “patrona Halil isyanı” ile sona ermesi kaçınılmaz görünüyor.
 
Geçmişte Osmanlı toprağı olan ve sınırları masa başındaki haritalarda cetvel ile çizilen Ortadoğu coğrafyasında son bir yıldır hız kazanan, Saddam ve Kaddafi gibi zalim diktatörlerin hayatlarını kaybettiği başkaldırıları el altından destekleyen ve lale devrini yaşayan AKP hanedanlığı ve beslemeleri “halkı kandır, borçlandır ve köleleştir” projesi ile daha uzunca bir süre bu topraklarda hüküm sürmenin hayalini kuruyor olabilirler.
 
Ama bu hayal Tayyip Erdoğan ve (AKP nin sağladığı rantiyenin yüzü suyu hürmetine) onun iktidarına destek olan yandaşlarının her geçen gün daha fazla hata yaparak, işi özgür ruhlu ve adilce düşünen halk ile açık bir çatışmaya götürmesi ve akabinde de bu sürecin AKP hanedanlığının çöküşünü hızlandırması kaçınılmaz bir sonuç olarak görünüyor.
 
Özellikle, AKP nin kendi iktidarının devamlılığı için sürekli tavizler ve imtiyazlar vererek kendi elleriyle semirttiği okyanus ötesinden kumandalı diyalogcu zihniyetinin yakın bir geçmişte “iktidar gücünün ve nimetlerinin yeniden paylaşılması” talebine muhatapları RTE den aldıkları olumsuz cevap bu oluşumun kılıçlarını bilemelerine ve kısa bir süre sonra AKP imparatorluğunun en büyük düşmanı olarak RTE nin karşısına dikileceklerinin en büyük delilidir.
 
Bu zihniyet çalışanlarını üçer beşer zorunlu gazete abonesi yaparak sağladığı milyonluk tiraj ile aldığı reklamların sağladığı parasal güç ve sahibinden aldıkları talimatlar doğrultusunda iyi bağıran devşirme, besleme kalemşorlar sayesinde her zaman olduğundan büyük gösterdiği medya gücünü kullanarak çoktan AKP ye aba altından sopa göstermeye başladı bile.
 
Bu zihniyet işi üstü örtülü olarak bile olsa RTE yi tehdide kadar götürdüklerine göre dış destekli bu örgütlü yapının hesabının temelinde
 
“sakın teslim olma gerekirse vuruşarak çekil”
 
Düşüncesinin olması kuvvetle muhtemel.
 
Tabi bu onların inancı.
 
İçinde bulunduğumuz sürece dair yaşadığımız her şeyin yaratıcının bilgisi ve kontrolü dâhilinde olan bir plan çerçevesinde yürüyor olması da bizlerin inancı.
 
Biz zalimlerin gücü karşısında eğilmeyen, omurgalı, samimi inanç sahipleri olarak Allah’ın bize vaat ettiği güzel günlere ulaşacağımızdan şüphe duymuyoruz.
 
Nasip olursa bizler başta olmak üzere ömrü olanlar yakın bir gelecekte içinde bulunduğumuz 2. lale devrinin iki başrol oyuncusu olan Vatikan sevdalısı diyalogcu  örgütlenmeyi ve AKP imparatorluğunu nasıl bir sonun beklediğini göreceğiz.
 
Bu benim bir vaadim değil.
 
Allah’ın bir sözü.
 
Ne diyor bir ayetinde Allah (cc)
 
Mealen:
 
Kendi nefislerini rab edinerek insanlara zulmedenlerden daha zalim kim var.
 
Allah mazlumların hamisi ve zalimlerin en büyük düşmanıdır.
 
Amenna ve saddakna (İnandık ve iman ettik)
 
Selam ve selametle
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER