Advert
Masonlar 15 Temmuz’dan Sonra 3 Bin Yeni Üye Yaptı!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Masonlar 15 Temmuz’dan Sonra 3 Bin Yeni Üye Yaptı!
07.07.2020 14:14:44

 

Masonlar 15 Temmuz’dan Sonra 3 Bin Yeni Üye Yaptı!

Masonluğu kötülediğini zanneden komplo teorisyenleri belki bilerek, belki de bilmeden aslında reklam yapıyorlar. Dünyayı yöneten güçler, İlluminati, Rockefeller ailesi gibi soyut kavramlar üzerinden Masonluğu fetişize ederek insanları özendiriyorlar. Kim dünyayı yöneten bir kuruluşun üyesi olmak istemez ki? Fakat bunların hepsi fantezi.

Bir süredir mason teşkilatı hakkında ifşaatlarda bulunan eski mason Ömer Özhan Kızıltan’a sorular yönelttik. Kızıltan ilginç şeyler söyledi. Masonlar güney illerimizde yeni localar açarak Anadolu’ya odaklanmışlar. Uzun yıllardır 14-15 bin bandını aşamazken 15 Temmuz sonrası 3 binden fazla yeni üye kazanmışlar. İnsan sormadan edemiyor, peki bu artış neden? Yoksa FETÖ’cüler masonlara mı sığınıyor?

Sultan Abdülhamid Hazretlerinin ‘Cemiyet-i Fesâdiye’ yani fesâd edici, bozguncu yapılanma olarak tarif ettiği masonlar ne yazık ki, insanlığın ve üyelerinin başına çorap örmeye devam ediyor.

Sultan Abdülhamid Hazretlerinin ‘Cemiyet-i Fesâdiye’ yani fesâd edici, bozguncu yapılanma olarak tarif ettiği masonlar ne yazık ki, insanlığın ve üyelerinin başına çorap örmeye devam ediyor.

Cennet Mekân Sultan Abdülhamid Hazretlerinin ‘Cemiyet-i Fesâdiye’ yani fesâd edici, bozguncu yapılanma olarak tarif ettiği masonlar ne yazık ki, insanlığın ve üyelerinin başına çorap örmeye devam ediyor. 1789 Fransız Devrimi, masonların en başarılı ilk operasyonu idi. Ardından türlü dalavereler çevirdiler. İngilizlerin, Almanların, İtalyanların, İspanyolların, Rusların başına belâ oldular. Sonra hizmetkârlığını yaptıkları Siyonistlerle el ele verip cihan harpleri çıkardılar, Osmanlı’nın yıkılışına neden oldular. Yeni kurulan devletlerin de başına belâ olmayı sürdürdüler. Başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere, tetikçi örgütleri eliyle devlet başkanlarına suikastlar düzenlediler, milletlerin huzurunu kaçırdılar. 1935’de kapatıldıkları iddia edilse de aslında resmiyet dairesinden çıkıp yer altına çekildiler.

 

Ülkemizde hâlen aktifler ve her taşından altından çıkmaya devam ediyorlar. Özellikle 15 Temmuz 2016’da yaşanan iç savaş ve işgal girişimi masonik bir örgüt olan FETÖ tarafından gerçekleştirildi. Terörist başı Gülen, 14 Mart 1967’de İzmir Üçgen locasına üye oldu. FETÖ’yü kuran 23 kişinin 16’sı da masondu. Türkiye’de üçü-dördü hariç Cumhurbaşkanlarının hepsi masondu. Meclis başkanlarından başbakanlara, bakanlardan milletvekillerine, bürokratlardan akademisyenlere değin üst düzey makamlarda görev yapan pek çok yetkili isim, Türkiye’nin en bu karanlık teşkilatına mensuptu.

 

Biz de bu gerçeklerden hareketle, bir süredir mason teşkilatı hakkında ifşalarda bulunan eski mason Ömer Özhan Kızıltan’a sorular yönelttik.

Kızıltan ilginç şeyler söyledi. Masonlar güney illerimizde yeni localar açarak Anadolu’ya odaklanmışlar. Uzun yıllardır 14-15 bin bandını aşamazken 15 Temmuz sonrası yeni localar açmış ve 3 binden fazla yeni üye yapmışlar.

 

Bunca sene artmayan masonlar 15 Temmuz’dan sonra neden çoğaldı? Yoksa FETÖ’cüler masonlara mı sığınıyor?

Haşr Suresi 14’de Allah-ü Teâlâ şöyle buyurur: “Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.” Onların hemen her hali bu Ayet-i Celilenin hükmünü teyid ediyor.

 

Söze nasıl mason olduğunuzla başlasak mı?

Tamamen içe dönük çalışmalar yapabilmek, tasavvufî konularla ilgilenmem sebebiyle mason oldum. Masonluğun felsefî yönüyle ilgilendim. Bunun için oradaydım. Fakat orada konuşulan konuların bizi içlerine çekmek için bir tuzak olduğunu sonradan fark ettim. Masonluğa kabul edilen bireyler zaman zaman cezbe halinde olabilir, bunun için bazı şeyleri göremeyebilirler, bir takım peşin kabullerle bazı konuları kafalarında sorgulayamayabilirler.

 

Herkes böyle olmayabilir ama ben bu şekildeydim. Takip ettiğim felsefenin cazibesine kapıldım. Sonra fark ettim ki, benim peşinden koştuğum felsefe masonluğun kendisi değil, masonluk insanlığın ürettiği tüm güzel düşünceleri haksız bir biçimde kendisine mâl etmeye çalışıyor ve bu yolla üye kazanıyor.

Masonluk birçok felsefecinin görüşünü çalarak kendisine mâl etmiş, böylelikle ayakta duruyor. Nasıl mason olduğuma gelince. Beni teklif eden kişi 33. Derece bir Mason ve Bektaşi olan Teoman Güre idi. Ben de masonlukla Bektaşiliği birlikte götürdüm.

 

Doğru mu duydum, sizi şeyhiniz mi mason yaptı?

Evet. Benim mürşidim de 33. Derece masondu. Biz Teoman Güre’nin tasavvufi yönünden çok şey öğrendik. Ancak Güre maalesef Bektaşiler açısından çok tartışmalı bir şahsiyetti. Bektaşilik içinde yüklendiği sorumluluklar ve bazı eylemleri çok eleştirilmiştir.

 

Masonların Bektaşiliğe karşı zaafı olduğu söylenebilir. Ancak tüm masonlar için bu geçerli değildir.

Masonluk Ezoterik açıdan gerçek bir kaynak değildir. Arabesk bir uyarlamadır. O nedenle her geçen gün dünyanın çoğu ülkesinde ve Türkiye’de kan kaybediyor. Bektaşiler masonluğun eksik kısımlarını tamamlamakta. Bektaşilik de çok kan kaybetmiş... Hemen belirtmek isterim ki Bektaşilik de aslına göre bozulmuştur. Kimse özenip oralara gitmeye kalkmasın, hayal kırıklığına uğrar. Masonluk dâhil, Ezoterik okulların çoğu yıpranmış hatta yozlaşmış durumdadır.

 

Başka tekkelerde masonlar var mı?

Muhakkak birçoğunda vardır. Bayramiyye tarikatı, Melamiler, Rufailer ve daha birçoğunda olabilirler. İstanbul localarında Mevlevilerin de ağırlığı var diye biliyorum. Masonlar o kadar ileri gitti ki, kendilerine bakmadan Bektaşileri ‘tarikatçı’ diye damgalıyorlar. Tamamen ateist ve deist bir yapıya dönüşüyor masonluk. Ancak masonluğun, bizzat kendi eleştirdiği tarikatlardan pek farkı yoktur. Hepsi birbirinin kopyası olmuş, körü körüne biat etmek de masonluğun parçası haline gelmiştir. Özgün bir eser çıkaramıyorlar ortaya. Albert Pike’tan sonra masonik felsefeye damgasını vurabilmiş, onu geliştirmeye çalışmış kaç tane mason çıktı? Bir düşünsünler.

 

Peki, masonluktan niçin ayrıldınız?

Antalya’da İslam’a hakaret ettiği için bir kişi gözaltına alındı. Bu şahıs, özgür mason locasına üye çıktı. Ömer Köker bir levha yayınladı. Masonlar Büyük Loca’nın yayımladığı genelgelere “levha” derler. Levha tabiri Tevrat’tan geliyor. Malum Hz Musa’ya gelen emirler levhalar halinde gelmiştir. Aslında iç genelge yayınlıyorlar ‘levha’ adı altında. Bu levhada Ömer Köker imzasıyla “Masonların imama ve mürşide ihtiyacı yoktur” şeklinde tespitler yapıldı. Kendisi o genelgeyle masonların manevi hayatına burnunu sokmuştur. Derneğe üye olanların imama, mürşide ihtiyacı olmadığını söyleyerek, bu şekilde düşünenlere kapıyı göstermiş, aslında bir bakıma mürşitlik yapmıştır. Bakınız, masonların ‘imam’a ihtiyacı yoktur diyor. Papaza ve hahama ihtiyacı yoktur diyemiyor. Diyemez, dedirtmezler… İlk isyan ettiğim, ilk karşı çıktığım şey buydu. Atılma nedenlerinden biri de budur.

 

Son 5 Yılda 3 Bin Yeni ÜyeMasonların sayılarını bir türlü artıramadığı söylenir, artmıyor mu gerçekten?

Son 5 yılda 3 bin üye artışı gerçekleşti. Yıllardır 15 bin üyede takılıp kalmışlardı. Aslında az gibi görünse de 3 bin üyelik bir artış yüzlerini fazlasıyla güldürüyor. Son yıllarda istifalar çoğaldı, bunu da göz önünde bulundurursak 5 yılda 3 bin üye artışını başarı olarak görmek mümkündür. Masonluğu kötülediğini zanneden komplo teorisyenleri belki bilerek, belki de bilmeden aslında reklam yapıyorlar. Dünyayı yöneten güçler, İlluminati, Rockefeller ailesi gibi soyut kavramlar üzerinden Masonluğu fetişize ederek insanları özendiriyorlar. Kim dünyayı yöneten bir kuruluşun üyesi olmak istemez ki? Fakat bunların hepsi fantezi.

 

İlluminati, Rockefeller ve Rothschild gibi yapı ve ailelerin etkili olmadığını mı söylüyorsunuz?

Hayır, öyle demiyorum. En yakınlarımıza bile söz geçiremediğimiz bir dünyada yaşıyoruz.

 

İnsanlık tarihini bilmeyenler dünyanın bir örgüt tarafından yönetildiğini ve geleceğin bu kişiler tarafından planlandığını düşünebilirler ama gerçek bu değil.

Masonlar şu an kendini bile yönetemiyor, dünyayı mı yönetecekmiş? Bunlar komik şeyler. Ben ayakları yere basan ve halen ülkemiz için sakıncalı olabilecek bir yapılanmadan bahsediyorum. Fantezilerden değil, müşahhas örneklerden yola çıkıyorum. Masonlar giderek çoğalıyor, güney illerine, Anadolu’ya yayılıyor, mason locaları dernek çatısı altında ama dernekler kanununa aykırı şekilde çalışıyor. Bu konuda yetkili organlara çeşitli şikâyetler yaptım. Medyada konuştum ancak şimdilik sonuç alamadım. Ömrüm yettiği sürece, sonuç alıncaya kadar da bu konulara dikkat çekmeye çalışacağım.

 

‘Bir Mason’un Mason Derneğine Üye Olması Şart Değil’‘Son yıllarda istifalar çoğaldı’ demiştiniz peki niçin istifa ediyorlar?

Ayrılmaların en büyük nedeni 2002’den beri AK Parti’den yeterince destek alamamalarıdır. Şu anda masonlar büyük oranda özel sektörde örgütleniyor. İçeride kalanlara baktığınızda bürokrasiden emekli olan 60 yaş üstü üyeler var. Devlet kademelerinde terfi etmek için mason olmanın bir anlamı kalmadı, genç üyelerin hemen hemen tamamına yakını özel sektörden.

 

Her üye dernekler müdürlüğünün kayıt sistemine giriyor mu? Gizemli üyeler de var mı?

Girmeyebilir. Bir masonun mason olma şartı locaya kayıt edilmesidir; dernekler şubeye kayıtlı olma veya mason derneğine resmen üye olma şartı aranmaz.

Bir kişinin mason olması için bir inisiyasyon törenine tabi tutulması gerekir. Bu törene tabi tutulup bir locaya girmek şartıyla herkes mason kabul edilir. Derneğe üye olmasa dahi, üyelikten istifa etse dahi masonluk ömür boyu devam eder. Yeniden masonluğu aktif hale getirmek istenirse herhangi bir tören yapılmadan eski üye kabul edilip kaldığı yerden devam edebilir. Bunun bir istisnası var. Benim gibi atılamamış olması gerekiyor. O zaman harici âleme iade edilmiş kabul ediliyor ve masonluğu tamamen düşüyor.

 

Hukuku tanımıyorlar mı diyorsunuz?

Evet, öyle diyorum.

 

Bir kişinin mason olmasıyla mason derneğine üye olması aynı şey değil mi?Loca eşittir dernek demek değil.

Mason locaları tarihin büyük bir kısmında zaten illegal olmuş. Tarih sahnesinde birçok loca var olmuş fakat resmi olmamışlar. İllegal çalışmak masonluğun ilkesinde vardır. Şartlar izin verirse legal çalışırlar, vermezse illegale geçerler. Bunun örneği sürgündeki İran Büyük Locası’dır. İranlılardan oluşan bu loca ABD’de devam ediyor. Fakat orada masonların en önemli ilkesi şudur; bir mason locası o ülkede çalışmak zorundadır. Ancak bu kural olağanüstü şartlarda ihlal edilmiştir. Şu anda İran locası Amerika’da legal olarak çalışsa da İran devleti için illegaldir.

 

Abdülhamid Han ‘Cemiyet-i Fessadiye’ Derdi İran mason locasının kurulmasına izin vermediği için mi?

Devletin kayıtlarına girmeden devam ettiler ancak Abdülhamid Han’ın istihbarat notlarında faaliyetleri ayrıntılarıyla kaydedilmiştir.

Evet. Bu yüzden Amerika’da toplanıyorlar. Aynısı Osmanlı’da da var. Sürgün yeri sayılan ve daha az etki altında olan Selanik’te örgütlendiler. Devletin kayıtlarına girmeden devam ettiler ancak Abdülhamid Han’ın istihbarat notlarında faaliyetleri ayrıntılarıyla kaydedilmiştir. Hatta onunla ilgili bir kitap çıktı. İran Azerisi Robert Bagir Heyat diye bir mason var. Bu kişinin ifadelerinden masonluğun gizli çalıştığını da öğreniyoruz. Heyet, Amerika’dan Romanya’ya gönderiliyor. Çavuşesku döneminde gizli masonik faaliyetlerde bulunduğunu açıkça söylüyor. Çavuşesku’nun devrilmesinde önemli rol oynadığını düşünüyorum. Aynı rolü Osmanlı’nın son döneminde masonlar üstlenmişti. Ömer Can Talu’nun “Mason Locaları Bir Emirle Kapatıldı 14 Ekim 1935” isimli bir kitabı var, Atatürk’e atıf yaparak ancak Atatürk’le ilgili az bölüm var. Kitap, Abdülhamid’in istihbarat notlarından oluşuyor. Masonlarla ilgili olarak “Cemiyet-i Fessadiye” tanımlamasını kullanmış. Düşünün ki, Girit eşkıyasına para toplayıp yollamışlar.

 

15 TEMMUZ’U ÖNCEDEN BİLİYORLARDI

Bir yazınızda masonların 15 Temmuz’u önceden bildiğini söylüyorsunuz, gerçekten biliyorlar mıydı?

Yüzde yüz emin değilim ama bendeki belgeye göre öyle.

Belgede, “yakında büyük bir değişiklik olacak” diyor. 17 Şubat 2015’te bir değişiklik olacak diye not almışlar, yani 15 Temmuz’dan beş ay önce. Raporda, masonların yeni değişiklikler konusunda bir pozisyon alması gerektiğinden bahsediliyor. Bu pozisyonu CHP’nin yanında aldılar. Dünya tarihine bakıldığında masonların kolay kolay iktidarla ters düşmediğini görüyoruz. ABD’ye ya da başka bir ülkeye gidin bakın, çoğunlukla iktidara yakın olduğunu görürsünüz. Ama Türkiye’de Osmanlı’dan beri masonlar ihtilalci bir yapıya sahip.

 

MASONLAR İSRAİL’İN GÜVENLİĞİ İÇİN ÇALIŞIYOR

Bunu 31 Mart’tan bu yana tüm ihtilallerde rol almalarından hareketle mi söylüyorsunuz?

1948’den beri İsrail devletinin kuruluşundan sonra Türkiye’deki masonlar İsrail devletinin güvenliği için çalıştıklarını düşünüyorum. İsrail’le anlaşabilecek, İsrail’le uyumlu çalışabilecek bürokratlar yetiştirdiler bugüne kadar.

 

Yani Türkiye’deki organizasyonlarını İsrail odaklı mı yürütüyorlar?

Tam olarak bunu söylemek mümkün değil. Moon tarikatının bile ilgisi olduğunu düşünüyorum. Daha çok İsrail demeyelim, Siyonizm İsrail tekelinde değil, aynı zamanda Evanjelistler de bunu kullanıyor.

 

Masonlar 400 yıllık tarihinde Vatikan’dan çok önemli ayrıcalıklar almış. Aynı ilişkilerin bugün de devam ettiğini düşünüyorum. Dolayısıyla masonluğu besleyen birçok din, tarikat, felsefe vardır.

İsrail’den bağımsız olarak Siyonizm’le iç içeler diyorsunuz…

Evet…

 

İSLAM’I ELEŞTİRİRLER AMA DİĞERLERİNİ ASLA

İlk sorumuzda Antalya’da gözaltına alınan masondan söz etmiştiniz o tam ne demişti?

“İslam ahlaksızlık” dedi. Siz bunların Yahudileri eleştirdiğini gördünüz mü? Hiç Hristiyanları eleştirirler mi? Yapamazlar. Papalık ve Hahamlıktan korkuyorlar. Aralarında deistler, ateistler de var. 18 bin üyenin olduğu yerde homojen bir yapıdan bahsedemeyiz.

 

‘BEKTAŞİLER BAZEN SİGORTA GÖREVİNİ YAPAR

’Masonların içinde millî unsur diyebileceğimiz yani Türkiye’nin aleyhine durum olunca loca ile çatışacak kimseler var mıdır, varsa barınabilir mi?

 Bektaşiler bazen sigorta görevini yapar. Biz orada masonken Bektaşî tarikatından gelenler olarak etiketlenmiştik.

Bektaşiler bazen sigorta görevini yapar. Biz orada masonken Bektaşî tarikatından gelenler olarak etiketlenmiştik.

Bu tip insanlar tek tük çıkıyor. Bektaşiler bazen sigorta görevini yapar. Biz orada masonken Bektaşî tarikatından gelenler olarak etiketlenmiştik. Bektaşileri Ankara Erdem Locası’nda çeşitli Mobbing’ler yaparak erittiler. Kendi bulunduğum Erdem locasında 2004 yılında 12 tane Bektaşî vardı. Şu an hiç yok. Tasavvufi düşüncelere sahip olanları Erdem Locası’nda zaman içinde eritiyorlar. Masonlar Bektaşileri millî unsur olarak görür ve çekinirler. Osmanlı’nın önemli bürokratlarından biri olan Rıza Tevfik Bölükbaşı hem Bektaşilerin ‘Halife Babalık’ makamına yükselmiş birisi, hem de masonların Büyük Üstatlığına kadar gelmiş bir şahsiyet. Bu makama geldiğinde yaptığı ilk iş masonları deşifre etmek olmuş. Sayfa sayfa mason listelerini gazetelerde yayınlattı. Gerekçesi, masonluğun rayından çıkmış olmasıydı. Ondan dolayı bizim bir sabıkamız var. Bektaşilere bir gün bizi ele verecek insanlar bunların arasından çıkar gözüyle bakıyorlar. Erdem Locası üyelerinden Ç.G Yüksek Haysiyet Divanı adı verilen kurulda söz alarak, benim yükselmemin acilen durdurulmasını, aksi halde üst düzey görevlere gelebileceğimi ve sonrasında Rıza Tevfik gibi masonları deşifre edeceğimi söyledi. Bunu söylemesinin nedeni kendine olan güvensizliktir. Demek ki, tuttuğu yolun yanlışlığını biliyor ve bizlerden çekiniyor. Ç.G bu korkuya kapıldığına göre, herhalde devletten saklayacak çok şeyi var. Bu şahıs halen 32. derece sahibidir.

 

‘MASON LOCALARI BATAKHANEDİR’

Ç.G, aslında tam ve yüksek bir mason sayılabilir. Masonların çoğunluğunu temsil eden, vicdanî yönü oldukça zayıf birisidir. Ben onun şahsında masonları çok iyi tanıdım, maalesef birçoğu onun gibi. Bu kişi masonluğun üst düzeylerinden aldığı destek sayesinde locasında her türlü konuşmayı yapabilir, herkes hakkında en kötü şeyleri söyleyebilir, yalan söyleyebilir, iftira atabilir. Dernek açısından bir suç işlese dahi disiplin kurulu onu değil, kendisinin mağdur ettiği insanları cezalandırır.

 

Masonlukta bu tür dokunulmazlığı olan kişiler vardır. Örneğin Özgürlük Locasında A.H, locanın ortasında ulu orta küfür eder ama cezalandırılmaz, fakat sizin ağzınızdan en ufak kötü kelime çıksın ceza alırsınız. Yine Erdem Locasından A.A, masonluğa istediği kadar ters davransın cezalandırılmaz, ama ondan şikâyetçi olanlar ceza alabilir. Mason locaları çifte standartların olduğu, adaletsizliklerin ve haksızlıkların diz boyu yaşandığı batakhanelerdir. İlerleyen zamanda bu tür kişilerin neden kollandığının daha iyi anlaşılacağını zannediyorum. Hakikat bir gün ortaya çıkar.

 

Askerler localara üye oluyor mu?

Eskiden daha fazla üye olduklarını duyuyordum. Benim locamda ya da benim dönemimde bir istisna hariç pek görmedim. Ancak muvazzaf bir subayın Ankara Erdem Locası üyesi olarak kabul edildiğini biliyorum. Çok enteresan ve üzerinde durulması gereken bir şahsiyet. Mason olduktan sonra emekli oldu.

 

‘SÜMER LOCASININ ÇOĞU ASKER’

Bu kişi GATA kökenli ve derneğe teklif ettiği kişi de GATA kökenli biri. Elbette tüm GATA’lılar aynı tornadan çıkmadı ama FETÖ nedeniyle kapatılan askerî bir kurumdan yetişenlerin ısrarlı şekilde localara girmek istemesi üzerine düşünmek lazım.

Ankara’da çoğunluğunun subay kökenli olduğu Sümer adında bir loca var. Bu yapıların üzerinde durmak lazım. 15 Temmuz ihanetinin aktörlerinden, Akın Öztürk’ün İsrail’de bir locaya intisap ettiği söyleniyor. Olabilir, ispatlanırsa hiç şaşırmam.

 

‘TÜRKİYE’DE GİZLİ LOCALAR OLABİLİR’

Türkiye’de gizli locaların var olabileceği ile ilgili bir yazım var.

İngiltere’de gizli localar deşifre olmaya başladı. Bu konular İngiliz basınında tartışılıyor. İngiltere’de varsa bizde de vardır. İngiliz gizli localarına üye olanlar arasında çok sayıda siyasetçi ve gazetecinin bulunduğu iddia ediliyor. Ben de o habere istinaden Türkiye’de gizli loca olabilir mi, olamaz mı ihtimali üzerine bir makale yazmıştım.

 

Yakınlarda vefat eden İsmail Hakkı Karadayı Büyük Kulüp üyesi öyle değil mi?

Ben bu kadar derneğe girdim çıktım, her derneğin bir sicil kaydı vardır. Ama mason locaları haricinde bu sicil numaraları insanın ismiyle birlikte anılmaz. Bu sadece masonlarda vardır. “Matrikül Numarası” adı verilir. Bir kişinin bağlı bulunduğu dernekte sicil numarasıyla birlikte anılması masonik bir uygulamadır. İsmail Hakkı Karadayı öldüğünde vefat ilanını üye numarasıyla birlikte verdiler. Normal bir dernekte görülmemiş bir uygulama.

 

İlan bilgileri dışında verilmiş olabilir mi?

Sanmıyorum bilgileri dışında olsun. Buradan bir mitoloji çıkarmak, bir efsane mi üretmek istiyorlar sizce? Büyük kulübün böyle bir şekilde matrikül deşifre ettiğini gördünüz mü? Yoksa bu Büyük Kulüp’ün mason benzeri örgütlenme olduğunu ima etmek için hazırlanmış bir plan mıdır? Bu ilandan sonra kendi çekim alanındaki birçok kişinin Büyük Kulüb’e ilgisinin artmış olabileceğini düşünüyorum.

 

Büyük Kulüp bu ilan bizim değil dedi mi?

Gazetelerin ilan servisleri, kendilerine getirilen ilanları gerçekten o kurumdan geliyor mu diye inceliyordur. Onun Büyük Kulüp’e ait olmaması düşük bir ihtimaldir. Büyük Kulüp bunu niye deşifre etti? Biz 28 Şubatçıyız, laik Türkiye’nin yanındayız diyerek kendi saflarını sıklaştırıyor olabilir. Benim aklıma o geldi.

 

MUSTAFA KEMAL’İN ÖLDÜRÜLMESİNİ KONUŞMAK YASAK

Mustafa Kemal’in öldürülmesinin masonik bir fiil olduğuna dair bilgi ve belgeler var. Bu konuyla ilgili herhangi bir konuşma oldu mu locada? Böyle bir konunun masonlar arasında tartışılması yasaktır.

Mason localarında demokrasi yoktur. Ancak dedikodu olarak tartışılabilir belki. Ama bu konuda konferans verilemez. Ya da işte şu gazetede şöyle bir şey çıktı ben burada bir konferans vermek istiyorum, bu konuyu sorgulayıp tartışmak istiyorum, Atatürk’ü biz mi öldürdük demek masonik kültürde kabul edilemez. Kendileri ‘biatçı değiliz’ derler ama masonlar birçok tarikattan daha biatkârdır.

 

‘TÜRKİYE’Yİ FELÇ ETTİLER’

Bazı tarikatlarda da etkin olduklarını söylemiştiniz. Komünizmle Mücadele Derneği güya sağcıların elinde ve başında da bir Nurcu var. Buralarda da mı bunlar vardı?

Devletin en üst organlarına bilgi verdim ama ne kadar etkili olur bilmiyorum. Bunlar tamamen ters köşe oynarlar. Rahmanî gibi görünenin içinde şeytan bulunabilir. İstihbaratın ana unsuru da bunları ayrıştırabilmektir. Herkesin göremediğini görebilmek. Komünizmle Mücadele şemsiyesinin altına girerek Türkiye’yi felç ettiler. NATO’nun sivil kanadını, CIA’yı, MOSSAD’ı birçok yerli ve yabancı ajanı komünizmle mücadele ediyoruz diye içimize soktular. Türkiye’ye komünizmden fazla zarar verdiler. Bunların ana taktiği budur. İslam’a Müslüman’ın verdiği zararı bir başkası veremez. Bunlar İslam görünümlü şeytanlardır. FETÖ bir istihbarat yapılanmasıdır ve içimize komünizmle mücadele palavrasıyla girmiştir.

 

Buradan yetkilileri uyarıyorum bundan sonra aynı istihbarat grupları ATATÜRKÇÜLÜK, KEMALİZM, MİLLİYETÇİLİK, ULUSALCILIK, hatta ANTİFETÖCÜLÜK kisvesinin içine girerek karşımıza çıkacak, bu konularda uyanık olmalıyız. Bize zarar vermek isteyenler, barış döneminde hiçbir zaman gerçek kimlikleriyle karşımıza çıkmayacaktır, asla unutmayalım.

 

HİTLER BİR YAHUDİ VE SİYONİST CEMİYET ÜYESİ

İnönü’nün talimatıyla kurulan Ticanilik ve Biberiye gibi tarikatları biliyor musunuz?

İnönü’yü bilmem, Biberiye isminde bir cemiyeti hiç duymadım. Ancak THULE cemiyeti ve Türkiye’de Manevi Cihazlanma Derneği gibi isimler altında daha radikal masonik gruplar rol almış. Aynı grupların halen varlığını sürdürdüğünü düşünüyorum. Bunların çok gizli bir cemiyet olduğunu Aytunç Altındal da onaylıyor. Yahudi ve Siyonist bir cemiyet... Aynı zamanda Hitler bu cemiyete üye. Tam ters köşe... Hitler’i ortaya çıkaran Siyonist Yahudiler olduğu ileri sürülüyor. Hitler de Avusturya Yahudi’siydi zaten. Bunlara hiç şaşırmam.

 

TÜRKİYE’Yİ YENİ BİNADAN YÖNETECEKLERDİ

Masonlarla ilgili belgeli yayınlar yapılınca rahatsız oluyorlar mı?

Çok rahatsızlar. Nokta atışı yaparsanız rahatsız olurlar. Yeni Şafak nokta atışı yaptı. Tekzip edemediler korktular.

Haberde, Üsküdar’daki mason binasını göstermişler. Daha inşaat halindeyken. 15 Temmuz başarılı olsaydı Türkiye buradan yönetilecekti diye manşet attılar. Masonlar o haber karşısında darmadağın oldu. Sonrasında binayı satışa çıkardılar korkularından. Aybike o binanın çizimlerini bulmuş haberleştirmiş. İşte bu masonları şeytanlaştırarak yapılan bir reklam değil. Gayet somut ve etkili bir haber. Tavsiyem böyle haberlere ağırlık verin, fanteziler peşinden koşarak masonların değirmenine su taşımayın.

 

FETÖ’YÜ GERİ ÇEKTİLER

Anti-FETÖ Ve Atatürkçülükle Gidecekler Son yıllarda strateji değişikliğine gittikleri ileri sürülüyor…

Değiştirmelerine gerek yok her stratejide adamları var. FETÖ’yü geri çektiler ama devam edecekler, Atatürkçülük, Milliyetçilik, hatta Anti-Fetöcülük maske yapılarak kendilerini devam ettirme yoluna gitme peşindeler. Bunların amacı bulundukları ülkelerde beşinci kol çalışması yapmaktır. Bunlara karşı uyanık ve dikkatli olmalıyız.

 

TAYYİP ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI İLE İLERLİYORLAR

FETÖ mü bunları, bunlar mı FETÖ’yü idare ediyordu?

Bence bunlar FETÖ’yü idare ediyordur. Ama doğrudan mason locaları olarak değil. FETÖ mü masonlara sızdı, masonlar mı FETÖ’ye sızdı bilmiyorum. Yumurta tavuk ilişkisi de olabilir belki. Bir ortak akıl var istihbarat aklı var bir üst devlet aklı var. Şu an masonlar demin saydıklarıma ek olarak Tayyip Erdoğan düşmanlığı ile ilerleyecek. FETÖ de Erdoğan düşmanlığı yaparak beslenmeye çalışıyor. Anayasa oylamasında ‘evet’ oyu vereceğimi açıkladıktan bir hafta sonra localara girmem ve lokalleri kullanmam yasaklandı. Bunlar Cumhurbaşkanına adeta bayrak açmışlar.

 

TÜRKİYE’DE 300’E YAKIN LOCA VAR

Locanın başındakinin ötesinde insanlar var mıdır?

Olabilir ama loca başkanı da ‘üstadı azam’ değil, ‘üstadı muhterem’dir. Ben de yaptım loca başkanlığı. Büyük üstat bu sistemin adamıdır. Anadolu çocuğunu oraya getirmezler. Ya bunlardan doğmuştur ya da büyük bir hizmet yapmıştır. Aksi halde büyük üstat olamaz. 18 bin üyenin birçoğu onlar için seçkin değildir, yani mason olsalar dahi, hatta 33 bile olsalar aralarına alınmazlar.

 

Türkiye’de 300’e yakın loca var. Üstadı muhterem olanlar arasında benim gibi Anadolu çocukları da var. Ama Büyük Üstatlık ayrı bir konu. Büyük üstat adaylığına herkes başvuramaz. Bizim önümüze iki üç kişi koyuyorlar o kişilerden birini seçiyoruz. Onlar derin masonların tercih ettiği kişiler oluyor.

 

Localarda Gizli Ermeniler Var

Kaya Paşakay’ın büyük loca’dan uzaklaştırılması süreci ve o dönemin tartışmalarının perde arkasında ne vardı sizce?

O dönem masonlukta yeniydim, büyük olaylar yaşandı. Benim analiz ettiğim kadarıyla Ermeniler ile ittihatçılar arasında bir kavga çıktı. Bu işte Kaya Paşakay ve eşi kurban edildi. Localarda gizli Ermeniler var. Bunların bir kısmı Yahudi. Ermeni’leri ve Yahudi’leri tenzih ederim ancak bu tür kripto Ermeniler arasında çok tehlikeli isimlerin var olduğunu tahmin ediyorum. Bana göre Paşakay’ların olayı bir intikam meselesi. Paşakay’la alakalı toplantıları servis eden kişinin A.A olduğu söyleniyor. Bu kişi dilsiz şeytandır.

 

Her münevver kişinin kütüphanesinde masonluk kitabı vardır. Birisi bizi buraya mı odaklıyor?

AYASOFYA HASRETİMİZ BİTMELİ

Ersan Ertuna’nın yazmış olduğu Global Elit adlı kitabında Gamalı Haç ile Orak Çekiç’in kardeş olduğu iddia edilir. Rusya’nın eline Orak Çekiç’i, Almanların eline Gamalı Haç’ı vererek savaştırdılar. İki ülkenin kapışmasından Amerika galip çıktı. İsrail kuruldu. Bunlar global senaryolar…

 

Sizin eleştirilerinize ne diyorlar?

Sezer Çankaya’dan ayrıldıktan sonra öyle bir dağıldılar ki şu anda darmadağın haldeler. O nedenle kimsenin bir şey diyecek hali yok.

 

Gerçek Hayat- Kemal ÖZER - Halime KİRAZLI

Mason İlluminati Rockefeller Masonluk mason teşkilatı Ömer Özhan Kızıltan Sultan Abdülhamid Abdülhamid
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert