Menemen olayının aslı nedir?
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Menemen olayının aslı nedir?
07.12.2016 08:02:42

 

Menemen olayının aslı nedir?

“Yakın tarih” yazı ve araştırmaları henüz ciddi bir şekilde yapılmaya başlanmıştır. Çünkü resmi tarih yalanlarının ortaya çıkmasını istemeyen faşistler, yakın tarihimizin anlaşılmaması için çok çaba sarf etmişler hatta olduğunun tam aksi ile anlatmışlardır.

Tarihin karanlıkta kalmış yönlerini ele alarak halkımıza ve kendi tarihini bilmek isteyenlere yol göstermek boynumuzun borcudur. Ne yazık ki basında bu konular yeterince ele alınamamaktadır.  Resmî tarihin akıl almaz yanlışları delilleri ile beraber ortaya konulmaktadır. Bundan sonra kimsenin bilgim belgem yok demeye hakkı yoktur bu mazeretleri tamamen ortadan kalkmıştır.

Bu yazılar sonrasında birçok akademisyen ve tarihçi, yakın tarihimizle ilgili belgeleri daha bir başka bakış açısıyla incelemeli, resmi tarihin dışına çıkarak gerçekler üzerinde yoğunlaşmalıdır.

İşte tarihin karanlıklarına hapsedilen Menemen’de yaşanan olaylar ile ilgili olarak 24 Aralık 2006 tarihinde önemli belgeler yayımlamış o dönemde Büyük Erkân-ı Harbiye Riyaseti olarak adlandırılan Genelkurmay Başkanlığı’na ait 26 Aralık 1930 tarihli belgeler işin içyüzünü net bir şekilde ortaya koymuştur.

Hükümet tarafından yapılan ihmallere dikkat çekilen bu belgelerde; Genelkurmay Başkanlığı tarafından Menemen’e gönderilen üst düzey bir rütbelinin hadiseden üç gün sonra Ankara’ya ilettiği raporda Kubilay’ı öldüren Derviş Mehmet’in şüpheli hareketlerinin yetkili mercilerce bilindiği ifade edilmişti.

Buna rağmen gerekli takibatın yapılmadığı; uzaktan seyirci kalınarak adeta “olay çıkmasına göz yumulduğu” anlaşılmıştı. Dokuz maddeden oluşan bu dört sayfalık raporda kendini Derviş Mehmet olarak tanıtan kişinin Manisa’da bir esrarkeş kahvesini mekân edindiği tespiti ile beraber Asteğmen Kubilay’ın haince bir provokasyon sonucunda şehit edildiği ortaya çıkmıştı.

İlçe Jandarma Komutanı olan Komutan Yüzbaşı Fahri, esrarkeş elebaşı Derviş Mehmed’le bir süre konuşmuştur. Bu konuşma kayıtlara; “ikna edemedi” şeklinde geçmektedir. Yüzbaşı Fahri, sessiz ve uysal bir şekilde çekilir. Alaydan asker istemekle yetinir. Alay da askerliğini yapmakta olan öğretmen Kubilay’ı çok küçük bir müfreze ile gönderir. Gönderir lâkin Asteğmen Kubilay’da silâh, askerlerinde ise mermi yoktur. İşin kötüsü onları kurbanlık koyun gibi ileriye süren Yüzbaşı Fahri hakkında hiçbir işlem yapılmamıştır.

Sonrasında gelişen olaylar bu kışkırtmanın ne derece vahim olduğunu gözler önüne seriyordu. Meselâ yargılama kısmı buna en güzel örnektir. Genelkurmay tarafından Menemen’e gönderilen 1. Kolordu Komutanı Vekili Mustafa Muğlalı Paşa idi. Hani şu Van’ın Özalp ilçesinde 33 kişiyi kurşuna dizdiren komutan.

Muğlalı, Derviş Mehmed ve arkadaşlarının durumunun günler öncesinden rapor edilmesine rağmen, gerekenin yapılmadığını söylemiştir. Manisa’dan kaybolduktan sonra, Menemen’e gelene kadar geçtikleri köyler bilinmesine rağmen, durdurulmadıkları, bilâkis hadisenin gerçekleşmesinin beklendiği rapor edilmiştir. Muğlalı Paşa, olayla ilgili olarak kurulan Harp Divanı Mahkemesinin de başkanıdır aynı zamanda. Burada altı kişinin yaşattığı trajedinin faturasını Menemen halkına kesmekle görevlendirilmiştir.

Zira devlet yönetimi tarafından kesin bir dille; “Menemen’i haritadan silin” talimatı verilmiştir. Muğlalı Paşa üzerine düşeni yapmış, ilgili ilgisiz herkesi yargılamış 6’sı yaşı küçük olduğu için sonradan infazı durdurulacak olan 36 kişi hakkında kalem kırmıştır yani idam etmiştir. 41 kişiyi ise çeşitli hapis cezalarına çarptırmıştır.

İşte bu provokasyonun içyüzü budur. Peki, neden böyle bir kanlı eyleme ihtiyaç duyulmuş ve provokasyon olduğundan şüphe edilmeyen bu olay meydana gelmişti.

Sorunun cevabı için dönemin siyasî şartlarını hatırlamak gerekiyor. İkinci demokrasi denemesi olarak sayabileceğimiz Serbest Cumhuriyet Fırkası, Menemen’de karşılık bulmuş halkın büyük teveccühüne mazhar olmuştu. Devrin yöneticileri, Cumhuriyet Halk Fırkası için endişe ediyor, Serbest Cumhuriyet Fırkasının başarısından rahatsızlık duyuyordu. Bu cahil halk ne çabuk başka bir partiye destek olmuştu. Derhal CHF kapatıldı. Yetmedi bir de ders verilmeliydi. Otoriter sistem, statükonun devamı için mesaj vermek üzere, SCF’nin desteklendiği küçük bir bölgeyi pilot yer olarak seçmiş ve askerlik vazifesini yapmakta olan Öğretmen Kubilay, feda edilmişti, vesselâm…

Vehbi KARA

Derviş Mehmet Kubilay Menemen
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
sinan ergin     2016-12-07 Üsdad bu kadar yazmışsınız ,bu derviş mehmet'i ve onun amacınıhakkında da bilgilendirme yapsaydınız keşke.
GALERİLER
Advert
Advert