Mesnevi’den Seçmeler
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Mesnevi’den Seçmeler
21.12.2018 09:10:04

 

Mesnevi’den Seçmeler

Aşure Günü

Bir aşure gününde Halepliler, Antakya kapısına geldiler. Halepliler, her aşure günü ta geceye kadar kadınlı erkekli büyük bir kalabalık toplanırlar; Ehl-i Beyt’in yasını tutarlardı. Bu amaçla bağırırlar, ağlarlar, feryat ederlerdi. Kerbelâ Olayı için yas tutarlardı.

Ehl-i Beyt’in Yezid’den, Şimir’den çektikleri zulümleri, eziyetleri sayıp dökerlerdi. Sesleri, feryatları bütün ovayı, çölü doldururdu.

Bir gün bir garip şair, çölden gelen o feryatları duydu. Şehre doğru gidiyorken yolunu değiştirip çöle doğru yürüdü. O feryadın sebebini araştırmaya koyuldu. Merak etmişti. Bu gam nedir? Bu yas kime tutuluyor? diye soruşturmaya başladı.

“Her halde bir ulu bey ölmüş olmalı. Böyle bir topluluk toplandığına göre küçük bir iş değil.” diye düşünüyordu. Sonunda kalabalığın yanına gidip oradakilere şöyle dedi:

- Ben, bir garibim. Siz, buralısınız. Ölenin adını, lâkaplarını söyleyin. Adı neydi? Ne iş yapardı? Nasıl adamdı? Bana söyleyin de onun iyiliklerini anlatan bir mersiye düzüp okuyayım da buradan bir yiyecek, birkaç kuruş para kazanayım.

Şairin bu dediklerini duyan birisi, ona şöyle çıkıştı:

- Yahu sen deli misin? Yoksa Şia mezhebinden değilsin de Ehl-i Beyt düşmanı mısın? Aşure gününü, o gün şehit olan cana yas tutmanın yüzlerce yıl yaşamadan daha üstün olduğunu bilmiyor musun? bu dert, müminin yanında değersiz olur mu?

Şair ise adamın söylediklerine karşı;

- Doğru ama Yezid’in devri nerde bugün nerde? diye sordu. Bu yas, buraya ne kadar da geç gelmiş. Körler bile o kötülükleri gördüler. Sağırların kulakları bile o hikâyeleri duydu. Siz, şimdiye kadar uyuyor muydunuz ki şimdi yas tutup elbisenizi yırtıyorsunuz.

Oradakiler, şairin söyledikleri karşısında şaşırıp kalmışlardı. Garip şair, sözlerine şöyle devam etti:

- Ey uykuya dalanlar! Kendinize ağlayın. Çünkü bu ağır uyku, çok kötü bir ölüm. Allah’a mensup ruh, zindandan kurtuldu. Neden elbisemizi yırtalım? Niçin elimizi ısırıp duralım? Bilmiyor, anlamıyorsanız yürüyün kendinize ağlayın. Çünkü böyle yapmakla ölümü, mahşeri inkâr etmiş oluyorsunuz.

Ehl-i Beyt Kerbelâ Olayı
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert