Milli eğitim mi? FETÖ eğitimi mi?
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Milli eğitim mi? FETÖ eğitimi mi?
02.10.2017 10:34:56

 

Milli eğitim mi? FETÖ eğitimi mi?

Her Aile evladının iyi yetişmesini çok iyi okullarda okumasını ve iyi bir iş sahibini olmasını ister. Aile için çocuğunun eğitimi son derece önem taşır. Evladı okuyacak iyi bir iş sahibi olacak diye her türlü fedakarlığı yapar. Çocuğunun Eğitimi ile birlikte yaşam kalitesi de artacaktır. Haliyle, Aileler çocuklarının eğitimi noktasında gerektiğinde kendi nafakasından keserek çocuğunun ders kitaplarını, kırtasiye masraflarını, giyim masraflarını her şeyden önde tutar. Allah’tan hükümet ders kitaplarını ücretsiz olarak vermeye başladı da ders kitapları çocukların eğitim konusunda masraf olmaktan çıktı.

Eğitim-Öğretim konusunda birçok merhale gerçekleştirmiş olsak ta hala istediğimiz seviyelere gelmediğimizi maalesef yeni Eğitim-Öğretim yılının başlaması ile bir kez daha görmüş olduk. Şöyle ki, TEOG sınavlarına Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın karşı olduğunu beyan etmesi ile bir gece de TEOG sınavları tarih oldu. Peki, TEOG Sınavlarının tarih olması için illa ki Sayın Cumhurbaşkanımızın fikir mi beyan etmesi gerekiyordu?

Maalesef, Bence EVET!

Cumhurbaşkanımızın fikir beyan etmesi gerekiyordu!

Ak Parti 2002 yılından beri aralıksız olarak İktidar, Ancak her yeni gelen Milli Eğitim Bakanımız Yeni bir sistem üzerine çalışırken kendisinden önce ki bakanın çalışmalarını rafa kaldırdı. Her seferinde yeni sistemler yeni kitaplar derken bir de baktık ki Milli Eğitim’de tam 15 yıl geçirmemize rağmen hala MİLLİ bir sistem oluşturamamışız!

Geldiğimiz noktaya baktığımızda ise maalesef ki hala ne yapacağımız da belli değil!

Şöyle ki şimdi ki Milli Eğitim Bakanımız İsmet Yılmaz, “Yeni sistemde kesinlikle test olmayacak ve üç alternatif üzerinde çalışıyoruz. Birincisi her okulun kendi sınavını yapması. İkincisi okullarda merkezden gönderilen sorular üzerinden yapılacak sınavla yerleştirme ve üçüncü olarak da evine en yakın okula yerleştirme” diyor. Yani Eğitim-Öğretim yılı başlamasına rağmen herhangi bir netlik olmadığı gibi TEOG’un yerine nasıl bir çalışma olacağı da belli değil. Kesin olan ise TEST Sisteminin ortadan artık kalktığı! Peki, Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan bu sistemlerinde çocukların üzerinde olumsuz etkisinin olacağını beyan ederse?!

Buradan anladığımız ise Milli Eğitim Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz’ın hazırlıksız yakalandığı ve TEOG’un kaldırılması noktasında daha önceden herhangi bir düşüncesinin ya da çalışmasının olmadığı…

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, TEOG’un yerine getirilecek sistem için “Eğitim sistemi sınavdan ibaret değil. Amaç kaliteli ve fırsat eşitliği” derken Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “TEOG’u yanlış buluyorum.” sözleri öncesi neden böyle bir sistem arayışı içerisine girmedi peki?

Üniversite giriş sınavları ile ilgili olarakta Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Üniversite sınavında cumartesi başlasın pazar öğle bitsin istiyoruz. Tek sınav bu yıl uygulanacak ve 18 çeşit puandan 4 türe düşecek. Bu puanlara göre öğrenciler yerleşecek. Bu sınavda da Türkçe ve matematik ağırlıklı olacak.” diyor. Ayrıca Servis ve Servisçi terörü içinde “Servisle ilgili mafyavari yaklaşımların bundan böyle olmayacağını söylemek isterim. Öğrenciyi belli saatten önce okula bırakmak yasak.” diye ekliyor.

Milli Eğitim Bakanımız İsmet Yılmaz’ın anlatımından anladığımız ise 15 yılı geride bıraktığımız Milli Eğitim’de her şey sil baştan yeniden düzenleniyor!!!

FETÖ Eğitiminin başlangıcıdır aslında TEST Sistemi. Şöyle ki Milli Eğitim Bakanlığı bir müfredat hazırlar. Ve TEOG ile Üniversite sınav sistemlerinde bu müfredat üzerinden sorular hazırlanacağı söylenir. Ama sınavlara girdiğinizde karşınıza çıkan sorular FETÖ Dershanelerinde ki öğretmenlerin! sizlere öğrettiği ve gösterdiği şekilde sorulardır! Haliyle sizin Milli Eğitim müfredatında eğitim ve öğretimini gördüğünüz ders müfredatı ile sınavlarda sizlere yöneltilen sorulan sorular birbirlerinden farklıdır!

Adı üstünde! Milli Eğitim amma velakin, Milli Eğitim üzülerek söylemek gerekirse her yeni bakanın yeni sistem kurma çabası! haricinde bol bol derslik ve okul kazanılan bir kurum. Elbette Ülkemizin daha çok okula ve yeni dersliğe ihtiyacı var. Ancak bu okullarda okutulan veya yardımcı kitap olarak sunulan kitaplar ve dergiler ise maalesef facia niteliğinde…

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Milli Eğitim de okutulan kitaplar için bu yıl geçtiğimiz yıllara oranla daha fazla şikayet alıyorum sözleri ise aslında Milli Eğitim Bakanlığının geldiği noktayı bizlere gösteriyor.

Hayırsever! iş adamları bol bol vergi indirimi sağlamak için Okullar yaptıra dursun, Bizler Eğitim’in içerisini maalesef boşalttık! Şöyle ki Kitaplarımız da DİYALOG kavramları ile hala haşır neşiriz! Hala, Osmanlı İmparatorluğunu kötüleyerek Türkiye Cumhuriyetinin varlığını anlatma çabasındayız!

Sanırsınız ki Türkiye Cumhuriyeti bir anda Pıtırcık yavrusu gibi doğmuş!

Sanırsınız ki Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğunun küllerinden doğmamış!

Amma velakin, Çanakkale Zaferini anlatırken övüne övüne bitiremeyiz! Çocuklarımıza utanmasak Çanakkale Zaferini, Türkiye Cumhuriyetinin zaferi gibi anlatacağız. Allah’tan Çanakkale Zaferinin tarihi ile Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş tarihleri birbirine yakın değil!

Ne geldiyse başımıza FETÖ’nün DİYALOG’undan gelmedi mi?

Hadi dedik ki! Geçen Sene 15 Temmuz sonrası Milli Eğitim Bakanlığı hazırlıksız yakalandı ve Ders kitaplarında ki bir takım olumsuz anlatım ve görselleri bir nebze mazur görelim! Binlerce kitaptan Milli Eğitim Bakanlığı zararlı gördüğü bölümleri kitaplardan o sayfaları yırtarak çare üretti! Peki ya bu sene? Aradan 1 Eğitim-Öğretim yılı geçmesine rağmen ders kitaplarında bu kadar çok hata olmasının sebebi nedir?

İşin özü!!!

Milli Eğitim Bakanlığında hala FETÖCÜ dediğimiz teröristlerin ortada cirit attığının kanıtı değil mi bunlar…

Milli Eğitim Bakanlığında işler maalesef bunlarla da sınırlı değil. Şöyle ki; Devlet okullarındaki Bu kitap satma ve % de alma yarışını son sürat devam ediyor! Ne İktidarı, Ne Milli Eğitim Bakanını, Ne de Cumhurbaşkanımızı %1 bile dikkate alan yok. BU GÖRÜNTÜ İSE DENİZLİ’DEN KÜÇÜK BİR KİTAPÇININ ÖNÜ. YANİ RESMEN YOL. Ortaokullar için çalışan Başarılar kitapçısı bu görüntünün en az 5 katı. Öğretmen’in kalitesi ise sattığı kitap sayısıyla değerlendiriliyor! Velhasıl Okullar Esnaf, Öğrenciler ise Müşteri olmuş vaziyette. Borçsuz öğrenci ise yok denecek kadar az…

OKULA BAŞLAYAN ÇOCUKLAR,İLK HAFTA BORÇLA TANIŞTIRILIYOR!!!

İşin daha da FACİA kısmı ise 2016_2017 Eğitim öğretim yılında Sözün özü yayınları KHK ile yasaklı olan Sürat basım ve yayım reklamcılık yayın evinde basılıyordu. Daha sonra aynı sözün özü yayınları başka bir yayın evinde basılarak satışına devam edildi. Milli Eğitim Bakanlığı ne yaptı bu konuda peki? HİÇ!!!

Milli Eğitim Bakanımız’ın açıklamasına rağmen bu sene de TEOG için hazırlanan soru bankaları okullarda satış rekoru kırıyor. Hiç bir Öğretmen ise DEVLET KİTAPLARININ KAPAĞINI KALDIRMIYOR. Çünkü getirisi yok! Kazandırmıyor!

Test sistemi şimdi tamamen ortadan kaldırılıp yazılı sisteme geçilince bu sene bakalım Ticarethane olan Okullar ve Esnaf olan Öğretmenler, Müşterileri olan Öğrencilere ne satacak?

Maalesef, Milli Eğitim’de sıkıntılarımız bunlarla da sınırlı değil, Şöyle ki 15 Temmuz darbe kalkışmasının üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen FETÖ’nün Milli Eğitimden temizlenmediğini ilkokul 4. sınıf ders kitaplarından anlıyoruz…

Bu paragrafı yazan kişinin FETÖ Terör Örgütü üyesi olduğundan en ufacık bir şüpheniz var mı?

“BİR TEK HIRSIZ VE DİKTATÖR ERDOĞAN!” demediği kalmış…

Bu paragrafı yada kitabı öğrencilerimize sunan Talim Terbiye Kurulu böyle bir vahim hatayı nasıl yaptı?

Bu kitabı basan yayınevi ve kitabı sunanlar hakkında herhangi bir soruşturma başlatıldı mı?

Görüldüğü üzere akıllarda birçok soru var…

15 Yıllık İktidar dönemimizde maalesef FETÖ’nün Milli Eğitim’de kılcal damarlarımıza kadar sızdığını görüyoruz. Ve  yine maalesef 15 Temmuz Darbe girişiminin üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen hala FETÖ teröristlerinin çocuklarımızı ufak ufak zehirlediklerine hala şahit oluyoruz…

Eğer, her yeni bakanımız kendisine göre değil de Milli Eğitim’in olması gerektiği gibi sağlam bir Müfredat ve yapı üzerinde çalışsa idi bana göre çok büyük bir zaman ve iş gücü kaybından kurtulmuş olurduk. 2002 yılında 7 yaşında olan çocuğumuz bugün 22 yaşında ve yetişkin bir birey. Hatta öyle ki bu birey Milletvekili dahi olabiliyor. Donanım olarak ta bu çocuklarımızı o günden itibaren doğru olarak yetiştirebilseydik, FETÖ’nün bugünkü halini öngöre bilseydik, Şimdi Türkiye çok daha ileri seviye de yetişmiş iş gücüne sahip olacaktı.

Hala çabalamakla birlikte, Vatandaş bizlere bir 15 yıl daha iktidar verir mi vermez mi tartışıla dursun, Hayırsever! İş adamlarımızın vergiden kaçmak için okul yaptırmalarından ziyade, O Okulların Eğitim ve Öğretim kalitesini MİLLİLEŞTİRMEMİZ gerekiyor. Netice itibariyle mevcut okullarımızın ismini Milli isimler ile değiştirmemiz ya da okullarımızın başına İMAM HATİP ibaresini koymamız sorunları çözmüyor…

Orhan SARIKAYA

Milli Eğitim FETÖ Talim Terbiye Kurulu
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert