Advert
Muhammed Ali’ye namaz kılmayı öğreten Türk!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Muhammed Ali’ye namaz kılmayı öğreten Türk!
29.06.2018 10:04:25

 

Muhammed Ali’ye namaz kılmayı öğreten Türk!

1960'lı yıllarda İslam'ı seçen ve Vietnam'da savaşmayı reddeden bir dünya şampiyonu olarak Muhammed Ali, ABD'deki en popüler kişileri arasındaydı.

Amerika'da ırkçılığın zirve yaptığı yıllarda siyah derisi ile ayrımcılığa ve ABD'nin derin devletine kafa tutuyor ve bütün dünyayı dik duruşuyla kendine hayran bırakıyordu.

IRKÇI AMERİKA'YI DÖVDÜ

Ringlerde sadece rakiplerini değil ırkçı Amerika'yı da dövüyordu. ABD'li yazar Harriet Beecher Stowe'un kişilik olarak romanında ortaya koyduğu siyahi o isme (Tom Amca) hep karşı çıktı. Beyazların her türlü haksızlığına karşı boğun eğen devşirme o kişiliği asla kabul etmedi. Köleliği reddetti. Ülkesi adına olimpiyatlarda aldığı altın madalya hiçbir şeyi değiştirmedi. Gittiği bir restorantta siyah olduğu için servis yapılmayınca altın madalyasını Ohio Nehri'ne attı. Müslümanlığı seçtiğinde adeta tüm Amerika'yı karşına aldı. Sadece ülkesinde değil birçok ülkede ayrımcılığa uğradı.

Londra'ya gittiği ünvan maçında Kraliçe Elizabeth rakibini saraya çağırmasına rağmen onu kabul etmedi. Kraliçeye nazire "Maçı alıp boksörlerin kralı olacağım" dedi. İngiltere hayatının dönüm noktalarından biri oldu. Ringlerin 'altın eldiveni' Muhammed Ali Londra'da ilk kez bir Türk'le karşılaştı. Otel lobisinde karşısında gördüğü kişi ona doğru yönelerek sarıldı. Hayatında unutamadığı o anı "İlk kez bir beyaz bana sarıldı" diyerek dile döktü. Daha sonra İstanbul'a geldi ve Sultanahmet'te cuma namazını kıldı. Erbakan ile Sultanahmet'i dolduran on binlerce kişiye seslendi.

VİETNAM SAVAŞINA KATILMAYI REDDETTİ

1960'lı yılların yasaklı siyahi boksörüydü. Cassius Clay iken Muhammed adını aldı. Bu tercihi halkın ezici çoğunluğunun tepkisini çekti. Derin Amerika'nın gazabına uğradı. 1967'de askere gitmeyi Vietnam'da savaşmayı reddettiği için hem şampiyonluk hem de boks lisansı elinden alındı.

KRALİÇE'YE EN ANLAMLI CEVAP

ABD dışındaki ilk kez Londra'da Henry Cooper'in rakibi oldu. Maç öncesi İngiliz Kraliçesi Elizabeth Cooper ile görüşmüş Muhammed Ali'yle görüşme yapmamıştı. Maçtan önce Ali, Kraliçeye inat 'Boksörlerin kralı olacağım" diyerek nazire yapmıştı.

MADALYASINI NEHRE ATAN BOKSÖR

1960'da Olimpiyatlarda altın madalya takarak ABD'ye geri döndü. Altın madalyasını gözünün önünden ayırmıyordu. Hatta onunla birlikte uyuyordu. Clay yakın arkadaşı Ronnie King ile Louisville'de bir restoranta girdi. Garson kız Clay'e servis yapamayacağını söyledi. Clay nazikçe "Bayan ben olimpiyat şampiyonu Cassius Clay'im dedi. Bu durumu değiştirmedi. Clay göğsündeki madalyanın şeridini çekip kopardı. Ohio Neri'nin tam orta yerine doğru fırlattı.

BENİM OĞLUM ŞAMPİYON OLACAK

Babası sokak levhalarını boyayan bir boyacı annesi ile temizlik işçisiydi. Babası Cassius Marcellus Clay Sr., Muhammed Ali'ye "Sen öğretmen ya da avukat ol" derdi. Oğlunu ringde gördüğünde fikri tamamen değişti. "Benim oğlum dünya ağırsiklet şampiyonu olacak" demeye başladı. Oğlunun Louisville'de yaptığı tüm maçları izlemeye geldi. Fakat şehir dışındakilere maddi imkansızlıklar yüzünden katılamadı.

SIRA DIŞI BİR HİKAYE

Henüz 12 yaşındayken bisikletini bulmak için gittiği spor salonundan bir daha çıkmayan Muhammed Ali'nin hikayesini gazeteci yazar Tamer Korkmaz kaleme aldı. Cümle Yayınları arasında çıkan "Benim adım ne?/ Muhammed Ali'nin hayat öyküsü" kitabı tüm zamanların en iyi ağırsıklet boks şampiyonu Muhammed Ali'nin sıradışı hayat hikayesini bir kez daha Türk hayranlarıyla buluşturuyor.

MALCOLM X'TEN DERİN ETKİLENDİ

Birgün sokakta yürürken kendisini takip eden siyahi Müslüman genç dikkatini çekti. Sadece bir dakikalığına içeriye girmesi konusunda Clay'i ikna etmişti. Clay içeriye girdiğinde tamamı siyahlardan oluşan bir toplulukla karşılaştı. Kürsüdeki adam onlara siyahların özgürlüklerinden söz ediyordu. Clay'in bir süre dinlediği ve çok etkilendiği bu kişi Müslüman olduktan sonra Malik el-Şahbaz Malcolm X'di.Muhammed Ali Malcolm X'in ölümü derinden etkiledi. Kardeşi Rudy Clay ise kendisinden önce Müslüman olmuş ve Rahman adını almıştı.

TÜRKİYE'DE SABAH SAAT 05:00'TE NEFESLER TUTULURDU

Muhammed Ali'nin zorlu mücadelesi sadece Amerika'daki değil dünyanın dörtbir yanındaki insanları en başta siyasileri etkiledi. Türkiye oe Müslüman genç Muhammed Ali'nin hikayesine ilgisiz kalmadı. Türkiye'de Muhammed Ali maçlarıyla özdeşleşmiş ünlü TRT spikeri Orhan Ayhan o dönemleri şu cümlelerle anlatıyordu: Ankara'da bir otelde kalırdım. Görevliler 01:30-02:00 gibi kaldırılar, kahvaltı yapardım. Sonra uzun yürüyüşe çıkardım. Sabah ışıklarına hayli vakit varken attığım her adımda birçok evde ışıkların yandığını insanların Muhammed Ali'nin maçlarını izlemek için kalktıklarına şahit olurdum.

ALİ İLK DEFA BİR TÜRK'E SARILDIĞINDA AĞLADI

Nevzat Yalçıntaş Muhammed Ali'yle Londra'da karşılaşma hikayesini Yeni Şafak Pazar'a anlattı: "İslam Ensitüsü'nden Ali'ye eşlik etmem istendi. Aradım otelin adresini verdi. Pazartesi sabah 10:00 gibi buluşalım dedi. Ben kendimi tarif edeyim sonra resepsiyonda buluşuruz dedim. Muhammed Ali ben de 'kendimi tanıtayım' dedi. Yok dedim seni tanıyorum. Sözleştik gittim. Baktım resepsiyona ordalar. Kendisini derhal tanıdım. Yanında diğer boksörler de var, biri kardeşiydi. Ben görünce bana doğru yürüdü. Selam verdim. 'Aleyküm selam' yanıtını verdi. El sıkıştık ve birbirimize sarıldık. Sarıldık ama Ali beni bırakmıyor. Benden genç. Ben o sırada 31-32- yaşındayım o da 25 yaşlarında. Neyse birbirimizi bıraktık ama gözlerinden damla damla yaş akıyor. Dedim aziz kardeşim niye ağlıyorsun bir hata mı yaptım. 'Yok' dedi hiçbir hata yapmadın. Peki, bu gözyaşları dedim. 'Bana bugüne kadar sarılan ilk beyaz sensin' dedi.

Tanışmamızdan sonra beni odasında ağırlamak istediğini söyleyince odasına çıktık. “Yeni Müslüman oldum bana namazı öğretir misin?” dedi. Yere temiz çarşafları serdik, sesli bir şekilde namaz kılarak Muhammed Ali’ye namazı teferruatıyla öğretmek bize nasip oldu. Tabiî ben Amerika’daki durumun biliyorum bunları insan yerine bile koymuyorlar, otobüste arka tarafa atarlar, aynı restorana, mağazaya giremezler öyle bir durum var. Yani kısacası aşağılanıyordu. Elini sıkar mı, sarılır mı hiç beyaz adam.

Derleme; Yeni Asya - Yeni Şafak

Muhammed Ali Orhan Ayhan Nevzat Yalçıntaş
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert