Muhsin Yazıcıoğlu’nu Vefatının10. Yılında rahmetle anıyoruz
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Muhsin Yazıcıoğlu’nu Vefatının10. Yılında rahmetle anıyoruz
25.03.2019 11:00:31

 

Muhsin Yazıcıoğlu’nu Vefatının10. Yılında rahmetle anıyoruz

Muhsin Yazıcıoğlu, ülkesinin kaderiyle koyun koyuna yaşayan bir mücadele adamı.

Yazıcıoğlu çok sevildi. Zamansız ölümünün ardından o sevginin tezahürünü gördük. Siyasetçiler içinden çok az kişiye nasip olan büyük bir sevgi halesi arasında kaldırıldı cenazesi de.

Yazıcıoğlu, milliyetçiliğin oluşturduğu bir siyasi hareketin lideriydi. Milliyetçi kimliği nasıl inkar edilemezse siyaset alanında sergilediği hasbi ve demokrat tutum da gözden kaçırılamayacak kadar vurguluydu.

Yazıcoğlu’nun benimsediği milliyetçilik anlayışının mahiyetini önemli buluyorum. Tamamen bu topraklara özgü sayılması gereken birleştirici bir milliyetçilik. Bu milliyetçilik imparatorluk kültüründen tevarüs ettiğimiz kadim dünya görüşümüzün yeni adı. Tarih sahnesine yeni çıkmış bir topluluğun kimlik arayışı çerçevesinde el yordamıyla üretilmiş değil. Yani, Batılı anlamdaki milliyetçilikle açıklanamaz bir tabiata sahip.

Yahya Kemal’in formülasyonuyla, bu topraklar üzerinde bin yıllık süreç boyunca teşekkül etmiş bir millet var. Onun da hamurundaki maya Müslümanlık. Yani tarih ve toprak ortak paydası üzerinde bir kültürel kimlik bu milletin özü.Bu toprağın birleştirici milliyetçiliğinin tabiatını işte bu realite belirliyor. Yazıcıoğlu tepeden inmeci siyasete karşı milletin hukukunu savunmayı seçti.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun bunu yapabilmesini millet ve devlet tanımlarındaki tutarlılığa borçlu olduğumuzu düşünüyorum. “Millet”i muhayyel veya mutasavver bir yapı olarak değil, yaşayan bir organizma olarak ve bütünlüğümüzün, ortak taraflarımızın adı olarak görmeyi başardı Yazıcıoğlu. “Devlet”i de adeta metafizik bir varlık olarak değil, milletin siyasi organizasyon geleneği olarak anladı. Bürokratik sınıfın kendisini devlet olarak takdimini kabul etmedi.

Birtakım aydınların veya bürokratların milliyetçilik anlayışını değil, “milletin anladığı” manadaki milliyetçiliği esas almış olması ona bu bakış açısını kazandırmış olmalı.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun benimsediği milliyetçilik anlayışı onu demokratik siyasetin yoluna yöneltti.Millet çoğunluğunun yakın tarihlerde eline geçen her fırsatta coşkuyla demokrasiden yana tavır alması nasıl manasız değil idiyse, Muhsin Yazıcıoğlu’nun demokratik siyasetten yana tavır alması da anlaşılmaz bir tercih değildir.

Onun devlet, millet, siyaset kavramlarının çerçevelediği alanda yaptıklarının değeri gelecekte çok daha iyi anlaşılacaktır diye düşünüyorum.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun şahsında somutlaşan Türk milliyetçiliğinin demokrasi deneyimi yalnız milliyetçiler için değil, demokrasiyi millet iradesinin üstünlüğü diye anlayan diğer bütün “akraba topluluklar” için de bir işaret taşı olarak daima göz önünde tutulmalıdır.

Muhsin Yazıcıoğlu Kimdir?

Muhsin Yazıcıoğlu; 1954 yılında Sivas'ın Sarkışla ilçesi Elmalı Köyü'nde bir çiftçi ailesinin oğlu olarak doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şarkışla'da yaptı.

Yüksek öğrenimini yapmak üzere 1972'de Ankara'ya geldi. Üniversite tahsilini, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde tamamladı.

1968'de cemiyet (dernek) çalışmalarına başladı. Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketi'ne katildi. Ankara'ya geldikten sonra ise, Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yapmaya başladı. Sırasıyla; Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yaptı. (1977-78).

1978'de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği'nin kurucu Genel Başkanı oldu. 1980 yılına kadar MHP'de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulundu.

12 Eylül 1980'de yapılan askeri darbenin ardından, MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası sanığı olarak cezaevine konuldu. 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak Cezaevi'nde kalan Muhsin YAZICIOĞLU, 7,5 yıl cezaevinde kaldığı bu davadan herhangi bir ceza almadı.

Cezaevinden çıktıktan sonra, mağdur olmuş ülkücülere ve onların ailelerine yardim amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nın başkanlığını yaptı.

1987'de arkadaşları ile birlikte MÇP'de siyasete girdi. MÇP'de Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu.

1991 genel seçimlerinde üç partinin oluşturduğu ittifak bünyesinde, milletvekili adayı oldu. “O, inançlarınızı Meclis'e taşıyacak” sloganıyla, Sivas'tan milletvekili seçildi.

1992 yılı Temmuz ayında, “içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla uyuşamadığı için” bir grup arkadaşı ile birlikte MÇP'den ayrıldı. 29 Ocak 1993 tarihinde Büyük Birlik Partisi kuruldu ve bu partinin Genel Başkanlığına seçildi.

24 Aralık 1995'te yapılan erken genel seçimlerde ANAP-BBP ittifakından 20. Dönem Sivas milletvekili olarak, yeniden meclise girdi. 28.02.1996 tarihinde ANAP'tan istifa ederek, BBP'ye döndü.

26 Nisan 1998'de yapılan 3. Büyük Kurultay'da, 8 Ekim 2000 tarihinde yapılan 4. Büyük Kurultay'da, 2 Haziran 2002 tarihinde yapılan 1. Olağanüstü Büyük Kurultay'da,20 Temmuz 2003 tarihinde yapılan 5. Olağan Büyük Kurultay'da,30 Nisan 2006 tarihinde yapılan 6. Olağan Büyük Kurultay'ta ve 15 Nisan 2007 2.Olağanüstü Büyük Kurultayda tekrar BBP Genel Başkanlığına seçilmiştir.

22 Temmuz Erken Genel seçimlerinde BBP'nin seçimi protesto etmesi sebebiyle partisinden istifa ederek Sivas'tan bağımsız milletvekili adayı olup 23. dönem milletvekiliğine seçilmiştir.Daha sonra BBP'ye katılarak TBMM'de Büyük Birlik Partisi Sivas Milletvekili olarak BBP'yi Meclis'te temsil etmiştir.19 Ağustos'ta yapılmış olan BBP'nin 3.Olağanüstü Büyük kurultayında tekrar Genel Başkan olmuştur.

Muhsin YAZICIOĞLU, evli ve iki çocuk babasıdır.

Muhsin Yazıcıoğlu
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER