O Rab ki kalemle yazmayı öğretti!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
O Rab ki kalemle yazmayı öğretti!
06.02.2018 10:03:00

 

O Rab ki kalemle yazmayı öğretti!

Yaradılış suresinde böyle buyurur rabbimiz. "Yaratan Rabbinin adıyla oku! İnsanı bir kan pıhtısından yarattı! Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir."

Yazmak...

Ne ilkbahar... Ne de son... Hele kış hiç değil... Her şeyin olgunlaştığı mevsime işaret eder yazmak.

Yazmak... Yaradılışa şahit olmaktır. Sırrını aramaktır hikmetin ve idrakin.

Kilin, taşın, tabletin, parşömenin, papirüsün, kağıdın... Şimdilerde digital ekranların yüzünü tırmalamaktır. Bazen resimle bazen olmadık desenlerle. Sesin portresini yapmak fikrin eşkâlini vermektir. Hececik larvalarını kelebekten kelimelere dönüştürmektir.

Yazmak...

Şeytanın isyanını ve Adem’in kovuluşunu bildirmektir tarih kitaplarına. Mürekkep nehrinde zamanla birlikte akıp gitmektir. Kabilin zulmüne rıza göstermemek Habil'in safında yer tutmaktır. Kargayı anlatmaktır yazmak... Suhuf suhuf gelenleri ve sonra kitaplara dönüşecekleri kayıt altına almaktır. Kiramen Katibinle meslektaş olmaktır. Kıyamete evrak hazırlamaktır.

Eyüb'ün sabrı olmaktır. İdris'in iğnesinden dikiş tutmaktır. Salih'i Hud'u ve diğer 124.000 elçiye arka durmaktır.

Rabbin sözünü insanlarla paylaşmaktır yazmak.

İbrahim’in baltasından okka yapmaktır, Süleymaniye’nin islerine banarak.

Çölün kumuna Kâbe’nin ilk çizimini yapmaktır. İsmail’in teslimiyetini anlatmaktır daha sonra gelecek kendi yaşıtlarına. Nemrut’un İlahlık iddiasının olmazlığının formülünü çıkartmaktır. Ateşlere girmektir İbrahim'le. Aynen Firavun’un olağanüstü yapılan piramitlerinin sırrını ifşa etmek gibidir

Yazmak... Kekeme Musa’yı bir akışkanlıkta konuşturmaktır. 10 emri kazırken taştan tablete sonradan izini takip edecek olanlara Talmud'un Tor'un ilahi mesajla bir ilgisinin kalmadığına... Ferisileri ifşa etmektir.

Atlas üzerinde gelmiş geçmiş insanların hikayelerini kaleme almaktır.

Asurlardan, Medlerden, Frigyalılardan, Truvalılardan, Lidyalılardan bahsetmektir. Yazmak Çin’e uzanmaktır. Gobi çölünde at koşturmak Cengiz olmak, Attila olmaktır.

Kartacalıları unutturmamaktır. Roma arenalarında can çekişen gladyatörlerin yumruğu olmaktır. Sezar’a lanet okumaktır, Brütüs' e "ben de" diyebilmektir.

İsa ile göğe yükselmektir yazmak. Sabırla beklemektir Bahira'yla alemlerin efendisini. Ebrehe'nin fillerini durdurmak, Ebabil kuşlarının gagasında taş olmaktır.

Yetim Muhammed'in çocukluğunda oyun arkadaşı olmak, onunla Hira'ya çekilmektir. Ona ilk inananlardan olmak onunla Hicret'i tatmaktır.

Bedir'de bulunmak, Uhud'da... Hendek'te kendi kanını her bir sahabeyle birlikte akıtmaktır.

Leheb'e ellerin kurusun diye nida etmektir. Kabe'nin fethinde bulunmak ama veda haccında için için gözyaşı dökmektir.

Ebubekir, Ömer, Osman olmak... Ama illa ki Ali olmaktır yazmak. Kerbela’da mürekkebinin de kurumasıdır. Söylenecek sözün bittiği yerlerde yeni başlangıçlar için Besmele olmaktır yazmak.

Tarık Bin Ziyad yakarken gemileri elinde kalem uzanmak Endülüs’e... İlim, irfan, kültür, sanat ve ahlak olarak tarihe altın harflerle dokunmak... Hele yok olurken Endülüs, milyonlarca kitap yok olduğunda nefesinin kesildiğini hissetmektir.

Ortaçağ Avrupasında didik didik dolaşmaktır. Vatikan'ın sarayının dehlizlerinde. Ateşe atılan kadınlara kulak vermektir.

Aslan yürekli Richard'ın, Exalibur'un Zülfikar'ın üzerine galebe çalmazına itiraz etmektir. Haçlı savaşlarında işlenen cinayetleri kayıt altına almaktır. Haşhaşilerden dem vurup Opus Dei yapılanması olan hizmet hareketinin bir kovboy mahsulü olduğunu bütün ajanslara haber olarak geçmektir yazmak.

Alparslan'ın atının kuyruğunu kesmektir. Anadolu’ya bir daha çıkmamak üzere girmektir yazmak.

Bizans ve Moğolların zulmüne karşı Ertuğrul’la başlayan dirilişin hikayesidir yazmak.

Osman dı, Orhan dı derken Fatih olup dayanmaktır Konstantinapol’un kapısına dayanmak.

Kanuni'den... yani haktan, hukuktan, adaletten bahsetmektir. Yavuz bir hükümdar olup İslam'ın sancağını Müslüman Türk'e Hilafet makamıyla nakşetmektir yazmak.

"Ne zaman ki iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmekten vazgeçerseniz... Allah içinizden kötülülerinizi başınıza musallat eder de... İyilerin duası dahi geçmez" diyen Allah’ın Resulüne olan itaatsizliğimizin bizi perişanlığa götüreceği günleri yazmak.

Yazmak... Kalem olup kağıdın üzerinde inilemektir.

Kalem olup dans etmektir üzerinde, pürüzsüz kağıdın.

Barbaros'u unutturmamaktır yazmak. Akdeniz'i Türk gölüne çeviren büyük denizciyi. Piri Reis'i bütün dünya biliyorken eğer ümmetin gençliği kaptan olarak Jack Sparrow' u biliyorsa kahırlanmaktır.

Bir bir vatan topraklarını kaybedişimizin hüzünlü hikayesiyle de yüzleşmektir yazmak. Mürekkepten kan damlamasıdır gayrısı...

Osmanlı’ya veda zamanıdır, zaman. Fırtınalar kopmaktadır yüreklerde. Çaresizlik... En kötüsü. Ölüp gitmek bile bazen kurtuluş.

Bir bebeğin nefesini kaleme alan, ümitlerini, hayallerini... Şimdi nasıl yazacaksın bu hazan mevsimini?

Yazdık ta kanla da olsa sonrasını.

Plevne'yi... Trablusgarp'ı... Sarıkamış'ı... Çanakkale'yi... Kut'ul Amare'yi... Yemen'i... Kaybedeşimizi Filistin'i...

Heyhat... Ne çok anlatılması gereken şey var, ne çok yazılıp ta dillendirilmesi gereken kişi, olay var!

Lozan'ı yazmak gerek... Sarı Paşa'yı... Elbette İttihat Terakki'yi... Bir taraftan Sam Amcanın doğuş, büyüyüş hikayesini. Güney Amerika’nın pamuk tarlalarındaki köle zencileri. Zenci Musa'yı özellikle yazmak gerek.

Devrimleri Tanrı’yı ululadığımız günleri. Biraz da sirozdan bahsetmek gerek. Şef ile şerif'in Full brigh'inden...

2. Dünya savaşı ve gelişmekte olan bilim dünyasının atom bombasından... Komünistleri de yazmak gerek. Nazım'ca olmasa da akıntılarda kısa küreklerle de olsa dolaşmak gerek.

Menderes’i sallandırırlarken göğsüne yazılan idam fermanındaki yazıya isyan etmek gerek amma!

Darbeleri... yazılan yasaları yazmak gerek. Nuri Demirağ'dan da, Devrim otomobillerinden de bahsederek.

Artık yeniden yeni bir tarih yazmak gerek.

Bediüzzaman, Hilmi Tunahan, Erbakan... Zahid Kotku ve Erdoğan...

Ne çok yazılması gereken şey var. Bir o kadar da doğru okumalar yapmalıyız.

Yazmak gerek Okuması gereken ümmet için...

Kitaplı dinin kitapsızları için...

Kendi çocuklarını kendi değerleriyle yetiştiremeyen, dünyevileşmeyi matah bir şey zannedenler için. MalcolmX ne diyordu? "Uyuyan milyonları uyandırmak için bir kişi yeterli!"

Kalem Suresi’nden habersizleri...

Allah'ın bilumum ayetlerini okutmak için yazmak gerekir. Bir işaret bırakmak için geleceğe.

Okumak malum, Rabbimizle ve ölen bütün insanlarla konuşmaktır. Yazmak ise doğmamış nesillerle.

Okuryazar olmalı insan. Yoksa nasıl eşref-i mahluk olabilir ki?

...

Bu yazıyı yazdım. Yazmanın önemine işaret etmek için. Umarım sonuna kadar okumuşsunuzdur.

Fehmi Demirbağ

Fehmi Demirbağ Kalem Anadolu Yazmak Yaradılış
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert